Lütfi Kırdar'ın dev salonunu dolduran kalabalık 18 Mayıs Çarşamba akşamı nadir rastlanacak güzellikte bir müzik ziyafeti yaşadı.
Yunanistan'ın en değerli ses sanatçılarından biri olan Mana Farandouri ile Zülfü Livaneli nin birlikte verdikleri konser tek kelimeyle "olağanüstü" idi. Onlan birkaç yıl önce New York konserlerinde de birlikte izlemiştim ama konser sonrasında her iki sanatçıya da söylediğim gibi bu kez o konserden de "çok daha iyiydiler.
Dünyada bundan daha güzel bir duygu olduğuna inanmıyorum; söyleyerek veya dinleyerek müzikle kendinden geçmek... Ruhunu şarkılara, notalara bırakmak ve her şeyi unutmak... Bunu ancak gerçek müzik, saf, kaliteli müzik yaşatabiliyor insana...
Ve o gece, böyle bir geceydi. En zor, en çekişmeli dönemlerde bile ortaklaşa yaptıkları konserlerle iki ülkeyi yakınlaştıran, yine uyumu ve söylenmesi en zor şarkılarda zahmetsizce kusursuz bir uyum yakalayabilen iki büyük sanatçıyı dinlemenin, izlemenin keyfi yaşatabiliyor.
Önce Zülfü Livaneli'nin, artık hepimizin ezbere bildiği ve tüm salonun koro halinde katıldığı Karlı Kayın Ormanı, Leylim Ley gibi eski şarkılarını Yunanca ve Türkçe söylediler... Sonra Maria Farandouri "Theodorakis şarkıları"ndan birkaç tanesini yalnız başına seslendirdi. Bir sanatçının giderek sahnede nasıl büyüdüğünü dakika dakika yaşatarak.
"Periyali" isimli şarkıda iyice zirveye çıkarak, büyüleyerek...
Dayanamayıp sık sık "nasıl bir ses, nasıl bir tekniktir bu" demekten kendimi alamadım.
Konserin ikinci bölümünde Livaneli, her ikisi de güzel ses ve performansa sahip olan Ferhat Göçer ve Azeri sanatçı Brilliant Dadaşhova ile birlikte Haziran ayında çıkacak olan yeni albümü "Hayata Dair"den bazılarını ilk kez seslendirdiği şarkılar söyledi... İstisnasız hepsi, en az eski şarkıları kadar seveceğimiz parçalar.
"Nerdesin", "Akdeniz Akdeniz", Kurtuluş Savaşı sonrasında Türkiye'deki Rumlarla, Yunanistandaki Türklerin değiş tokuş edilmesinin üzüntüsünü anlatan "Mübadele", benim en çok beğendiğim "Bir Karanlık, Bir Aydınlık"...
Ve bir de töre cinayetlerinin verdiği acıyı hissettiğiniz, büyük ihtimal sivil toplum kuruluşlarının töre ve namus cinayetleri için simgesi haline gelecek olan "Güldünya"...
Uzun yıllardır tanıdığım, uzun yıllar aynı gazetelerde çalıştığım, hem köşe, hem oda komşum, değerli meslektaşım ve arkadaşım Zülfü Livaneli'nin son albümünün ve konserinin başansı elbette beni bir çoğunuzdan, hayranlarından da daha çok etkiliyor, mutlu ediyor.
Özgün ve dünyanın her yerinde zevkle dinlenecek şarkıları bizim için gurur verici... Bunları dinledikçe bir konuda üzüntü de duymuyor değilim;
Böylesine güzel şarkılarımız, dünya çapında başarılı sanatçılarımız varken uluslararası yarışmalara neden iddialı şarkı ve sanatçılarla katılamıyoruz?
Bu arada... Söylemeden geçemeyeceğim, Zülfü Livaneli'yi Türk, Yunan ve Alman sanatçıların yer aldığı son derece başanlı orkestranın önünde huzur içinde şarkılarını söylerken izlediğimde "müzisyen" kimliğinin ona "siyasetçi"den daha çok yakıştığını ve daha çok mutluluk verdiğini düşündüm.
Yanılmadığıma da eminim.
Toplum Gönüllüleri kermesi!
TOG; Toplum Gönüllüleri son derece yararlı çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşu. Bu kuruluşta çalışan 4000 gencin aktif katılımıyla son iki yıl içinde Türkiye genelinde 50 bin insanın yaşamına destek sağlanmış. Sadece 2004 yılında 300 bin saat "gönüllü hizmet'le ülke ekonomisine 1 trilyon liralık gönüllü katkı üretilmiş.
Köylerde okullar onaran, ormanlar oluşturan, sokak çocukları ile ilgili projeler üreten, okuma-yazma ve bilgisayar kursları açan TOG; beş aylık bir çalışmayla hazırlanan "Bahar Kermesi ni 25 Mayıs Çarşamba günü Kemerburgaz'da, Kemer Golf & Country Orman Evi'nde yapıyor.
Gelirin tamamı, toplum gönüllüsü üniversite gençlerinin önderliğinde yürütülen çeşitli toplum hizmetlerine harcanacak.
Bu tür sivil toplum faaliyetlerine aktif olarak katılmayanların, hiç değilse sağlanacak gelirlere bir katkısı olmalı.
Zamanınız varsa çorbada tuzunuzun bulunmasını esirgemeyin. Kermesi gezin, görün.
Hazırlanan zevkli el emekleri içinde beğeneceğiniz bir şeyler mutlaka çıkacaktır.
Livaneli-Farandouri, muhteşem uyum!
Lütfi Kırdar'ın dev salonunu dolduran kalabalık 18 Mayıs Çarşamba akşamı nadir rastlanacak güzellikte bir müzik ziyafeti yaşadı
Haberin Devamı

