Korkuya teslim toplum mu?

Kapkaç had safhada... Çocuk yaştaki kapkaççılar öyle motive edilmiş, gözleri öyle karartılmış ki üniversiteli öğrencileri sadece telefonunu almak için trenden attıklarını her gün duymaya başladık

Haberin Devamı

Kapkaç had safhada... Çocuk yaştaki kapkaççılar öyle motive edilmiş, gözleri öyle karartılmış ki üniversiteli öğrencileri sadece telefonunu almak için trenden attıklarını her gün duymaya başladık. Onları trenden atmakta tereddüt etmeyenlerin daha başka ne tür vahşet uygulayabileceğini düşünmek bile dehşet verici.

18 yaşındaki Ahmet Hakan Candemir'in ölümünden sonra (aslında önce olmuş) yine 18 yaşındaki bir genç kızın da aynı şekilde telefonu alınarak trenden atıldığı yazıldı. Kurbanının gözünü oyan kapkaççıları da duyduk.

Bir yanda güllük gülistanlık bir görüntü. Memleket yönetenler eşleriyle ya iftar sofralarında veya birilerine hediye dağıtırken pürneşe içinde fotoğraflar çektiriyorlar. Öte yanda karanlığın, soygunların, tecavüzlerin, cinayetlerin pençesinde, teslim bayrağı çekmiş bir toplum.

AB parlamenterleri zahmete girip dooğru Güneydoğu'ya koşacaklarına önce büyük şehirlerimizde olup bitenlere baksınlar. Vatandaş orada da mağdur. Hem de nasıl... Bu gidişle Avrupa Birliği'ne girmemiz için geçecek 10-15 yıl içinde (iyimser tahmin) metropoller kanun kaçaklarının cenneti haline gelecek.

Adana'da 9 yaşındaki erkek çocuğa 25 kişilik bir sapıklar sürüsü tecavüz etti. Aralarında öğretmenler, polis ve astsubaylar var. Bu yaratıkların en ağır şekilde cezalandırılması ve meslekten men cezası da verilmesi gerekir.

ATM'den para çekerken kaçırılıp tecavüz edilen genç kız üniversiteyi de bırakarak şehri terk etti. Suçlulara verilen 37'şer yılda en ufak bir indirim yapılmamalı.

Güneşlenen turist kızın boynuna bıçak dayayarak tecavüze yeltenen sapığın cezasında da.

Çocuklarına işkence yapan ve bazılarının intiharına neden olan ana ve babaların haberlerini sık sık duymaya başladık. Bu suçlar önlenmeli...

Söylemesi kolay, kimin umurunda? Medenî bir ülkede yönetimlerin birinci görevi toplumun huzur ve güvenliğini sağlamaktır. Eğer seçilmelerinin üstünden iki yıl geçmiş ve sağlayamamışlarsa bilinçli toplum onları anketlerle, STK'larla, medyayla derhal göreve davet eder. Bizde ise söyle söyle kimse tınmaz. Varsa yoksa medyatik şovlar. Destekleyecek basın kuruluşlannı arkaya almalar... Sonra da yuvarlanıp giden bir toplum.

Hakim bile şaşırıyor
Şu anda iki TCK'mız var. Yenisi yürürlüğe girmediği için hakimler hangisine uyacaklarını bilemiyor. Cezalar onların vicdanına kalmış durumda, oysa öte yanda yeni TCK'nın ceza indirimleri mahkûmlara uygulanmaya başlanıyor.

Adalet ve İçişleri Bakanlarının bunca olayın karşısında sessizliğini koruması kabul edilebilir bir durum değil. Toplumun güvenliğinin nasıl sağlanacağı, suça yeltenenlere verilecek cezaların ağırlaştığının duyurulması bu bakanlıkların görevidir. Bekliyoruz.

(Not: Yeni kanunlarda namus cinayetine ceza indirimi ile 15-18 yaş arası gençlerin gönüllü ilişkisine hapis cezası maddeleri için Anayasa Mahkemesi'ne müracaat edilmesi gerekiyor. CHP milletvekillerine hatırlatmak isterim. Ceza indirimleri suçlularda geriye doğru işletiliyor, Medeni Kanun'da ise işlemesi gerektiği halde bu yapılmadı. Onu da hatırlatalım.)

Kim yargılayabilir?
(Dünkü yazının devamı)

Türbanı tartışırken, hazır din ve dindarlık konusuna girmişken, insanları inançları açısından yargılama hakkının yalnızca 'Yaratan'a ait olduğunu da tekrar tekrar vurgulamak lâzım ki bu konuda yanılgısı olanlar da anlayabilsinler. Diyelim ki Allah'ın, dinin her şartını yerine getirmesine rağmen 'kul hakkı' ile karşısına gelen, eline güç geçtiğinde milletin rızkına
çekinmeden el uzatan; yolsuzluk, haksızlık yapan, dini istismar eden, toplumu kutuplara ayırıp birbirine düşürenleri sorgulama, öte yanda dürüst ama fazla dindar olmayan birini 'daha makbul' sayma ihtimalini de görebilsinler.

Bu konuda görev, kavga etmeden doğruları açıklayabilecek din adamlarına düşüyor. Ama böyle bir dönemde bunu yapmak onlar için bile öyle zor oldu ki!

Akmerkez'de fotoğraf sergisi
ÇEV; Çağdaş Eğitim Vakfı 10. Yıl Etkinlikleri' çerçevesinde bir fotoğraf yarışması düzenlemiş:

"21. Yüzyılda Türkiye'den Eğitim Manzaraları..."

Yarışmaya katılan fotoğraflar 12 Kasım 2004 tarihinden itibaren (Saat 17:00) Akmerkez'deki sergi alanında sergilenmeye başlıyor.

Bayram nedeniyle Akmerkez'i mekân seçenler başta olmak üzere, tatilinde güzel bir sergi izlemek isteyenler ve fotoğraf meraklıları kaçırmasınlar. Sergi 23 Kasım'a kadar devam edecek.

DİĞER YENİ YAZILAR