Müzikli standup!

Olağanüstü güzellikte bir mehtabın denizin üzerinde yakamoz yaptığı bir sonbahar akşamı dinledim onu... Moda Deniz Klübü'nün kapanış gecesinin konuk sanatçısıydı, ben de konuktum ve bu tesadüfe müthiş sevinmiştim

Haberin Devamı

Olağanüstü güzellikte bir mehtabın denizin üzerinde yakamoz yaptığı bir sonbahar akşamı dinledim onu... Moda Deniz Klübü'nün kapanış gecesinin konuk sanatçısıydı, ben de konuktum ve bu tesadüfe müthiş sevinmiştim.

Erol Evgin'i dinlemek ve izlemek her zaman büyük zevktir. Onu dinlerken şarkılarını yürekten söylersiniz birlikte... Farklı sesinin ve müziğinin sizde yıllardır müthiş bir alışkanlık yaptığını farkedersiniz... İşte öyle bir şey!.. Bu duygu da öyle bir şey.

Unutulmayan şarkıların yanında yenileri... Barış Manço'dan Tarkan'a, Cem Karaca'ya, Elvis Presley'den Tom Jones'a yerli ve yabancı sanatçıların taklitleri, sarkılan inanılmaz güzel esprilerle süslenerek sunuluyor.
Dört dörtlük, müzikli bir stand up...
Müthiş bir şov.

Kısa süre sonra hiç plânlanmamış şekilde bir gece sadece benim için söyledi Erol Evgin. Bu kez "arkadaşım Erol Evgin" olarak. Kızlarım Nazlı'yla Yasemin'in derslerinden ve diğer meşguliyetlerinden (ehliyet imtihanı, sanat kursları, spor çalışmaları gibi) zaman bulup gizlice nasıl hazırlayabildiklerini anlamadığım kusursuz bir "sürpriz doğum günü partisi" nde.

Hayatımda ilk kez benim için (sadece 40 yakın arkadaşımın bulunduğu) bir sürpriz parti hazırlanmıştı. Ne hoş bir duyguymuş bu.
Gözlerim hayretten faltaşı gibi açılmış halimi, sürprizin şaşkınlığını görmeliydiniz. İşte orada, Levent'teki Camelot adlı gece klübünde söyledi sevgili Erol Evgin, benim çok
sevdiğim şarkılarını...
Önce "Hep Böyle Kal" ile başlayarak ve "hep böyle cana yakın, bize yakın" diye bitirerek.

İki gerçek yetenek!

Aynı gece, ünlü şan profesörü Güzin Gürel'in öğrencilerinden, konservatuar mezunu Barbaros'u da dinledik. En güzel müzikal şarkılarını (benim favorim Belle i unutmayarak), Napolitenleri nasıl hissederek, nasıl insanın içine işleyen bir ses ve yorumla söylüyor duymalısınız.

Ancak bu gerçek yetenekleri dinleyince, reklâm kampanyalarıyla bir anda zirveye tırmanan, tırmandırılan isimlerin neden sizi yeterince etkilemediğini anlıyorsunuz.

Merak ettim ve bir yerde çalışıp çalışmadığını sordum. Barbaros, Kasım'ın 24'ünde Balmumcu'daki Caliente isimli klüpte söylemeye başlayacakmış, istanbul'da yaşayanların izleyip bana hak verme fırsatı var yani...

Ve gelelim Erol Evgin konserine. Yakında onu da dinleme fırsatınız var (ne yazık ki sadece İstanbul'da olanların); Evgin yine aynı gece, 24 Kasım akşamı Cemal Reşit Rey'de "Atatürk ve Kurtuluş Savaşı" temalı bir konser veriyor. "Bu konseri" değil, "bu müthiş şovu" kaçırmayın derim.

Erol Evgin' den söz edince, müzikte babasının hızını yakalama yolunda olan Murat Evgin'i unutamam tabii... Sahra, Ah Kalbim, Biz Evleniyoruz gibi TV dizi ve programlarının müziklerini hazırlayan Murat buradan kazandığı paraları yeni bir albüme yatırmakta gecikmemiş.

Sözleri ve müziğiyle 4 yılda tamamladığı ve "bir şehidin annesine yazdığı son mektup" olarak düşündüğü Şehit şarkısı ile değerli sanatçı Hülya Koçyiğit'le birlikte rol aldığı klip yeni albümün lokomotifi... Ama Şehit'in yanında "özledim, Bir Güzele Vuruldum, Ah Kalbim" gibi hoş parçalar var. Benim favorim arabada bile beni dans ettiren Kara Üzüm Habbesi'nin rock versiyonu.

Murat Evgin iz sürmekte çok başarılı görünüyor. Bence yakında ondan söz ederken babasını hiç hatırlamayacağız artık!

Edinburg'da oylamayı kaybettik!

İskoçya'da Ermeni soykırım tasarısının önce Edinburg Belediye Meclisi' nde yapılan oylamasını maalesef 29'a karşı 16 oyla kaybettik.

Edinburg'da yaşayan Türkler'in (özellikle öğrencilerin) aylarca çalışması, diğer ülkelerden ve Türkiye'den Meclis üyelerine gönderilen mailler ancak 16 üyenin haksızlığa karşı çıkmasını sağlayabildi. (Devamı yarına)

DİĞER YENİ YAZILAR