Dün yazımı KA.DER'in basın bildirisiyle bitirmiştim, bu basın bildirisinden bir bölüm alıyorum (daha önce benim de defalarca dile getirdiğim olay çok net bir şekilde özetlenmiş):
"Bu kanunun adı yeni Medeni Kanun'un uygulanmasına dair 4722 sayılı kanundur. Kanunun 10. maddesi, yeni Medeni Kanun'da kabul edilen 'Edinilmiş mallara katılma rejimi' isimli mal rejiminin öngördüğü eşit paylaşmayı 'eski evlilere' yasaklamaktadır. Böylece 1 Ocak 2002 tarihinden evvel evlenmiş 17 milyon kadına karşı ayırımcılık uygulanmaktadır. Parlamento, 4722 sayılı uygulama kanununun 10. maddesi ile hem kadınlar arasında (eski evli, yeni evli diye), hem de kadın-erkek arasında ayırımcılık getiriyor. Ayırımcılık, Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır. Hukuk sistemi bu aykırılığı, dava konusunu Anayasa Mahkemesi'ne götürerek düzeltiyor."
Ne hile ama!
Ben bir ilâve daha yapayım; Ecevit Hükümeti; kadın-erkek eşitliğinin can damarlarından biri olan "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"ne "l Ocak 2002 öncesi ve sonrası" maddesini (10. madde) eklerken erkek milletvekilleri bu değişikliğin hiç değilse kendi evliliklerine yansımamasını, muhtemelen "eşlerinin ekonomik açıdan kendilerine bağımlı kalmasını" düşünüyorlardı. Bazıları, konudan tümüyle habersiz eşlerini ikna edip basın mensuplarının karşısına çıkarak onlara "Bu yasa kocalarımıza güvenmediğimizi gösterir" bile dedirtmişlerdi.
Bir yalan daha vardı ortada; "Yasalar geriye işlemez"... Oysa yasalardaki olumlu değişiklikler her ülkede tüm nüfusa eşit şekilde uygulanıyordu, bizim Medeni Kanun'u aldığımız İsviçre'de de durum buydu. Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk de (ki bütün iyi niyetiyle çalışmıştı) yanlışın farkındaydı; İstanbul'da, Hakim Evi'nde yapılan bir toplantı sırasında bana "Haklısınız, doğru olmadığının ben de farkındayım ama bu haliyle geçmezse Mec-lis'ten hiç geçmeyecek" demiş, ben de ona:
-'Hiç geçmesin, zira geçerse yine yıllarca mücadele gerekecek' cevabını vermiştim.
Nitekim 2002'den bu yana aynı mücadele sürüyor.
CHP İzmir Milletvekili Erdal Karademir'in, Kadın ve Aileden Sorumlu Bakan Nimet Çubukçu'nun cevaplaması için "Kadın Sığınma Evleri" ile ilgili verdiği soru önergesini yazarken bir soru önergesi de "10. madde" için vermesini rica etmiştim.
AKP'nin değişiklik önergesi!
Erdal Karademir, bu konuda da beni hayrete düşüren bir araştırma ile "hiçbir detayı unutmadan" hazırladığı soru önergesini Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin tarafından cevaplanmak üzere vermiş.
Bunun nedeni: Medeni Kanun değişikliği sırasında Meclis'te en çok tartışılan konunun mal rejimi maddesi olması ve edinilmiş mallara katılma konusunun evlilik tarihinden değil, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten başlaması teklifine karşı o günlerde verilen değişiklik önergeleri.
Bu önergelerden biri de, o dönemde AKP Grup Başkanı olarak Mehmet Ali Şahin in imzasının bulunduğu kanun değişikliği teklifi... Bu teklifte Şahin, grubu adına: Mal Rejimi Yürürlük Maddesi'nin "Eşler, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak 6 ay içinde başka bir mal rejimini seçmediği takdirde, evlenme tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar" şeklinde değiştirilmesini istiyordu.
Karademir de "O dönemde yasa değişikliği için yeterli çoğunluğunuz yoktu ama bugün var. Kadınlarımıza yapılan haksızlığı o dönemde farkederek muhalefet şerhi koydurduğunuz bilinmektedir. Ayrıca, çeşitli demeçlerinizde "kadınlara devlet eliyle uygulanan ekonomik şiddet" olarak tanımladığınız '4722 sayılı yasanın 10. maddesi'nin değişmesi için elinizden geleni yapacağınıza söz verdiğiniz de bilinmektedir" diyor ve bunu gerçekleştirmek için ne yapacağını soruyor.
Bir önemli soru daha var:
"Üyesi bulunduğunuz AKP Hükümeti 'edinilmiş mallara katılma rejimi' konusunda sizinle aynı görüşü paylaşmakta mıdır?"
AKP'nin (ve hele Kadın Bakanı'nın) Kadınların Meclis'te, siyasette sayılarının artmasını, güçlenmesini sağlayacak kota ya şiddetle karşı çıkmasına bakacak olursanız, kadının aile içinde ve ekonomik açıdan güçlenmesine de karşı çıkacağını düşünebilirsiniz. Ki o da aynen bunu düşünmüş.
Bu arada, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in 1.11.2005 tarihinde Mal Rejimi Yürürlük Maddesi'nde "Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimini seçme-mişlerse, evlenme tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar" şeklinde bir değişiklik yapılması için kanun teklifi verdiğini unutmuşum. Gerekçesini "Erkek egemen ve kadının genelde eğitimsiz olduğu toplumda, erkek eşi sözleşme yapmaya zorlamanın imkânsızlığını da anlatarak o kadar güzel yazmış ki...
Bu konuda toplumun her kesimi üzerine düşeni yapıyor. Şimdi sıra AKP'de ve Meclis'te. AKP sözünü tutmalı ve Meclis; Anayasa Mahkemesi kararını beklemeden kanun değişikliğini yaparak bu ayıbı temizlemeli!
"Kota" kadınlara saygısızlık da 17 milyon kadına "ekonomik şiddet" uygulamak ne?
Mal Rejimi değişikliği için ayaklanma!
Dün yazımı KA.DER'in basın bildirisiyle bitirmiştim, bu basın bildirisinden bir bölüm alıyorum (daha önce benim de defalarca dile getirdiğim olay çok net bir şekilde özetlenmiş)...
Haberin Devamı

