Kırk yaşını aşmış kadınlar!

Hafta sonu geldi ve biz de artık ciddi tartışmalardan sıkıldık. Aslında hep sıkılıyoruz da arka arkaya gelen konulardan kaçma fırsatını bir türlü bulamıyoruz bu caanım memlekette

Haberin Devamı

Bir süredir beklemekte olan bir yazı "Kırk yaşını aşmış kadınlar"... Bana, TCK ve Medeni Kanun değişiklikleri şırasında birlikte nice çalışmalar sürdürdüğümüz kadın hukukçu arkadaşlarımdan biri tarafından 'mail' ile gönderilmişti. Ona da bir başkası...

Yazı gönderenin notuyla başlıyor: "Aslında hanım/bayan laflarından hiç hazetmem. Andy Rooney kimdir hiç bilmem. Belki de 80 yaşında bir erkek olup 40'lık kadınlara kur yapmaya çalışıyordur bilemem. Zaten erkek eliyle kadınları formatlamaya çalışan bu tür reçetelere de güvenmem. Ve de durduk yerde genç kadınları üzmek istemem. Ama yine de, sabah beni bayağı eğlendirdi bu mail. Özellikle, kel ve göbekli kalıntıların genç kadın takıntıları... Paylaşayım istedim. Herkesin günü aydın ve güleryüzlü olsun."

Bugüne kadar kadınları ve erkekleri maddeler halinde genelleyen çok yazı çıktı ama bunu hiç görmemiştim.

Onları eğlendiren '40 yaşın üstündeki kadınlar' yazısını ben de sizinle paylaşmak istedim.

"Kırk yaşını aşmış güzel hanımlar... Merhaba! Henüz aşmamışlar... İşte hedefiniz...

Andy Rooney der ki... Yaşım ilerledikçe, en çok 40 yaşını aşmış bayanlara değer vermeye başladım. İşte bunun sebeplerinden birkaçı:

* Kırk yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp 'ne düşünüyorsun?' diye sormaz. Umurunda değildir çünkü ne düşündüğünüz.

* Eğer kırkını aşmış bir kadın TV'deki maçı seyretmek istemiyorsa, söylene söylene TV'nin karşısında, yanınızda oturmaz. Yapmak istediği bir şeyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan bir şeydir.

* Kırk yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi tanır ve kendinden emindir. Kim olduğunu, ne olduğunu, ne istediğini ve kimden istediğini bilir. Kırkını aşmış çok az kadın onun hakkında ya da yaptıkları hakkında ne düşündüğünüzü önemser.

* Kırk yaş üstü kadın çoğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek bağlılıklara doymuştur. Hayatında en son ihtiyacı olduğu şey bir başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan aşıktır.

* Kırkını aşmış kadın övgüler yağdırmakta çok bonkördür, çoğu hak edilmemiş bile olsa... Çünkü takdir edilmemenin ne olduğunu iyi bilir.

* Kırkını aşmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla tanıştıracak kadar kendine güvenir. Daha genç bir kadın, en iyi arkadaşını bile görmezlikten gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.

* Kırk yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç sallamaz, arkadaşının onu aldatmayacağını bilir.

* Kadınlar yaşları ilerledikçe medyumlaşırlar. Ona günah çıkarmanıza hiç gerek yoktur, onlar her bir haltınızı bilirler.

* Kırk yaş üstü kadınlar açık sözlü, doğrucu ve dürüsttürler. Ne kadar gerizekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir, eğer bir gerizekalı gibi davrandıysanız. Onun için ne anlam taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur.

Evet, birçok sebepten kırk yaşını aşmış kadınları beğeniyor ve takdir ediyoruz.

Fakat maalesef bunun tersi doğru değil. Her çekici, akıllı ve bakımlı 40'ını aşmış kadına karşılık, bir tane de 22 yaşında bir tezgahtar ya da garson kızın peşinde kendini gülünç düşüren, san pantolonlu ve kel bir göbekli kalıntı vardır."

Şimdi de son not: Tekrarlıyorum, yazı bana başkası tarafından gönderilmiştir. İtiraz kabul edilmez!

Saygısızlık!
Devlet Bakanı Güldal Akşit, nereden icabettiyse, kadın dövmesiyle tanınan bir şarkıcıyı (ismini söylemeye bile gerek yok, zaten "alanında" tek isim) kadına karşı şiddeti önlemek için çekilecek reklâm filminde oynatmayı düşünmüş.

Tabii, yaşını başını almış, torun torba sahibi kadınlardan, 15-16 yaşında genç kızlara kadar, programına gidip dansöz gibi kıvır kıvır kıvırdığı şarkıcı da bu cesaretle yine müthişş bir cevap dünyaya getirmiş:

"Reklâm çekildikten sonra kadın döveceksem. Sayın Bakan'ı arar söylerim."

Bu cevabın (ve şarkıcı beyefendinin daha sonra yaptığı 'özrü kabahatinden fazla' açıklamanın) hayrını hem ona bu fırsatı veren Bakan, hem de "ne söylerse söylesin, ne yaparsa yapsın" şarkıcının paçalarını öpmeye devam eden kadınlar görecekler.

"Güle güle kullanın eserinizi" demekten başka ne söylenebilir ki?

DİĞER YENİ YAZILAR