Geçen Çarşamba akşamı Genç Bakış programında benim 9 Kasım’da Her Açıdan’da ve daha önce yazılarımda sorduğum sorular aynen ve tek tek tartışıldı. Programın bandını STAR’dan isteyerek izledikleri için bu gayet normaldir ama gazete ve programların kullandıkları haber ve bilgilerin kaynağını göstermek bence basın etiği açısından gereklidir. (Programlardan sonra bazı gazetelerin de aynı hatayı yapması ve sık sık tekrarlaması bunu açıklamayı gerekli kılıyor.)
Örneğin “Cumhuriyet kurulur, din ve devlet işleri ayrılır, tekke ve zaviyeler kapatılırken ‘Mustafa Kemal hocası Kaymak Hafız’dan yediği dayağın intikamını yıllar sonra almıştı’ yorumunun yapılmasının yanlış olduğunu” ilk kez ben yazdım ve sonra da tartıştım.
Bu sorunun programda tekrarlanması iyi oldu çünkü sonuçta Can Dündar söylediği iki cümle ile “Mustafa”nın bir belgesel değil, bir “Can Dündar filmi” olduğunu kendi ağzıyla açıklamış ve Genç Bakış’ın başında gösterilen “varsayımla, kişisel yorumla belgesel olmaz” konulu yazımı da doğrulamış oldu.
“Kaymak Hafız’dan alınan intikam” sorusu önüne geldiğinde Dündar önce “Ben bunu filme gayet masumane koydum” dedi, hemen arkasından ekledi: “Keşke koymasaydım, pişman olduğum cümlelerden biri... Amacını aşan bir cümle.”
İşte bunu söylediğiniz anda “koyduğunuz başka yorumların da amacını aşmış olabileceği” ortaya çıkar... Deyin ki çıkmadı, o durumda bile yapımcının-yönetmenin biyografik bir belgesele kendi yorumunu, hem de “pişman olduğu, amacını aşmış bir yorumu” koyması bunu belgesel olmaktan derhal çıkarır.
Demek ki filmi çekenler “yalnızca tarihi belgeler” yerine “kendi duygularını, görüşlerini” de kullanıyorlar. Bir okurumun hatırlattığı Atatürk’ün sözü bunun ne büyük bir hata olduğunu çok güzel anlatıyor:
“Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir hal alır...”
Hiç kimse şanlı, şerefli bir Kurtuluş Savaşı tarihini ve Atatürk’ün çok özel, onurlu kimliğini kendi yorumları ve farklı anlamlara çekilebilecek bir film kurgusu ile değiştirme hakkına sahip değildir. Ki Can Dündar da “Mustafa”da bunun yapıldığını “Şimdi düşünüyorum da bazı eleştirilerde haklılık payı var” veya “Bu cümleyi keşke koymasaydım” gibi sözleriyle anlatmış oldu.
ADETA PARANOYA!
Dündar “Genç Bakış”ta gençlerin sorularını cevaplamadan önce Abbas Güçlü’nün ilk sorusuna karşılık “Mustafa” filmine gelen tepkilerin izleyiciden gelen tepki olmadığını söyledi ve devamında neredeyse meslektaşlarının kıskançlık yaptığını ima etti.
Bu hiç hoş bir söz değil, ona da yakışmadı ama asıl yakışmayan “izleyicinin tepkisinin böyle olmadığını” söylemesi... Neredeyse ortada sadece meslektaşlarının attığı yalanlar ve bir paranoya varmış gibi...
Oysa o programda da kendisinin “dikkatli ve kötü niyetli olmayan izleyici anlar” benzeri sözlerine, olanca sükunetini kullanarak açıklama gayretlerine rağmen üniversite öğrencilerinin etkilenmediği ve: “Madem ki gerçek düşünceleriniz bunlar, neden filmde göremedik” ya da “Bir belgeselcinin objektif olması gerekmez mi” gibi sorulara devam ettiğini gördük.
Can Dündar’a tepkisini yazan izleyicilerden bir kısmı e-mektuplarını bana da göndermişler, beni bile etkileyen o tepkileri Dündar’ın fark etmemiş olmasına şaşırdım.
Bunlar arasında “Ona yakıştırılan bütün negatif özelliklere rağmen Atatürk bizim gözümüzde asla sıradanlaşmayacak” diyenler de var.
Ama zaten bu filmin etkileyeceği kesim veya kötü niyetle kullanması muhtemel kesim “Atatürk’ü sevenler, sayanlar” değil ki...
O’nu Humeyni’yle bile karşılaştırma gafletine düşebilenler... Yanlış bilgilerle aldatılanlar...
Örneğin yanlış yorumların, vurguların, kurguların “kurduğu partiyle de özdeşleştirilmesinin” yaratabileceği siyasi sonuçları düşünün... “Mustafa”daki Atatürk, Dündar’ın Milliyet’le yaptığı röportajında söylediği gibi “kendi Mustafa’sı”dır, belgelerle Atatürk değil. Ama sonuçta... 2-3 yıl sonra kimse onun filmle ilgili konuşmalarını veya bu tartışmaları hatırlamayacak, kendisinin de “askerdeyken filmlerini izlediğini” söylediği gibi “Mustafa” her yerde gösteriliyor olacak... Belgesel olmasa da, belgesel yerine...
“Pişman olunan yorumlar”la birlikte!
“Mustafa”nın belgesel olmadığı açıklandı
Haberin Devamı

