Modernleşme patenti Erbakan’a ait!

Haberin Devamı

Vallahi gerçekten de kıymetini bilememişiz, Tayyip Erdoğan,

Abdullah Gül ve arkadaşları da ondan “değişim”, “değiştik” diyerek

ayrılmakla hata etmişler.

Sonuçta gelinen nokta onun hedeflediğiyle aynı, bir tek “Bizim partiden olmayan patates dinindendir” sözü eksik görünüyor. Erbakan’ın “çikolata kağıdına sararak Türkiye’yi istediği noktaya getirme” isteği bile yolda. Fazlası var, eksiği yok.

“Çikolata kağıdı” da; seçimden önce yapılan ve “türbanlı sayısının azaldığına dikkat çeken anketler”, “tesettürlü kızların üniversite eğitimi almasının önemini vurgulayan çabalar”, rengarenk desenli türbanlar, aynı türbanların batılı giysiler, dar pantolonlar, vücuda oturan tayyörlerle takılması ve böylece “modern bir aksesuar” haline dönüştürülmesi, başlangıçta söylediği “değişim”i ülkenin yönetim şeklinin değişmesi olarak algıladığı anlaşılan iktidarın, bir yandan bu değişim/dönüşümü gerçekleştirirken bir yandan da yığılan borçlar ve faizlerle yürüttüğü ekonomiyi “iyi” diye pazarlayarak iş dünyasından ve her kesimden oy/destek kazanması, en radikal açıklamaları bir yalanlayıp bir susarak “radikal”i doğallaştırması, böylece toplumun tepkilerinin dumura uğratılması ve daha birçok şey...

Örneğin; “AB’ye girmeyi çok istiyor” imajı verirken öte yanda AB’nin “yargı bağımsız olmalı” baskısını umursamadan yargıyı “iyice bağımlı” hale getirmesi ve ülkeyi de yine AB’nin sonuçta “radikal İslâm’a döndünüz, giremezsiniz” diyeceği tabloya dönüştürmesi...

ÇİKOLATANIN FAYDALARI!!

Çikolata kağıdı o kadar parlak, öyle göz kamaştırıyor ki içindeki çikolatanın “sağlığınıza” çok zarar vereceğini aklınıza bile getirmeden ağzınıza atıyorsunuz.

Neyse ki midenize oturacağı günü görmek için fazla beklemeye gerek yok. Etkinin görülmesi uzun zamana yayılmamış. Arka arkaya çıkıyor ortaya.

Yönetimin tümüne hakim olduktan sonra Anayasa’dan başlıyor, yargıyı “iktidara tam bağımlı” hale getiriyor, YÖK için plânını belli ediyor, medyayı ele geçiriyor, devlet kurumlarında kadın yöneticileri doğuya sürer, kadın mühendis istemez, kadın gazetecileri yok sayar, kendi görüşündekilerin hiçbiri eşlerini çalıştırmazken kadroları da tarikat/cemaat bağlantılı isimlerle ve yöneticilerle dolduruyor... Eh artık biraz geç, uyarıları dinlemeyip yuttunuz, şimdi hazmetmeye çalışacaksınız.

Ayrıca çikolatanın zararları nereye kadar uzanacak onu da doktorunuz bile kestiremez.

Siyasi İslâm, yani dinin siyaset haline getirilmesi ve yönetim şeklini, rejimi dönüştürecek ortamın hazırlanması hızını arttırmışken Erbakan aklıma geliyor.

O bu ülkeyi ve özellikle kadınlarını modernleştirmeyi (!) çok daha önce istemişti.

Türbanın modernleşmenin simgesi, toplum hayatına katılım aracı, şıklık vs. olduğunu beyinlere kazıyanlar bu modernleşmenin Erbakan’ın projesiyle başlatıldığını, patentin ona ait olduğunu unutmamalılar.

Ne modern adammış, yıllar önce görmüş Türk kadınının modernleşme ihtiyacını!

DİĞER YENİ YAZILAR