Milletvekilleri disiplin kuruluna gitsin!

Ceza suçu önlemez" diye tutturan iki hukuk profesörü 2000'li yılların Türk Ceza Kanunu tasarısında katillerin, tecavüzcülerin suçlarına kılıflar bularak cezaları hafifletmeye çalışmışlardı

Haberin Devamı

Ceza suçu önlemez" diye tutturan iki hukuk profesörü 2000'li yılların Türk Ceza Kanunu tasarısında katillerin, tecavüzcülerin suçlarına kılıflar bularak cezaları hafifletmeye çalışmışlardı.

Örneğin genç kız ve kadınlara toplu tecavüzde bulunulduğunda, tecavüzcülerin biri kızla evlenmeyi kabul ederse hepsi birden affedilmeli ve mağdur da mutlaka evlenmeyi kabul etmeliydi. Hatta bu profesörlerden biri "Ben olsam evlenirim" den başlayarak "Evlenmeli, çünkü Türk erkeği bakire ister" e varan inciler dizmişti. Onlara göre çocuk tecavüzlerinde de "çocukların rızasının olup olmadığı" sorulmalı, rızası varsa tecavüzcünün cezası hafifletilmeliydi.

Bunları duyar duymaz aklım başımdan giderek tepki gösterdiğim, ancak hasta kafaların bu tür bir çağdışı mantıkla ortaya çıkabileceğini yazdığım için biliyorsunuz aylarca adliye koridorlarına taşındım. Kadın örgütleri ile hukukçular yıllar süren bir mücadeleye giriştiler. Ve sonunda taşandaki maddelerin çoğu değişti. Dün VATAN'da, Konya'da 12 yaşında bir kıza tecavüz eden 10 kişinin gözaltına alındığı haberini okuduk. Şimdi eğer, getirilen "20 yıla yakın" hapis cezalan bu tecavüzcülerin her birine uygulanmazsa o sapıklar cezalandırılmış sayılır mı? ilköğretim okulu 7.sınıf öğrencisi, önünde pırıl pırıl bir gelecek uzanan o gencecik kızın mahvolan hayatının karşılığı verilmiş olur mu?

Cep telefonuyla tecavüz
Genç bir dizi oyuncusuna hazırlanan "cep telefonlu çekim" tuzağının bedensel tecavüzden bir farkı var mıdır? Şu sıralarda İnternet'te gösterilmekte olan görüntüler birçok kişi tarafından izleniyor ve konuşuluyor. Sanatçı (ismini kullanmıyorum, çekilen kişi o veya değil bu kimseyi ilgilendirmez, suçlanacak olan "çekilen" değil, çekendir) kendisine benzer birinin kullanıldığını söylüyor. Ne olursa olsun onun ismine gölge düşürmeye, kendisini, nişanlısını, ailesini tedirgin etmeye, bundan sonraki yaşamını etkilemeye kimin hakkı var? Bundan daha aşağılık, daha nefrete lâyık bir davranış olabilir mi? Cezayı bırakın, Allah korkusu olan biri, genç kız ve kadınlara bu kadar insanlık dışı bir davranışta bulunabilir mi?

Türkiye'nin kanunlarında; kişilerin kendisinden habersiz görüntüsünü, hattâ fotoğrafını kullananlar veya özel yaşam bilgisi verenler için getirilmiş cezalar var. Çeken ve yayınlayan, haber olarak veren herkes aynı derecede suçlu sayılıyor.

Bu cezalar verilmeli, ayrıca (kaç kez yazdık) bu yasalar ve verilen ağır cezalar devlet televizyonlarından halka duyurulmalı ki aynı suçların tekrarı önlenebilsin.

AKP hesap vermeli!
AKP milletvekilleri Enver Yılmaz ve Eyüp Fatsa bir ay önce Ordu'da düğünde havaya ateş ederken kameralara yakalandıklarında partileri onları "Arkadaşlarımız törelere göre hareket etmişlerdi" benzeri açıklamalarla korumuş, dokunulmazlıkları nedeniyle de bu iki 'SUÇLU'ya dokunulamamıştı. Onların bu TÖRESEL VE YÖRESEL eğlence(!) görüntülerinden sonra aynı ay içinde bir küçük çocuk ve Galatasaray Üniversitesi öğrencisi süper başarılı bir genç kız kına gecesi kurşunlarıyla öldü.

Bugünlerde tanıyan tanımayan herkes Senem Begüm Kartal'a ağlıyor, herkes "Bunu yapan insan olamaz" diyor. Tek çocuğuna yanan babası Hasan Kartal:

"Devlet önüne gelene silah verdi. Şimdi benim kızımın katiline 3 yıl hatta 10 yıl ceza verseler yeter mi? Kızım Paris'te, Londra'da yaşasa başına böyle bir iş gelir miydi? Devlet bana kızımın katilini getirsin" diyor.

Söylediği cümlelerin her biri ayrı bir yazı konusu olacak kadar önemli. Kızının ölümünden sorumlu olanlar arasında ise havaya ateş ederek topluma kötü örnek olan AKP'li iki milletvekili ile, ülke çapında bir silahsızlanma hareketi başlatmak yerine onlan koruyan partileri ve "Keşke böyle fotoğrafları çekilmeseydi, kötü oldu" dan başka bir şey söylemeyen Genel Başkan'ları da var.

Bu suçluları kim cezalandıracak?

DİĞER YENİ YAZILAR