Önce ortaya “Apo’nun zehirlendiği” iddiası atıldı, sonra bunun gerçek olmadığı, 30 binden fazla insanın ölümünden sorumlu “terör örgütünün başı”nın büyük bir özenle bakıldığı, turp gibi olduğu ortaya çıktı... Ve şimdi Ankara’daki saldırıdan hemen sonra Adana’da 11 kilo patlayıcı ve el bombalarıyla yakalanan kadın canlı bomba “Apo’yu zehirlediniz, sizi öldürecektim” diyor.
Olmayan zehirlemeyi bir de “kanlı saldırı mazereti” yapıyorlar.
Kadın suikastçının açıkladığı Apo/PKK ilişkisi açıkça ortada...
Patlayıcıların Kuzey Irak’tan geldiği, kendisinin getirdiği, eylemi hangi nedenle planladıkları da yakalanan erkek PKK eylemcisinin ağzından anlatılıyor... Ama bütün bu kanıtlara rağmen birileri inatla inanmamakta direniyor.
Daha olayın iç yüzü, hangi örgütün işi olduğu tam olarak anlaşılmadan, Türkiye’de bunu yine “derin devlet”in yaptığını söyleyenlerle, “PKK olayı üstlenmedi, onların işi değil” diye terör örgütünü koruyan bazı Avrupa gazeteleri nedense hemen her konuda aynı görüşlerde birleşiyorlar.
“Batılı kafa” dedikleri bu olmalı!! Kendileri burada ama kafa Batı’da...
Gerçekleri de daha “Terörle Mücadele” birimleri bile anlamadan, ilk dakikalarda şıp diye anlayıveriyorlar.
Size de çok enteresan gelmiyor mu bu durum?
Başbakan bunları söyler mi?
Gerçekten inanılır gibi değil... Terör örgütleri memleketimizde cirit atıyor, ortalığı kan gölüne çeviriyor, pırıl pırıl gençler ölüyor, öte yanda Başbakan nelerden söz ediyor.
Cumhurbaşkanı’na “ard niyetli”, Anayasa Mahkemesi’ne “tarih hesap soracak”, iş dünyasına “cumhurbaşkanı seçilemezse en çok siz zarar görürsünüz”...
Hâlâ, bu şartlar altında bile tek düşüncemiz “mağdur”u oynamak ve oy hesabı yapmak... İş dünyasını korkutmanın getirisi de az değil, şu anda bile iş adamlarının çoğu “aman istikrar bozulmasın da ucu bize dokunmasın” diye desteklerini esirgemiyorlar zaten.
Bir başbakanın diğer partileri çürük yumurtaya benzettiği, ana muhalefet lideri için “oturma adabımız farklı”, cumhurbaşkanı için “ard niyetli” benzeri sözler sarf ettiği de tarihte pek görülmemiştir ama ya Anayasa Mahkemesi gibi en yüksek yargı kurumu için söyledikleri?
Yönetim zafiyetiyle ülkeyi bu duruma düşürenlerin ek görevi de kurumlara saldırıya geçmek midir?
Ayrıca... Bu tür hedef göstermeler sonunda neler olabileceğini yakın geçmişte yaşamış olmak da bir ders vermiyor mu?
Olanlara, yapılanlara bakınca insan kendini çaresiz hissediyor, çok yazık!
Terör, Kuzey Irak ve Batı!
Bu hafta Her Açıdan’da Ankara’daki kanlı saldırıyı ve “canlı bomba” olayını, PKK terörü ile Kuzey Irak/ABD ve AB ilişkilerini tartışacağız.
Konuyu her zamanki gibi en uzman kişilerin ağzından dinleyeceğiniz için merak ettiğiniz birçok sorunun cevabını alacağınıza inanıyorum.
Konuklarım; Terörle Mücadele ve Harekât Daire Başkanı Selim Akyıldız, terör konusunda uzman-araştırmacı Doç. Dr. Ali Nihat Özcan, emekli Tümgeneral Alaaddin Parmaksız, Prof. Dr. Doğu Ergil, Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Faraç ve Bugün gazetesi yazarı Mehmet Metiner olacaklar.
Her Açıdan Pazar sabahı 11.50’de STAR’da... Önemli bir program olacak, kaçırmayın derim.

