“Laik yobaz” suçlaması, kolay yöntem!

Haberin Devamı

Biliyorsunuz VATAN gazetesi “CHP’ye çarşaflı üye alınması” konusunda bir internet anketi yaptı.

Partinin “çarşaflı üye açılımını” doğru bulanların oranı yüzde 60’a yakın çıkarken onaylamayanların oranı yüzde 40’ta kaldı. “CHP’ye türbanlı üye kabul edilsin mi” sorusuna gelen cevaplar da aynı yönde...

Tabii her zaman olduğu gibi yanlış bir zeminde sürdürülüyor tartışma, zemin yanlış olduğu gibi “Baykal’ın tutumunu eleştirmek” de Cem Yılmaz’ın oyununda “Aynı hastalıktan kaynımda da var... Ayynı” dediği gibi ayynı AKP’yi eleştirmeye benzedi...

“CHP doğru yaptı, elbette bu toplumda türbanlı da varsa, çarşaflı da varsa onları da alacak. Bakmayın siz laik yobazlara” gibi tepkilerle karşılaşmak pek mümkün.

Her konudaki demokratlığımız (!) burada da kendini gösteriyor “Benden farklı mı düşünüyorsun, al sana!... Bu tokadı ye de bir daha doğrulama!”

Bana işlemez tokat filan ve hatta okkalı bir “Kung Fu Fighting” bile çekebilirim karşılığında, onun için de bütün demokrat (!) tepkilere rağmen bu tartışmanın sürmesi gerektiğine inanıyorum.

VATAN’ın yaptığı ankette çıkan sonuçlar doğaldır, çünkü elbette her partide başı açık da kapalı da ve hatta İran’ın-Suudi Arabistan’ın karaçarşafını uygun gören kadınlar bile olacaktır. Olmaması için sebep yok.

Deniz Baykal’ın “Açılın da gelin” demesine de zaten gerek yok.

Cumhuriyet mitinglerinde de türbanlı kadınlar vardı, onlarla da röportajlar yaptık, elbette örtünen, türban takan her kadın yanlışlara karşı da gözlerini örtecek ve iktidar partisinin tüm eylemlerini kayıtsız şartsız destekleyecek diye bir durum söz konusu olamaz.

Onun için bu tartışma aslında CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in “Annemin de, ablalarımın da başı kapalı ama 50 yıllık CHP’liler” sözüyle de son derece ilgisiz.

Cevap: “Olabilirler, ne var bunda? Haber midir, nedir bu?”

Ama işte bazı okurlarımızın dediği gibi asıl olay “Obama ‘değişim’den söz etti, Baykal üstüne alındı” durumudur. Bu da 8000 kişinin partiye katıldığı bir törende aralarında çarşaflı kadınların bulunduğu birkaç kişiye onun rozet takması, böylece de bu fotoğrafın gündeme girmesiyle kendini göstermiştir.

Eh, tablo böyle olunca “Demek ki CHP’nin ‘değişimi ve açılımı’ da yepyeni projeler, ekonomik kriz önlem ve önerileri, dinin siyasete alet edilmesinin ve toplumun bu şekilde bölünmesinin zararlarını millete anlatmak değil AKP’ninkine benzer bir değişim olacakmış” diye düşünmek yanlış mıdır?

Değildir, o zaman CHP de bundan sonra “dindar kadın”ı sadece “türbanlı ve çarşaflı” olarak tarif edenlere de, oy almak için “dindar kesim bizim partimizde” diye din istismarı yapanlara da karşı çıkamaz.

Kısacası efendim, tepkilere ‘laik yobazlık’ deyip kenara çekilmek kolay bir kaçıştır, burada eleştiriler türbana, çarşafa, partiye türbanlı veya çarşaflıların girmesine değil onları kullanarak, 8000 kişiden sadece onlara rozet takarak dindar parti olduğunu ispatlamaya yapılmaktadır.

Dinin, inancın tesettürle olduğuna artık herkes ikna olmalı demek ki...

O zaman dediğim gibi gecikmeden hemen el birliğiyle başlasınlar “kamusal alanda çarşaf” tartışmasına, bundan da kaçış yok!

DİĞER YENİ YAZILAR