Kocasına itaat eden kadın cennete gider mi?

Haberin Devamı

Dün yine Diyanet İşleri eski Başkanı Süleyman Ateş’in tartışılması gereken bir yazısı vardı (D.İ. Başkanlığı yaptığı için gerekiyor.) Nisa Suresi 34, 35. ayetlerden söz ederek ve seçtiği bazı hadislerden örnek vererek “aile birliğini” tarif etmiş.

Müslümanlık ve Kur’an konusunda Türkiye’de en etkili, en uzman din bilimcilerinden Prof. Dr. Hüseyin Atay’ın Kur’an çevirisine bakıyorum, Nisa 34’te:

“İyi kadınlar gönülden saygılı olup Allah’ın korumasına göre görünmeyende koruyanlardır” yazıyor. Tabii Kur’an dilinde “karşılıklılık” söz konusu olduğuna göre bu saygı da erkeğin saygısını beraberinde getirir.

“Karşılıklılık”, “eşitlik” için örnek isterseniz hemen Nisa 32’ye de bakmak mümkün:

“Erkeklere kazandıklarından pay vardır, kadınlara da kazandıklarından pay vardır” diyor.

Oysa Süleyman Ateş birçoğu daha sonra erkek hadis yazarları tarafından kendi kafalarına göre, kadını “kul, köle” edecek şekilde yazılmış hadislerden seçim yapmış.

“Allah Resulü şöyle demiştir” diye başladığı hadis:

“Kadınların en hayırlısı şu kadındır ki kendisine baktığın zaman seni sevindirir, kendisine bir şey söylesen sözünü tutar...” şeklinde.

Bir başka hadis daha yazmış, orada da:

“Kadın 5 vakit namazını kılar, bir ay orucunu tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse ona ’hangi kapıdan dilersen cennete gir’denilir” yazıyor.

Bunları kendi eşlerine mesaj olarak mı seçiyorlar bilemem ama şurası muhakkak ki Kur’an’da kadın ve erkeğe (eşit şekilde) namusunu koruması anlatılmıştır (örneğin Nur 30,31). Müslümanlığın 5 şartını yerine getirmek ise her iki cins için de makbuldür. Hz. Peygamber’in bunu yalnız kadınlar için tekrarlamaya gerek duyacağını düşünmek mantığa sığmaz.

“Kadının kocasına itaat etmesi”ni cennet anahtarı olarak verdiğine inanmanın mantığa sığmayacağı gibi...

KOLAYMIŞ DOĞRUSU!

Bu hadis doğru olsa; iyi bir insan olmayan, Kur’an’daki beklentilere uygun bir kul olmayan hatta her türlü kötülüğü yapıp, zararı veren kadınların “oruç, namaz ve itaat”le doğrudan cennete gidebilmesi mümkün olurdu.

Mantığınıza sığıyor mu?

Adaletinden şüphe edilmeyen Allah’ın bunu kabul edeceği, onun Resulü olan Peygamberin bunu söyleyeceği düşünülebilir mi?

İşte onun için, herkes istediği hadisi, doğru-yanlış bakmadan kullanmasın diye Diyanet İşleri şu günlerde kalabalık bir din bilginleri grubuyla hadis çalışmaları yapıyor ve doğruluğuna güvenilecek hadisleri ayırıyor.

Bugüne kadar Müslüman aleminde yapılmamış bu çalışma ancak dinî baskı rejimine sahip olmayan bir ülkede yapılabilirdi. Tüm dünyadaki Müslüman ülkeler içinde (bugün birilerinin beğenmediği) “laik demokrasi”ye sahip, bu nedenle de tek özgür Müslüman çoğunluklu ülke olan Türkiye’de yapılabilirdi. Ki Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da bu noktayı sık sık ve açıkça belirtmektedir.

Bu arada Kur’an’ın eşler için “Kadınlar sizin için, sizler de kadınlar için birer elbise, örtüsünüz” diyerek kadını beraberlikte eşit konuma getirdiğini, erkeği kadının sahibi, kadını ise “kayıtsız şartsız itaat eden bir köle” yapmadığını ve buna benzer birçok ayet olduğunu unutmamak gerekiyor.

Kısacası... Erkeğin itaat ve sevgi beklemesi için ondan da karşılığında aynı “sevgiyi, saygıyı” göstermesi bekleniyor.

Din bilimcilerin çoğu erkek olunca bunları gerçeğe uygun anlatmak da onların vicdanına, dürüstlüğüne kalıyor tabii!

DİĞER YENİ YAZILAR