Neden gülüyoruz, neden mutluyuz?

Haberin Devamı

Birkaç gün önce “Birisi Başbakan’a söylesin” başlığıyla aynı konuda bir yazı daha yazmıştım.

‘Artık gülmeyelim’ şeklinde bir ara başlığı da vardı...

Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün Nato toplantısında yabancı liderlerle konuşurken yüzündeki geniş gülümsemenin, tam da Dağlıca saldırısından çok kısa süre sonra rahatsız edici olduğundan söz etmiş; ’lütfen birileri (örneğin danışmanları) Başbakan Erdoğan’ı hiç değilse Bush görüşmesinde gülmemesi konusunda uyarsın’ demiştim.

Dün gazetede Başbakan’la Irak Dışişleri Bakanı Zebari’nin İstanbul’daki “Irak’a komşu ülkeler zirvesi” sırasında yemekte çekilen fotoğrafını görünce tekrar yazma duygusuna kapıldım.

Her iki taraf sanki bir fıkraya gülüyormuş gibi içten bir mutluluk tablosu görüntüsündeler.

Zebari’yi bilmem, durumdan pek memnun olması mümkündür ama ya biz? Özellikle 21 Ekim’den bu yana, son iki haftadır Türkiye şehitlerine ağlıyor, döne dolaşa, yana yakıla çözüm arıyor.

Karşısında ise köşe kapmaca oynayan, gayri ciddi bir “Bush-Talabani-Barzani” üçlüsü var. Üç dansöz... Oyalıyor, kıvırtıyor, tehdit ediyor, olmazsa dost olduğunu söylüyor...

Karakış yaklaşırken ve Güneydoğu’da binlerce genç askerimiz bekleşirken kime inanacağımızı, sonunda daha ne tür oyunlarla karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Toplum endişe ve mutsuzluk içinde...

Bu durumda bizim gülmemiz çok ama çok garip ve de çok anlamsız kaçmıyor mu?

Yoksa “güleriz biz ağlanacak halimize” mi demeliyiz?

Gerçi biraz geç olabilir ama belki yine de birileri uyarır:

Başbakan lütfen Bush’la şakalaşmasın ve gülmesin. Lütfen!

*****


Bize Enrique Iglesias gibisi lâzım!

Julio Iglesias’ın oğlu Enrique, sahneye de bir saat geç çıktığı konseri sırasında VIP bölümünün önüne biriken hayranlarını dağıtmaya çalışan görevlileri haşlamış.

Sahnenin önündeki itiş kakışı, güvenlik görevlilerinin hayranları çekme çabasını görünce şarkısını kesip “Ne oluyor orda” diye olaya dahil olan genç sanatçı VIP’de oturanların sahneyi göremediği söylenince pek kızmış... “Göremiyorlarsa ayağa kalksınlar, yine beğenmezlerse çekip gitsinler. Benim hayranlarıma dokunamazsınız” diye bağıran Iglesias’ı duyan VIP’ciler herhalde pek şaşırmıştır.

Öyle ya sabırlı, sessiz, saygılı, kimseyi kırmamaya çalışan Kevin Costner’dan sonra bu yumruk gibi gelmiş olmalı. Olsun...

Costner’ın nezaketini görünce atıp tutan, bu tevazuyu “Artık Hollywood’da başarılı olmadığına” filân bağlayan köşe yazarı arkadaşlarımız (doğrusu adama bir “eşcinsel” yakıştırması yapmadıkları eksik kaldı) herhalde Enrique Iglesias’ı pek beğenmişlerdir.

Övgü dolu yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR