Maliye Bakanı’na önerge; “Başka kime?”

Haberin Devamı

Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı cevaplaması için verdiği soru önergesi dün bana da gönderilmişti.

Bazı sorular şöyle:

1- Maliye Bakanlığı’ndan konu ile ilgili yapılan açıklamada “medya sektörünün büyük çoğunluğu incelemeye tabi tutulmuş ve tutulmaktadır” denilmektedir. İnceleme yapılan medya kuruluşları hangileridir? Bu incelemenin sonuçları ne olmuştur?

2- İnceleme yapılan medya kuruluşlarının içinde kamuoyu tarafından yandaş medya olarak adlandırılan basın yayın kuruluşları var mıdır?

3- Türkiye tarihinde daha önce herhangi bir medya kuruluşuna hukuksuz bir şekilde bu büyüklükte bir
vergi cezası kesilmiş midir?

4- Yapılan açıklamada “incelenen mükellefler içinde Türkiye’nin önde gelen birçok holding ve şirketler grubu da bulunmaktadır” denilmektedir. Bu holdingler hangileridir? Yapılan incelemenin sonuçları ne olmuştur?

Bakanlığın yaptığı (ve medyayı da suçlayan) açıklamayı okurken bu sorular doğrusu çoğumuzun aklından geçti, işte şimdi de TBMM’de önerge olmuş. Mersin Milletvekili Öztürk’ün merak ettiği soruların cevabını toplumun da öğrenme hakkı var. Öyle ya hükümet üyelerinin çıkıp “basın özgürlüğüne önem verdiklerini” tekrarlamasıyla ciddi çelişki yaratan bir durum var ortada... “Medya sektörünün büyük çoğunluğu incelemeye tabi tutulduysa”, örneğin uluslararası dev bir yolsuzluk davasında adı net şekilde geçen kuruluşlarla ilgili hiçbir pürüze rastlanmadı mı?

Sadece bir gruba ait rekor cezayı hak eden ihmaller görülürken (!) diğerlerinde, örneğin ahbaplara ait medya kesiminde en ufak ihmale rastlanmadı mı?

Tarihte (dünyayı kastediyorum) benzeri görülmüş bir durum mudur bu?

Maliye Bakanlığı bence bu soru önergesinin cevaplarını basına da

dağıtarak iyice anlaşılmasını sağlamalı. Benim gibi merak eden ve “Artık kimse siyasi eleştiri yapamayacak mı? Paranoyak olduk bu baskı altında” diyen çok vatandaş var zira!

***



Sarıgül’ün hazırlığı!


Cuma akşamı Şişli’nin başarılı Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’le bir telefon konuşması yaptım ve ona yeni partisi Türkiye Değişim Hareketi hakkında sorular sordum. “Artık size ‘Sayın Başkan’ mı diyeceğiz, ‘Sayın Genel Başkan’ mı bilemiyoruz” soruma anında “Şimdiden ‘Sayın Başbakan’ deyin olsun, bitsin” cevabını verince onun ilk günden iktidarı hedeflediği açıkça belli oldu ki kendisi de zaten konuşmasında bu hedefi kesinleştirdi.

Benim “Peki bu partinin sola verilen oyları böleceği ve yine AKP’ye yarayacağı endişesini taşımıyor musunuz” soruma hemen “Ne münasebet, oy bölmek filan hiç aklıma gelmedi, biz iktidar olacağız. Halkın beni aynen İstanbul’da olduğu gibi Anadolu’da da nasıl bağrına bastığını, desteklediğini görmelisiniz. Hedefim başbakanlık” cevabını veren Sarıgül, seçime hazırlanmak üzere kısa süre sonra Şişli Belediye Başkanlığı’ndan ayrılacağını söyledi.

Bununla birlikte diğer ülkelerde seçime giren bir belediye başkanının istifa etmek zorunda kalmadığını, bunun gereksiz ve haksız olduğunu da sözlerine ekledi.

Eh, bu kadar “kendinden ve alacağı oylardan emin” bir genel başkan karşısında bize de “Hayırlı olsun ve başarılar” demek kalıyor. Umalım da yıllardır belediyecilik alanında büyük bir başarıya imza atmış olan ve siyaset uğruna binbir emekle kazandığı başkanlık koltuğunu bırakacak olan Sarıgül “siyasi ihtimal hesaplarını” da belediye başkanlığındaki kadar isabetli yapsın!


DİĞER YENİ YAZILAR