Kuytu köşelerde neler oluyor?

Notumu almışım Tayyip Erdoğan için güzel bir şey yazacağım. Kendimi 'takiyye' kuşkularından kurtarıp "samimiyete" inandırmaya çalışıyorum, kolay da olmuyor açıkçası

Haberin Devamı

Notumu almışım Tayyip Erdoğan için güzel bir şey yazacağım. Kendimi 'takiyye' kuşkularından kurtarıp "samimiyete" inandırmaya çalışıyorum, kolay da olmuyor açıkçası.

Tayyip Erdoğan "İçişleri Bakanlığı ve İller Sergisi"nde silahları incelemiş ama yerinde, havaya kaldırmadan. Aynı gün Büyükada Polis Merkezi'nde görevli bir polis memurunun mafyayı anlatan Kurtlar Vadisi dizisine özenip çocuklar gibi "kim daha hızlı silah çeker" iddiasıyla silahını çekip arkadaşını alnından vurarak öldürdüğünü okumuşuz. Bırak sokakta aklına esenin silahını çekip istediğinin canını almasını, polis dahi şiddet özentisi içinde.

Bu durumu bile bile başka hediye yokmuş gibi kendisine yine silah hediye edilmesine ve bir silah sergisinde olmasına rağmen elinde silahla poz vermeyen, bu duyarlılığı gösteren bir başbakanı kutlamak isterim.

Tam bunu isterken Milli Eğirim Bakanı'nın "İmam hatipler için katsayı ile ilgili yasa, tepkileri durdurmak üzere alt komisyona gönderildi. Geri adım yok, mutlaka çıkacak" dediğini öğreniyorum.

Arkasından Büyükada'da emlakçıların "yıllık kirası 500 milyar eder" dediği deniz kenarındaki tesisin 159 milyara, hem de 10 yıllığına Hicaz Turizm'e kiralandığını.

İhaleye kimler girmiş ve ne teklifler alınmış ki sonunda Hicaz Turizm'de kalmış?

Bu şirketin ortağı AKP'nin kurucularından Ahmet Aktaş olmasaydı yine ona verilecek miydi? Sessiz ve derinden ahbap şirketler devlet kesesinden semirtilecek mi?

Milletin cebinden çıkacak vergileri azaltması mümkün olan 440 milyar ne hakla hediye ediliyor?

Ve tabii İstanbul Üniversitesi'ne karşı sürdürdükleri kan davası(!). Cezalandırmak için inatla Baltalimanı Tesisi'ni almak istemeleri. Bin türlü oyunla Üniversite'yi buna zorlamaları.

Maliye Bakanı'nın devlete ait olan araziye yaptığı kaçak ev dururken başkalarından devlet malı hesabı sorması...

Yani, bütün bunları yan yana getirince aptal yerine konduğuna, birilerinin hâlâ sinsi sinsi karanlık planlar yapıp uyguladığına öyle sinirleniyor ki insan...

İyi bir şey görünce kutlamak da gelmiyor içinden... Takiyye'nin ta kendisi yapılıyor, hem de her an.

Gözlerimizi açmak ve dikkatle izlemek zorundayız. Hepimiz!



Bakire krizi
Aman krizsiz kalmayın, geliyor; sıra bakire krizinde. Bakın şimdi, sakın 'Ben demiştim'lere takılmayın, hatırlatmadan yapamayacağım. Kâhin miyim, erdim mi bilemem, ne desem çıkıyor. Bu TCK tasarısını hazırlayan profesörlerin psikolojik tedaviye ihtiyacı var demiştim, tek tek bu sözün doğruluğunun sağlama 'sıra yapıyorlar sanki.

Bir profesör çıkıp da 'Tecavüz eden evlenmeyi de kabul ederse suçu hafiflemeli" diyebilir mi? Haydi bir kaza oldu dedi, bunu 'Türkiye'nin gerçeği budur, herkes evlendiği kızın bakire olmasını ister" gibi bir abuk cümleye bağlayabilir mi?

21 yüzyılda böyle çağ dışı bir tartışmanın yapıldığına inanamıyor insan. Demek ki her türlü sapıklık, cinayet, tecavüz, ne kadar suç varsa, yapanlara mazeret arayacak birileri de var bu ülkede. Hem de profesör birileri...

CHP Milletvekili Orhan Eraslan'a kadınlar adına teşekkür ediyorum, O kadar güzel cevap vermiş ki bakanlık temsilcisi Prof. Dr. Doğan Soyaslaria... İyi ki Medis'teler!

DİĞER YENİ YAZILAR