'Ne yapıyor bunlar?'

Soru bana değil, Fransa'da yaşayan sadık bir okurumuza ait...

Haberin Devamı

Soru bana değil, Fransa'da yaşayan sadık bir okurumuza ait. Celine Cotton orada yaşasa da Türkiye'nin gündemi, sorunları, geleceğiyle yakından ilgili. Bugüne kadar Ermeni iddiasından, Avrupa Birliği'ne, dış ilişkilerden, iç siyasete kadar her konu hakkında yazmış. Fransa'da Türkiye'nin dış sorunlarıyla ilgili olarak elinden gelen gayreti gösterdiğini bildirmiştir. Hiç karşılaşmadık ama onu gayet iyi tanıyor gibi hissediyorum kendimi...

Herneyse Celine Hanım kısa süre önce ARTE TV(Fransız/Alman ortak kanalı) de izlediği bir programdan söz ediyor son mailinde. Hiç yorum yapmadan mektubunu aynen veriyorum; Yorumlar kendisine aittir;

"Sayın Ruhat Mengi,

Bunlan size yazmadan uyuyamazdım. Salzbourg'dan canlı yayınlanan MOZART galasını seyrederken arada kültür haberleri verdi.

Şok ola ola dinledim. Önce Orhan Pamuk'un bilinen hikâyesi ve sonra 'iş bununla bitmiyor' dendi. Kürt şarkıcı Ferhat Tunç; Mart'ta Kürtçe çıkaracağı kaset/CD'sinin yüzünden mahkemeye ve hatta hapse girebileceğini söyledi. Arkadan büyük aktör Halil Ergün; Türkiye'de insan hakkı olmadığını belirtti. Ergün'ün, Yılmaz Güney'in yıllarca hapislerde süründüğünü bildiğinden asla şüphem yok. Rahmetli içip içip Yumurtalık
savcısını lokantada vurmuştu, yani bir katildi. Ama Halil Ergün onu milli kahraman, Kürt halkının idolü olarak tanıttı ve kendisinin Güney'in kaldığı yerden devam ettiğini söyledi. Son noktayı modern dansçı Zeynep Tanbay koydu. O da yaptığı dans ile Türk kültürüne ters düştüğünü söyledi. Dans şekli hafif bir jimnastik gibi bir şey, bence hepimizin yaptığı veya yapmaya çalıştığı bir şey.

Sayın Mengi,

İnanın aptallaştım. Bunlar ne yapmaya çalışıyor, arkadan gazeteci genç bir bey 'Bu şartlarda Türkiye nasıl Avrupalı olur' diyor. Biz durmadan bir şeyler yapmaya çalışalım, bunlar bir anda yıksın.

Bilgilerinize saygılanmla arz ederim. Karlar altında inci tanesi İstanbul'uma bu haksızlık yapan kişileri yakıştıramıyorum.

Celine..."

Bu mektubu takdirlerinize bırakıyorum sevgili okurlanm. Zaten yoruma da hiç gerek kalmamış!

Cemal Kutay' ın ardından...
Şarkı, türkü, göbek, Semra'nım ve Banu Alkan'ın eş kavgaları gibi önemli (!) konularla dolu ekranlarımızda görünen (görünebilen) yüzlerden değildi Cemal Kutay... Ama Atatürk'ü tanımış, yaptıklarını ve karakter özelliklerini yakından izlemiş ve başta "Ne Buldu, Ne Bıraktı", "Atatürk Bugün Olsaydı" olmak üzere onurla, Türk tarihi ve sorunlarıyla ilgili çok değerli 187 eser yazmış ünlü bir tarihçiydi.

Bu eserlerin her biri gelecekte de Türk tarihine ve Türk gençlerine ışık tutacak önemli birer belgedir. "Atatürk'ün cenaze namazı kılınmadı" iftirası atanlara "Kılındı, ben de oradaydım" cevabını veren, eserlerinde Mustafa Kemal'in ülkesine ve halkına saygısını, sevgisini, sadakatini, cesaretini, hayatıyla ilgili bilinmeyen detayları, yabancı komutanların ona duyduğu hayranlıkla ilgili ifadelerini en güzel anlatan da odur.

90 yaşının üstünde, gözleri artık görmediği günlerde bile, yardım alarak, aynı tempoyla yazmaya devam eden, bana gönderdiği kitaplarını "Gerçek Atatürk kızına", "Yaşasaydı Türk kadınını böyle görmek isterdi" gibi beni onurlandıran notlarla imzalayan, ikimizin de konuşmacı olarak katıldığı bir TV programında tek bir kez karşılaştığım bu değerli insanın kaybından büyük üzüntü duyuyorum.

Beni mutlu eden ise onu bize ve bizden sonraki kuşaklara yetecek doğru bilgileri istediği şekilde aktarabilecek kadar yaşamış olmasıdır.

Cemal Kutay'ı ebediyete uğurlamak, ona ve eserlerine medyada hak ettiği yeri vermek bir görevdir. Ona Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR