Nasıl geçti habersiiz...

Yaşam bazıları için şarkıdaki gibi habersizce geçip gidiyor. Hem de öyle habersiz ki sanki o günleri, anları hiç yaşamamış, hiç görmemişler

Haberin Devamı

Yaşam bazıları için şarkıdaki gibi habersizce geçip gidiyor. Hem de öyle habersiz ki sanki o günleri, anları hiç yaşamamış, hiç görmemişler. Ecevit, başbakanlığı döneminde kendi imzasıyla yapılan 3 katrilyonluk soygun için "Farkında değilim kağıtlar önüme geliyordu imzalıyordum. Hatırlamıyorum" demişti (Yaşından dolayı gerçekten hatırlamıyor olabilirdi, ama bunun da mazur görülecek tarafı yoktu.)

Daha sonra sorgulanan başbakan ve bakanlar da, örneğin Enerji Bakanı Cumhur Ersümer de "Hatırlamıyorum çok zaman oldu. Önüme geleni imzalıyordum" türünden sözler söylediler. Bu ülkede devlet yönetimini ve belediyeleri ele geçirenlerin tipik davranışı... Şaşırtmıyor artik bizi.

Şaşırtmadığı o kadar ortada ki hâlâ bir yandan her türlü suçu işleyenleri önemli görevlere atayan, koskoca devlet kurumlarının başına getiren, zararlı faaliyeti görülerek görevden uzaklaştırılanları iktidara gelir gelmez ödüllendiren, ülkeye zarar verecek yasaları çıkararak orman, SIT alanı demeden esip üfüren, ihale açmadan işleri yandaşlarına gördüren, öte yanda "Damardan girdik", "Yetim hakkı yedirmeyeceğiz", "Yolsuzlukları önleyip fakiri doyuracağız" türünden bildik popülist söylemlerle gösteri yapan bir hükümeti mahmur gözlerle izliyoruz. Bu iki yüzlü politikaları açıkça ifade edenlere gözdağı veriliyor: "Yasal yola başvururuz"... Doğruları yazarak toplumu uyaran basın yalancılıkla suçlanıyor. Yakında basına yeni susturucu metodlar uygulanırsa ona da şaşırmayalım. Hazır saşırmamaya alışmışken...

Bakanın hafızası
Bakın hükümetin Maliye Bakanı en ağır suçlardan 65 dosyası bulunan bir ismi KTHY Yönetim Kurulu Başkanlığı için önerdikten, atama yapıldıktan ve olay basında yer aldıktan sonra ne diyor; "Amma adam atamışız yahu, durdurun bu atamayı"... O da farkında değil. Nasıl geçti habersiiz, o iktidar yıllara...

Yine ara verip ağlamak istiyorum aslında ama yapmayacağım. Benim ağlamam yetmez, toplu ağıtlar yakışır bize... Bir "yahu" da ben çekeyim bari; Nasıl bilmezsiniz önerdiğiniz adamın suç dosyalarını yahu, bakansınız siz, bakan!

Beyefendi Amerika'da önemli işler hallediyor, ya da gezide... Dönüşte havaalanında öğrenmiş... miş... miş olayı. Oracıkta da bu "yahu"lu açıklamayı buyurmuşlar.

Orman bırakmayacaklar
Bodrum ve Marmaris'te yüzlerce hektar cam ormanı cayır cayır yandı, bitti, kül oldu. Şimdi sıra geldi Karadeniz Bölgesi'ndeki ormanlara. Onlardan nasıl kurtulabileceğimiz planlanıyor. Orman Kanunu' nda yapılacak bir değişiklikle Doğu Karadeniz'in başlıca ağacı olan "kızılağaç" in "orman ağacı" statüsünden çıkarılması sağlanacakmış. Bilin bakalım bir sonraki adım ne olacak? İşte size durup dururken bir bilmece... Cevap: "Güneyde yanan arazilerle kuzeyde kızılağaç ormanları orman vasfını kaybetmiştir" olabilir mi dersiniz? Olur olur. Burası Türkiye, hükümet AKP neden olmasın, kimse bu millete hesap mı borçlu ki, o ormanlar gelecek kuşakların emaneti midir ki?

Koca ülkeyi parsel parsel çöle çevirmekte, ormanlan satarak zengin hükümet olmakta ve birilerini ihya etmekte ne mahzur vardır ki?

Şile Yeşilvadi'de üç muhteşem orman köyünü de unutmamışlar. Oraya da bir baraj yaparak bu güzelim yemyeşil köyleri, Karadeniz sahillerinin en güzel noktalarından birini sular altında bırakacaklar. Baraj ihalesi kime veriliyor acaba? Ya da bir ihale var mı?

Yakalım, yıkalım, satalım, yasayı, kuralı ortadan kaldıralım abicim. Çekirge sürüleri gibi...

Bizim siyasetçilerimiz doğruduur.

Bizim siyasetçilerimiz çalışkandıır.

Bizim siyasetçilerimiz... Siz tamamlayın, ben yoruldum!

DİĞER YENİ YAZILAR