Bu sözü bir zamanlar alkol bağımlısı olan ve tüm yaşamının başarısızlıklarla geçeceğini zanneden Antony Hopkins söylemiş. Bugün film başına 20 milyon dolar kazanan, Malibu'da ve dünyanın birçok köşesinde süper lüks villaları, son model arabaları olan, dünyanın en ünlü ve yetenekli birkaç aktöründen biri; Antony Hopkins. "Bir zamanlar mutsuz, aksi, depresif, alkolik bir adamdım. Bir gün, bunun böyle devam edemeyeceğine karar vererek önce alkolü bıraktım sonra ise tüm yaşamım değişti... "Son yıllarda oyun gücüyle herkesin hayranlığını kazanan Hopkins şöyle devam ediyor: "Hayatımın dönüm noktası California'ya geldiğim gündü. Zor zamanlar geçirdim ama hepsini atlatmayı bildim. Bazen trafiğin yoğun olduğu saatlerde zamanla yarışırken bir mezarlığın yanında trafik ışıklarında duruyorum, işte o zaman şöyle düşünüyorum; Toprağın altında olmak yerine üstünde olmam bile bir şans. Boşver trafiği, yarışı, hayatta olabilmek ne güzel... Plajda yürümek, kuşlara yem verebilmek, çiçek yetiştirmek ne güzel..."
Aslında yazmaya başlarken "Bende sadece hırs vardı, tiyatro için yaratıldığıma bile inanmıyordum" diyen, buna rağmen sinema ve tiyatroda mesleğin zirvesine çıkmış bir adamdan ve tiyatrodan söz edecektim. Ama gerçekten onunla karşılaşanların da söylediği gibi bir zamanlar son derece aksi, başarısız ve hayattan zevk almayan bir insan olan Hopkins'in yaşam hakkında söylediklerini de atlayamadım. Şimdi... Bu adam tiyatro için de diyor ki "Bazı tiyatro aktörleri bu işi fazla büyütüyorlar. Alt tarafı 'oyun' adı üstünde, beyin operasyonu değil." Yılların tiyatro sanatçısı Hadi Çaman'ın 'Vajina Monologları' oyunu sırasında sahneye bir bardak su fırlatması olayı hatırlattı bana bunları. Aslında onun hangi duygularla bunu yaptığını anlayabildiğimi sanıyorum. Yani bence olay kendisinin dediği gibi yalnızca "kulisin dağıtılması, kötü kullanılması" olmayabilir. Bunca yıl, yaşamlarının büyük bölümünü bu sanata adamış, zorluklarla bir yerlere gelen ve hâlâ sıkıntılarla boğuşan insanların, "cinsellik ve çıplaklık" unsurlarının bolca kullanıldığı bir oyunla, tiyatroyla alakası olmayan kişilerin kısa sürede ilgi toplamasına tepki göstermesi doğaldır. Özellikle medyanın, sanata ilgisizliğinden bu iki unsur (bir de magazin basını karakterleri) söz konusu olduğunda vazgeçivermesi haklı olarak sanatçıları kızdırıyor.
Ama düşününce aynı olay, örneğin medyanın, basının kendisinde de var. Bazıları hakkıyla, gerçek mücadeleyle, uzun yıllar sonunda başarıya ulaşırken bazılan ya cinselliği her satır arasına sıkıştırarak (hele kadınsa daha da kolay) ya da PR-uzmanlarının verdikleri akıllarla bir bakıyorsunuz hoop iki günde zirveye kuruluvermiş. Kurulduğu gibi akıl hocalığı yapmaya bile başlamış. Kısacası hayat ve sanat, kestirme(!) yolları bilen bazıları için kolay, kurallara uymak, dürüst yarışmak isteyen bazıları içinse zor. Yine de... Her ne kadar oynayanlar tiyatrocu değilse ve sanatçı bunu konuşmasında vurgulamışsa da; madem ki sahne verilmiş, oyun başlamış Hadi Çaman'ın öfkesini frenlemesi gerekirdi bence... En azından tiyatroya saygı açısından. Bazen evliya sabrı gerekiyor, doğru ama o sabrı göstermeyince de 'haklı' bir anda 'haksız' oluveriyor burada olduğu gibi!
"Nihayet tiyatro, beyin operasyonu değil!"
Bu sözü bir zamanlar alkol bağımlısı olan ve tüm yaşamının başarısızlıklarla geçeceğini zanneden Antony Hopkins söylemiş
Haberin Devamı

