Neden hep biz? Neden?

Giderek dehşete, vahşete alışıyoruz farkında mısınız?

Haberin Devamı

Giderek dehşete, vahşete alışıyoruz farkında mısınız? Artık, freni patlayan tankerlerin ezip geçtiği, uyuyan otobüs şoförlerinin canından ettiği "bir defada onlarca insan" haberleri bizi eskisi kadar etkilemiyor.

Üzülüyoruz muhakkak ama daha çabuk unutuyoruz. Başka bir ülkede "milli yas" ilan edilmesine neden olacak olaylar bizde "önemli haber" olarak veriliyor, o kadar.

"Tankerin altında kaldığı için hurdaya dönen araçlardaki cesetler hidrolik makas kullanılarak çıkarılabildi." Şu cümleye, şu olaydaki dehşete bakın. İnsanlar, sinek gibi, yapıştıkları yerden makasla kazınarak veya kesilerek çıkarılabiliyorlar.

Önünde koskoca bir gelecek uzanan gençler, çocuklar, koca aileler her "kaza" haberinde aslında "bir ihmalin kurbanı oluyorlar. Ya uyuyan, ya alkollü veya trafik kurallarına uymayan bir şoförün, ya kendisine yeterince göz kulak olamayan, koruyamayan büyüklerinin veya işte böyle şehirleri güpegündüz ağır vasıtalarla, tankerlerle dolduran yönetimlerin yüzünden ölüyorlar.

Merak ediyorum ne zaman kendimizi sorgulamaya başlayacağız biz? Örneğin ne zaman trafik kazalarına, her gün bir yenisini duyduğumuz ve "kaza işte" diyerek omuz silktiğimiz ama aslında kazadan çok kasıtlı suça, cinayete girecek olaylara, nedenlerine eğilip çözüm arayacak, bulacağız?

Ne zaman "Niçin batı ülkelerinde olmuyor da hep bizim başımıza geliyor bu kazalar?" diye kendimize soracağız?

Oralarda olmuyor çünkü hiçbir konu, hiçbir detay unutulmuyor. Görevde ihmal, kurallara uymamak fena halde cezalandırılıyor ama o kurallar da hakkıyla konuyor ve uyulmadığında kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor.

Kraliçe'nin veya cumhurbaşkanının oğlu da yapsa aynı cezayı alıyor.

Şimdi yeni kanunlarda bizde de görevde ihmal ağır şekilde cezalandırılacak. Trafikte ihmal de öyle... İyice anlaşılsın diye tekrar tekrar söylüyorum, bunların sonucunda ölüme sebep olanlar cinayetten yargılanacaklar.

Bence o da yetmez. Zincirleme en başa kadar gidilmeli. Bu tanker kazası gibi olaylarda örneğin şehirlere güpegündüz ağır vasıtalann girmesine izin veren yönetimlere de ağır ceza lâzım.

İnsanların göz göre göre ölümüne, biz vatandaşların da üzüntüyle sürünmesine neden olduklan için!

Bu denkleme ödül var
Efendim okurlarımızdan biri, Uğur Dersaneleri Matematik öğretmeni Aydın Cerit benim geçenlerde bir yazımın girişinde kullandığım "Çok bilinmeyenli denklemler çözüyoruz milletçe. Haydi ben kimya mühendisi olmak için çözdüğüm onca denklemden sonra elimden geleni yaparım ama herkes yüksek matematik bilmek zorunda değil" cümlelerini çok ciddiye almış ve bana bir denklem göndermiş.

Bu denklemi 1 ay içinde çözenlere ödül de verecekmiş; "Bir dönüm arazi üstüne kurulu içinde 3 ayrı ev bulunan, geniş bahçeli, garajlı kıymetli mülkümüzün, ben ve iki kardeşimin hissesi olan 32'de 9'unu devretmeye hazırım" diyor.

Ba, ba, ba... Ödül için ayrı bir matematik hesabı yapmak lâzım. Acaba ne kazanacağız?

Neyse ben şu duruşmalar yüzünden daha çözemedim(!), şöyle bir başladım ama bu arada isteyen olursa... Denklem aşağıda:

x24-x23+x21-x20+x18-x17+x15-x14-x10+x9-x7+x6-x4+x3+2=0

Yarışıyoruz, haberiniz olsun!

DİĞER YENİ YAZILAR