Kimdir bu marjinaller?

Yine Başbakan demiş ki..." diye başlamak istemiyorum. İnanın istemiyorum. Ama Başbakan demiş ki... Demiş işte ve yine yanlış demiş. Elden ne gelir?

Haberin Devamı

Yine Başbakan demiş ki..." diye başlamak istemiyorum. İnanın istemiyorum. Ama Başbakan demiş ki... Demiş işte ve yine yanlış demiş. Elden ne gelir?

AKP Kadın Kolları'nın bir toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan "Son olanlarda koparılan vaveyla vardı ya, demokrasi adına Ankara'ya yürüyenler de vardı... Türk kadınına, geleneğine, ahlâkına yakışmayan pankartlar gördüm. Ahlâk değerlerine sığmayacak bu pankartları alkışlayamam, 'evet' diyemem. Türk kadını o ahlâk değerleriyle saygın yerini almıştır. Sadece bir marjinal grup Türk kadınının tümünü temsil edemez. Türkiye'nin yüzde 52'sini kadınlar oluşturuyor. O yüzde 52'nin içinde AKP'ye gönül veren kadınlar da vardır."

Hata bir değil, iki değil. Teker teker alalım. AKP'ye gönül vermeyen kadınlar bu hesapça marjinal. Ama, haydi onları genellediniz, AKP'ye gönül vermiş erkekler arasında da (bırakın partinin milletvekillerini ve bakanlarını, Abdullah Gül'ün web sitesine gönderilen AKP seçmen mesajları da aynı yönde) son olanlara itiraz edenlerin sayısı hiç de az olmadığına göre AKP kadınlarını nasıl genelleyebilirsiniz?

Sonra... "Ankara'ya yürüyen kadınlar" dedikleriniz Van'dan, Mersin'den, Adana, İzmir ve diğer illerden gelmiş vatandaşlar ve kadın kuruluşu temsilcileriydi. Aralarında Adana TCK Kadın Platformu, Ankara Kadın örgütleri, Batman Kadın Platformu, Türk Kadınlar Birliği gibi kuruluşların, DYP, ANAP, CHP gibi partilerin temsilcileri vardı ve hepsi rozetleriyle yürüdüler.

Aşağıda yazılı pankartları taşıyanlar arasında ise yaşlı kadınlar bulunuyordu:

- Devlet, bedenimizden elini çek.

- Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye son.

- Güldünya katillerini TCK koruyor.

- TCK'da kadına yönelik şiddete karşıyız.

- Bedenimiz, cinselliğimiz, namusumuz bizim. Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizim.

- Erkek vuruyor, devlet koruyor.

- Meclis elini bedenimden, kimliğimden çek.

- Kadın katliamı töre değil cinayettir.

- Bekaret kontrolüne son.

Ve sadece bir tane (TCK'da onlarla ilgili madde de olduğu için) araya karışmış bir eşcinselin pankartı: "Zorunlu heteroseksüellik insanlık suçudur."

Bunların hangisi ahlâk dışı?.. Hangisinde geleneğe, Türk kadınına yakışmayacak bir söz var? Sayın Başbakan bunlar dışında bir pankart görmüşse keşke topluma da açıklasa. Zira parti toplantılarında, şifreli konuşmalarla AKP'li kadınlar dışındakileri (ki onlar arasında da "son olanlar a karşı çıkanlar şüphesiz vardır) suçlaması hiç doğru olmuyor.

Biraz çabuk mu sevindik ne?
Zina Yasası' problemi ortadan kalkınca bizim basın çocuklar gibi sevindi. Bir alkış, bir alkış. Haklılar diyelim, hiç değilse yola devam mümkün olabilecek. Ama bu ülkenin kadın vatandaşları için nasıl bir devam olacak orası hâlâ belli değil.

Biz, konuyu yakından izleyenler namus cinayetlerine ağır ceza getirilmemesi ve 15-18 yaş arası gençlerin ilişkilerine hapis cezası verilmesi ile ilgili anlamsız maddeleri düşüne duralım AKP, Tasarı' daki olumlu değişiklikleri de fazla bularak tecavüz konusuna geri dönmek istiyormuş. Geri dönerlerse "tecavüz suçlularına mağdurla evlendikleri takdirde ceza indirimi yapılmasını önleyen maddeyi" değiştireceklermiş.

Evlenirlerse ceza indirimi yapılmasını istiyorlar. Mazeret olarak "köy kızlarının kaçtıkları erkeklerle evlenmesi" nedeni ileri sürülüyor. Ya bu maddeye güvenerek göz koyduğu kızı kaçıran ve tecavüz eden ama kızın istemediği erkek ne olacak?

Kızın ailesi "namusunu temizle, evlen ya da öl" derse?

Kız her iki durumda mağdur! Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık... Bu madde aylar boyu medyada ve her yerde tartışıldı, bitmedi. Hâlâ aynı noktadayız.

AKP "Artık nasılsa zina meselesiyle AB'yi susturduk. Simdi geriye doğru ne kadar değişiklik yapsak kârdır" inancıyla hareket ettiği takdirde büyük bir hata yapmış olacak.

Unutmasınlar "tecavüzcüyle evlenme durumunda indirim" konusu The Economist dergisinde alay edilerek, skandal olarak ele alınmıştı.

Arkası gelir, bir kez daha dünyaya rezil oluruz. Hakaret görmekten bıkmadık mı hâlâ?

DİĞER YENİ YAZILAR