Türkiye hedef değil, diğer ülkelerin de benzemesini istediğimiz bir örnek" diyormuş ABD'den üst düzey bir yetkili. ABD'nin üst düzey yetkililerinin verdikleri kararlar, düşünceleri, plânları mutlaka doğru çıkacak diye bir garanti yok. Hatta tam aksine gayet yanlış çıktığı birçok örnekle görüldü.
Kendileri bu yanlışların altından kalkabilecek güçteler ama muhatap aldıklan ülkeler genellikle değil. İşin "tricky" yani hileli, aldatıcı noktası da burada...
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Irak başarısızlığının arkasından gerekliydi. Çünkü "terörü yok edeceğiz" diye başlattıktan savaş bizzat terörü körükleyecek, besleyecek bir noktaya geldi. Şimdi bütün Ortadoğu'ya el atacak, bunun için de başta Türkiye olmak üzere "hedef' aldıkları (boşverin modeli filân, başta hedef olduğunu söylediler, biz itiraz edince onu da değiştiriverdiler) ülkeleri yağlayarak, "kendileri için iyi" olduğuna inandırarak ikna edecekler.
Sonra bir bakacağız boğazımıza kadar bopa (yani BOP'a) gömülmüşüz. Onun için önceden iyi incelemek gerekiyor. Ve kendi içimizde tüm boyutlarıyla tartışmak.
Bakın diğer Müslüman ülkelerin örnek alacağı Türkiye'yi şekillendirmeye Cumhurbaşkanımızın kararlarına burunlarını sokarak başladılar bile. Önce İslâm Cumhuriyeti dediler, sonra "hedef "model" olayında olduğu gibi "dilimiz sürçtü" diyerek tamir etmeye çalıştılar. Böyle konularda ABD gibi bir ülkenin zirvedeki adamlarının dili sürçemez oysa.
Ama biz hiçbir konuyu yeterince ciddiye almadığımız, günübirlik yaşadığımız için yine üstünde durmadık.
İstedikleri "örnek ülke"nin nasıl bir örnek olmasını istiyorlar? Türkiye köprü rolü oynayacakmış, köprünün mimarı kim olacak?
Dillerinin sürçtüğü gibi bir "İslâm Cumhuriyeti" benzen mi? İç işlerimize şimdiden karışmaya bunun için mi başladılar?
G-8 denen Avrupa'nın güçlü ülkelerinin de işe karışmasının istenme nedeni ABD projelerine Türkiye ve diğer ülkelerde duyulan tepki mi?
Örneğin; karşımıza hangi sürprizler çıkarılacak? Avrupa Parlamentosu, Fransa. İtalya ve Belçika dahil dünyada 20 ülkenin kabul etmiş olduğu Ermeni Soykırım İddiası'nın Türkiye tarafından kabule zorlanması BOP'larına dahil mi?
Türkiye'nin kendisine ait kararlarda "Hükümete destek veriyoruz" diye ne kadar ortaya çıkacaklar?
"Baskı ile sonuç alma" politikalarının ülkeyi ne hale getirebildiğini, kulislerde oynanan oyunları göremediğimiz için nasıl dehşete ve hayrete düştüğümüzü, anarşi ve krizler sonucunda her iki yılda bir seçim yenilemek zorunda kalışımızı unutmayalım.
Bush'un BOP'unu öğrenmek istiyoruz. Atılan adımları halka açıklamak Hükümet'in görevidir.
Bekletin TCK'yı!
Güya Bağdat Caddesi iyi korunacakı. Daha önce orada gençlerin yaptığı yarışlar yüzünden ölen gençlere üzülürken bize söz vermişlerdi;
Artık olmayacak. Trafik ekipleri bu caddede yarışı kesinlikle önleyecek."
Bunun için gösteriler, yürüyüşler yapıldı. Günlerce gazete sayfaları bu konuya ayrıldı. Ne oldu?
Verilen sözler tutulmadı ve şimdi Emniyet yeni sözler veriyor. Sözü de bırakıyor, milletten çok kendileri yanıp yakılarak mazeretler ileri sürüyor.
Zavallı taksi şoförü de, iki küçük çocuğunu ve eşini yapayalnız bırakarak gittiğiyle kalıyor. Bir tarafta 4 kişilik bir ailenin felâketi, öte yanda 2 sene sonra dışarı çıkacak alkollü sürücü...
"Sicili temiz"miş. Olsun, arabada bulunan boş şarap şişeleri ve alkol testinde çıkan yüksek değer sicilinin değiştiğini göstermeye yetmiyor mu? Onu da bırakırsanız arkadan gelenleri nasıl durduracaksınız?
Trafik suçlarına da ağır ceza getirecek olan Ceza Kanunu Tasarısı hâlâ bekletiliyor.
Tecavüzler, tacizler, cinayetler hâlâ ceza korkusu olmadan rahatça yapılıyor.
Suçlulara "Düşündüğünüzü yaparsanız sizin de hayatınız söner" korkusunu vermek için Adalet Komisyonu daha ne bekliyor?
CHP'nin kılavuzu!
Hayır, yeni davalar istemiyorum... İki profesörün (eğer onların isteklerine tepki vermeseydik toplumun ne hâle geleceği her gün görülmesine rağmen) açtıkları davalar ve diğerleri şu anda yeterli geliyor. Bir başka profesörün açacağı yeni bir davaya ihtiyacım yok.
İhtiyacım olmadığı, yeni bir dava istemediğim için de kılavuz atasözünü filân kullanmayacağım.
"Yeniden CHP" hareketinin sözcüsü Profesör Dr. Hurşit Güneş yenilenme isteklerini anlatırken "Sadece Atatürkçülük, laiklik diyerek oy alınmaz" demiş.
Yani sözcü olarak CHP'nin bugüne kadar laikliğe, Atatürk ilkelerine, devrimlerine bağlı tutumunun "oy için" olduğunu anlatıyor. Daha ilk cümlede faul.
Köklü, rejime bağlı bir partiyi, değiştirmeye çalıştığınız bir partiyi bu kadar karaladınızmı, yeni imajını da yutturamazsınız beyefendi! Bu millet aptal değil, siz cilalayıp yeni amaçlar yükleyeceksiniz ama bu arada partinizin en temel ilkesini tu kaka ilân edeceksiniz.
CHP'nin büyük hataları var; halkla bütünleşememesi, sol parti olmasına rağmen sol politikaları, fakirliği, işsizliği işleyemeyişi, yatırım olmayışını, "ekonomi iyi" aldatmacalarıyla halkın oyalanıyor olmasını gündeme taşıyamaması ve iç kavgalarla zaman tüketmesi gibi... Toplum, kendi içinde bile bir türlü anlaşamayan bir partiyi umut olarak göremedi, göremez.
Ama bunun suçunu Atatürkçülüğü, laikliği savunmaya da yükleyemezsiniz. Olsa olsa, TV'lerde laikliğin ölçüsünü kaçıran, saldırgan konuşmalarla laikliği "laikçilik" haline getiren partililerinize yükleyebilirsiniz.
CHP, kendi içinde özeleştiri yapıp yenilenmek yerine popülizm ve boy gösterisi ile zaman kaybettikçe ne kadar cilalansa eski halinden öteye gidemeyecektir.
Toplumdaki, alternatif olabilecek "yeni bir parti" beklentisinin nedeni de budur.
Nedir BOP tam olarak bilen var mı?
Türkiye hedef değil, diğer ülkelerin de benzemesini istediğimiz bir örnek" diyormuş ABD'den üst düzey bir yetkili
Haberin Devamı

