Evet evet ciddi şekilde üzülüyorum Medeni Kanun'un başında da KAÇAK kelimesi olmadığı için... Olsaydı, adım gibi eminim Hükümet konuyu şıp diye hallediverirdi.
Hemen bir ek madde ilâve ediverir ve 2002 öncesinde yine böyle, Kur'an kurslarıyla ilgili maddede olduğu gibi kaçak "Mal Rejimi Yürürlük Maddesi" olarak kabul ederdi.
Oysa Medeni Kanun Mal Rejimi Yürürlük Maddesi kaçak bir konu değil. Apaçık şekilde, 17 milyon kadın vatandaşın yeni ve olumlu bir değişiklik getiren yasadan yararlanamadığı şekilde ortada duruyor. Üstelik AKP yasanın kabul edileceği sırada Grup Başkanı olan, bugünkü Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in "bunun büyük bir haksızlık ve ayırımcılık" olacağını gösteren kapı gibi "şerh"iyle birlikte...
Birkaç gün önce Kanaltürk'te, Berrin Şeker Civil'in başarıyla sunduğu ve hafta içi her gün 14-16 arasında yayınlanan Kadınlar Kulübü programındaydım. Birçok kadın programının aksine kadın sorunlarına en doğru şekilde hukukçularla, aile bilimcilerle yaklaşan bir program olduğunu yakından gördüm. Kadınlar Kulübü, Medeni Kanun Mal Rejimi'nin hatalı şekilde çıkarılan Yürürlük Maddesi'nin düzeltilmesi için bir süredir imza kampanyası başlattı.
Geçtiğimiz yılın Kasım ayında kadın hukukçular tarafından aynı konuda toplanan 30 bin imza TBMM'ye ulaştırılmıştı ama nedense Hükümet, Mehmet Ali Şahin'in şerhine rağmen bu konuya yeterince ilgi duymadı. İşte şimdi, kadın ve insan haklarının sadece "türban"a ve KANUN DIŞI Kur'an kurslarına endeksli bir parti olduklarına inanılmasını istemiyorlarsa, bu büyük yanlışı derhal düzeltmeleri gerekiyor.
Medeni Kanun'un alındığı İsviçre'de, yasa değiştiği anda bütün vatandaşlara, evliliklerin ilk gününden beri uygulandığına (ve zaten yasalardaki olumlu değişikliklerden tüm vatandaşların eşit şekilde yararlanma hakkı olduğuna) göre, o dönemde halka söylenen "yasalar geriye işlemez" sözü bir yalandan ibaretti.
İsviçre, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde de yasalardaki olumlu değişiklikler herkese uygulanıyordu. Ayrıca, Türkiye'de 2002 öncesinde yapılan evliliklerde eşlerin o yıllardaki kanunu kabul ederek evlendikleri de doğru değildir. Zira insanların yasalardan "ancak boşanmak üzere mahkemeye gidildiği zaman" haberi olmaktadır.
Bu kampanyada toplanan imzalar da bir kez daha hukukçular tarafından Meclis'e götürülecek. Kadın kuruluşları TCK sorunu halledildiği anda yeniden Medeni Kanun Yürürlük Maddesi sorununa dönecek ve kampanyayı büyütecekler.
Onun için en iyisi AKP'nin bu değişikliği yine tepkiler büyümeden yapması.
17 milyon kadının uzun süre susmayacağını onlara bir kez daha hatırlatmış olayım!
Hata!
Dün "Pranga mahkûmu basın ve kazanımlar" başlıklı yazımda bir kelime eksik yazıldığı için cümlede anlam hatası olmuş. "TCK'da ayırımcılığı önleyecek, kadına karşı suçları azaltacak değişikliklerin yapılabilmesinin en önemli nedeni Kadın Sivil Toplum Kuruluşları'nın ve hukukçuların disiplinli çabasıydı" cümlesinde basının da yer alması gerekiyordu.
Zira arkadan gelen "Nitekim bir çok kabul edilemez nitelikteki madde bizlerin tepkisiyle son anda tasarıdan çıkarıldı" cümlesi "basın"ı kastederek yazılmıştı. Unutulan kelimeden dolayı özür diliyorum.
Medeni Kanun "KAÇAK" olsaydı!
Evet evet ciddi şekilde üzülüyorum Medeni Kanun'un başında da KAÇAK kelimesi olmadığı için...
Haberin Devamı

