Gencecik bir surat... Gözlerde endişeli, güvensiz bir ifade var ama ruj yerli yerinde. Alınmış ve kalemle şekillendirilmiş kaşlar da... Saç, giyim düzgün.
Peki hayatının baharında, 20-25 yaşında, böyle bakımlı bir kadın nasıl terörist olur?
Gerçekten... Otobüste bombasıyla birlikte patlayan, bir çok masum insanın ölümüne ve ağır şekilde yaralanmasına sebep olan bu kadını böylesi bir vahşete iten nedir?
Nasıl bir öfke, nasıl bir kin, nefret, ümitsizlik genç bir kadına bunu yaptırabilir?
Evet kadın ve üstelik önünde uzun, ümit dolu bir gelecek uzanan bir kadın oluşu çok önemli. Erkekleri daha kolay ikna edebilirler, onlar bir savaşın içinde olduklarına inandırılabilir ve kendilerini de "savaşçı", "nefer", "mücahit" (ya da her neyse) görebilirler ama bir kadını?
Kadınlarda doğal bir anne yumuşaklığı, bu nedenle "insan canını alma" korkusu, yakınlarının duyacağı çok yönlü üzüntüye sebep olma endişesi vardır. Böyle anlarda sağduyu onlarda erkekten çok daha yoğundur. Ve ayrıca kadınlar beyinlerinin her iki yansını da kullanabilirler.
Peki nedir o zaman bu "gözü kara"lığa sebep olan? Nasıl ikna ediliyorlar, nasıl?
Nasıl bir bencilliktir ki "dava" diye inandığı ve sözüm ona "savaşta ölen insanların intikamını almak" ya da "birilerinin hakkını korumak" gibi nedenlerle başka birilerinin canını alabilir? Kendininkini de feda ederek?
Terörist Semiran'ın fotoğrafına gözüm takılmış, öylece bunları düşünüyorum.
Küçücük çocukların, hamile kadınların, bunca masumun kanını döken bir caniye nasıl dönüştürülebildiğini?
Bomba patlamadan otobüsten atlayıp kaçan genç kızın nasıl olup da kendini kurtarmayı düşünürken diğer insanlan feda edebileceğini...
Yeniden eski çağların vahşetine mi dönüyor dünya, işte ben en çok bundan korkuyorum. Siz korkmuyor musunuz?
Bakire kurban!
Bir yandan terör nedeniyle ölenlere üzülürken bir yandan da savaş gibi sürmekte olan namus cinayeti kıyımlanyla sarsılıyoruz.
Basına yansıyan veya yansımayan bu olaylarda her gün çok sayıda kadının hayatını kaybettiğini bildiğim için iki gün önce yine yazmıştım; 'namus cinayetleriyle ilgili kanunları daha fazla bekletemezsiniz, buna hakkınız yok' diye... Ama onlar şimdi NATO Zirvesi'ne (veya Bekir Coşkunun dediği gibi Nato zırvasına) kilitlenmiş durumdalar. İş, güç yok. Varsa yoksa Nato da Nato.
Abicim bu Nato'nun işi güvenlik. Güya ülkelerin güvenliğini sağlayacaklar, onun için toplanıyorlar. Ee, benim ülkemde insanlar habire terörden ölüyor. Şu anda da ölüyor, ne yapayım ben senin güvenliğini?
Sadece zengin G-8 ülkeleri ve ABD terörden korunacak diye biz mi gideceğiz?
Bir yanda bu, diğer yanda çalışmayan Komisyonlan yüzünden her gün ölen kadınlarımız.
Dün gazetelerde haberdi (başka "töre" haberleri de vardı ama hepsini almıyorum), Malatya'da "bir erkekle ilişkiye girdi" diye ağabeyi tarafından öldürülen 18 yaşındaki Ayşe bakire çıkmış. Ne olacak şimdi?
Haydi; hemen "ağır tahrik nedeni" aramaya başlasınlar. Kız öldüğüne ve aksini söyleyemeyeceğine göre nasıl olsa bulurlar.
Meselâ kız ağabeyine "Sen de erkek misin" demiş olabilir. Veya "Ben o adamla yattım" demiş olabilir... Alın size ağır tahrik!
İnsanları suça teşvik eden bu kanunlan değiştirmeyen ve yüzlerce kadının ölümüne neden olan, hâlâ da bekletmekte ısrar eden herkesin bu cinayetlerde rolü vardır.
Kanun yapması ve adaleti sağlaması gerekenler görevini yapmazsa ülke bu hale gelir.
Gazetelerde okudukları olaylardan sonra rahat uyku uyuyabiliyorlarsa ben de "helâl olsun" diyorum.
(Not: Sevgili okurlarım, Cumartesi günleri sadece Çikolata'da yazıyorum ama bugün yine öyle üzücü olaylar var ki elim -isteğim dışında- yazdı bunları!)
Nasıl razı ediyorlar?
Gencecik bir surat... Gözlerde endişeli, güvensiz bir ifade var ama ruj yerli yerinde. Alınmış ve kalemle şekillendirilmiş kaşlar da... Saç, giyim düzgün
Haberin Devamı

