Kısa süre için tatildeyim. "Kenarından köşesinden bir kaç gün, bir kaç gün tırtıklayarak dinlenebilirim belki" ümidiyle bir sahil köşeciği buldum kendime. Merak etmeyin ama, sizin "keseciğiniz şimdilik devam ediyor. Ve hiç merak etmeyin, gönderdiğiniz çok sayıda mektup, mesajınızı açıkça veriyor: Hızlı tren kazası ile sorumlularını unutturmayacağız...
"Vazgeçmeyelim, toplum olarak tepkimizi sürdürelim. Sorumlular istifa edinceye kadar" sözlerinizi mümkün olduğunca uzun süre onlara duyuracağız.
Toplumumuzun duyarlılığını VATAN okurları o kadar güzel ortaya koyuyorlar ki... Bu tür önemli olaylarda artan okur mesajları, milletin toplu tepkisinin küçük çaplı bir istatistiğini verir aslında. Her zaman böyle olmuştur. Olaylardan sonraki ilk hafta içinde son derece net bir mesaj çıkar ortaya, yine öyle oldu.
Bu kez mesaj: "Kesinlikle unutturmayalım. Artık aldatılmak istemiyoruz. Ulaştırma Bakanı ve TCDD Genel Müdürü mutlaka istifa etmeli..."
Bir kaç tanesini kısaca vermek istiyorum yine...
Nesrin Esin (25): "Her şey bizim elimizde. Tepkisiz kalmayalım. 38 kişinin katili olan ve hâlâ 'hızlı tren'in aynı şekilde devamında ısrar eden zihniyete verilecek en güzel yanıt bundan sonra bu seferlerin ne olursa olsun kullanılmaması olmalıdır. Sorumlular da icraatlarının nasıl kan kaybettiğini görsünler."
Muasır Medeniyet??
Mehmet Can Sezer: "Bu olayı da bir kaç hafta içinde unutturacaklarını sanıyorlar, buna izin vermemeliyiz. Ayrıca bu kazanın incelenmesinde nasıl bir tarafsızlık var anlamıyorum. Kazadan sonra gelip delil karartanlar AKP'nin kadrolaşma sürecinde göreve gelenler değil mi? Başbakan Erdoğan Çanakkale'de Seramik Bayramı nedeniyle yaptığı konuşmada 'Muasır medeniyetlerin üstüne çıkmaktan' söz ediyordu. Bilim ve tekniğe inanmayan, desteklemeyen bir iktidarla bunu nasıl yapabiliriz ki? Daha çok gencim ve olup biteni çaresizlikle izliyorum. İnanın bana geleceğe dair tüm ümitlerim tükenmeye başladı."
Hülya İdemen (50): "Ben iyi bir vatandaş olmaya çalışıyorum, karşılığında da insana değer veren bir hükümet tarafından yönetilmek istiyorum. Tepkilerimizi sonuna kadar gösterirsek uyuyan bir zümrenin gözlerini açabileceğimize inanmak ve bu inancı kaybetmemek istiyorum. Lütfen bunları yazmaktan vazgeçmeyin. Siz ve sizin gibi bir kaç yazann olayın üstüne kararlı gidişi ayakta durmamızı sağlıyor."
Gül Bayındır: "Umarım hızlı tren faciası bakan beyin bu halka yaptığı son kötülük olur. Bilimi ve kanunları hiçe sayanlann yaptığı atamalar, icraatlar vs. daha kaç kez cinayetle sonuçlanmalı ki bu işlerin böyle yürümeyeceğini anlasınlar. Son olarak, acaba gazeteniz aracılığıyla istifa çağrısı yapılsa ve hepimiz katılsak anlamalarım sağlayabilir miyiz?"
Bunlar, son gelen 'mail'lerin sadece bir kısmı.. Bilmem ki bu küçük istatistikler hâlâ, hâlâ koltuğuna yapışıp kalanlara ve buna göz yumanlara da mesajı anlatabiliyor mu?
Malûm, anlamamakta ısrar edenler için anlama zamanı bizde hep "çok geç" olmuştur!
Pegasus Heykeli
Antalya'da Helenistik döneme ait, 2 bin 300 yıllık olduğu sanılan bir Pegasus heykeli bulunmuş.
Bizim için küçük bir haber, fazla bir anlamı yok. Ama her tarihi bölgemizde olduğu gibi bu bölgede de araştırmaları yapan yabancı ekip elbette çok heyecanlanmış.
Su altı çalışmalarını yürüten ve 15 metre derinlikte heykelciği bulan Amerikalı Profesör "Böyle bir esere dünya üzerinde kolay rastlanmaz, paha biçmek çok zor, değeri büyük" demiş.
Ben bu yabancı araştırmacı ve ekipleri yıllardır yazanm. Bodrum'da su altından çıkarılan yüzlerce değerli eser kaçırıldığında da yazmıştım, başka olaylarda da..
Anadolu medeniyetlerine ait paha biçilmez nice hazine bugün Avrupa ve Amerika müzelerinde sergileniyor, bizimkilerde değil.. Ve biz ancak bazen "Bu eserin bir parçası Türkiye'de, lütfen diğer yarısını verin de şunu tamamlayalım" diye yalvar yakar "yarı parçalarını" alabiliyoruz.
Ben de tüm halkımız gibi Amerikalıların ve diğer yabancıların Türkiye'nin tarihine, kültürüne büyük ilgi duyarak(!) gelip buralarda çalışmalarını takdir ediyorum da aynı görevi neden bizim prof.lann, arkeologların yapmadığını anlamakta zorlanıyorum.
Bizim Kültür Bakanlığı'mız, üniversitelerimiz çok mu meşguller ki en önemli ve en değerli işlerimizden biri daha yabancılara havale ediliyor?
Son soru: Aynı bakanlık "Pegasus"u nasıl ve nerede koruyacağına karar vererek heykelciği devraldı mı?
Kimseyi suçluyor değilim, kısa süre sonra onun arkasından da dizlerimizi dövebileceğimizi düşünüyorum sadece, o kadar!
Merak etmeyin unutturmayacağız!
Kısa süre için tatildeyim. "Kenarından köşesinden bir kaç gün, bir kaç gün tırtıklayarak dinlenebilirim belki" ümidiyle bir sahil köşeciği buldum kendime
Haberin Devamı

