"Kim 500 Milyar İster" yarışmasında 250 milyarlık soruya yanlış cevap vererek 16 milyara düşen yarışmacı, programın sunucusu Kenan Işık tarafından yanıltıldı mı, yanıtılmadı mı?
Aslında bu soruyu birçok "Kim 500 Milyar İster" programından sonra sormak mümkün. Birçok kez ben de 'Kenan Işık rahatlıkla yanıltıyor' diye düşünmüşümdür. Kendisine güvenen -nedendir bilinmez yarışmacılar baştan bir yanılgıyla onu hep kendi taraflarında zannediyorlar, belki de içten tebessümü ve gözlerinde onların tarafını tutuyormuş gibi parlayan ifadesindendir- yarışmacılar doğru cevabı söylediklerinde "Emin misiniz?" sorusunu öyle dostça bir tonlamayla soruyor ki anında duraklıyor karşısındaki.
125 veya 250 milyarlık bir soru da doğal olarak zor ve tam emin olunamayacak bir cevaba sahip olduğundan karşısındakinin aldanabileceğini biliyor Kenan Işık. Eh görevinin bir gereği de büyük paraları mümkün olduğunca kaptırmamak değil mi? Kimse aksini söylemesin zira bu tür yarışmaların programlanması doğal olarak bu mantıkla yapılır. "Hepsi öyle olsa da bu yarışma farklı"ya inanmak güçtür bu yüzden.
Evet bugüne kadar kaç kez Kenan Işık o muzip, sevimli ve dostça gülüşüyle yarışmacıları doğru cevaptan şaşırtmış, yanlış cevaba geçilir geçilmez de çabucak cevabı kabullenivermiştir. Daha küçük ödüllerin söz konusu olduğu bazı yanlış cevaplarda da yarışmacılara yardım ederek yine aynı ifadeyle kazandırdığı durumlar olmuyor değil. İnandırıcılığını yitirmemek için bunu da yapıyor ve sonra o etkiden büyük para ödüllü sorularda yararlanıyor. Bunu sadece biz değil programın tüm izleyicileri görüp değerlendiriyor olmalı.
Hıncal Uluç son olayda yapılana itiraz edip açıkladığı için Kenan Işık ve yarışmanın genel koordinatörü Fatih Aksoy'un oldukça kaba tepkilerine hedef oldu. Kenan Işık "nazik, efendi bir sanatçı" kimliğiyle bağdaşmayacak alaycı cümlelerle, Aksoy ise "Ya konsantre olamıyor, ya da seyrettiğini anlamıyor" sözleriyle cevap verdi Uluç'a. Oysa tam aksine, sorun onun seyrettiğini gereğinden fazla anlamasından kaynaklanıyor ve anladığında yazmak da görevi.
Madem ki iddianın asılsız olduğunu söylüyorlar bunun açıklamasını yapsınlar yeter, anlayan anlayacak, isteyen istediğine inanacaktır. Sonuçta daha önümüzde çok yarışma var, olacakları bundan sonra da göreceğiz. Huylu huyundan vazgeçmez. Medeni bir ülkenin, örnek olması gereken sanatçılarının, bir basın eleştirisine bu kadar tahammülsüz olmalarını insan anlayamıyor doğrusu.
İşini bilmeyen çavuşlar...
İngiltere nasıl İngiltere oluyor, biz nasıl olduğumuz yerde sayıyor veya geriye gidiyoruzu görmek için tek bir örneğe bakmak yetiyor. O malûm tünel örneğine.
Bolu Tüneli inşaat, bile bile, göz göre göre fay hattı üzerine yapılmış ve tam 3 km, 14 yılda tamamlanmış. Bu yıllar içinde insanları işsizlikten, parasızlıktan kırılan, gençlerinin gözüne gelecek korkusundan uyku girmeyen ülkenin devleti o tünele 650 milyon dolar para yatırmış. O arada tünele farklı ellerde farklı projeler uygulanmış, kimbilir ne milyon dolarlar buharlaşmış. Ve şimdi parlak fikirli bir parti il başkanının önerisi ile patates deposu oluyor. Bu kadar patatese bir tünel yeter mi?
Haydi hep birlikte cevaplayalım; yetmeeez...
Patatesler kokuşmaktan kurtulur mu? Kurtulmaaaz.
İşini bilmeyen (ya da bize öyle geliyor, belki tam aksine "işlerini" çok iyi bildikleri için oluyor bunlar) patateslerle pardon dilim sürçtü "kafalarla" ne o patatesler ne de bu ülke kokuşmaktan kurtulabilir.
İngiltere ile Fransa'yı birbirine bağlayan, açıldıktan sonra benim de gördüğüm, geçtiğim 50 km'lik muhteşem Manş tüneli (üstelik denizin altını oyuyorlar, bizimkiler hâlâ cesaret edemedikleri için 3. köprü için tarihi Arnavutköy'ü rezil etmeyi düşünüyorlar) 7 yılda ve tam zamanında bitirilmiş.
Devlet yönetimi budur işte! Yönetimin ne olduğunu bizim hükümetlere Vestel televizyonuyla Avrupa şampiyonu olan Zorlu Grubu'nun Başkanı Ahmet Nazif Zorlu anlatsa keşke... Bir çözüm daha var; Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi'nde bunlara hükümet olmadan önce birkaç hafta ders verilse...
Yoksa 650 milyon dolarlık tünelleri buz dolabı, önce açılan sonra bir kenara atılan bilmem kaç milyar dolarlık havaalanlarını karpuz tarlası olarak kullanmaya devam ederlerse Türk vatandaşları gelecekte de AB ülkelerinde tuvalet temizlemekten kurtulamayacaklar.
Harekete geçmek, bu gelip geçen yönetimlere yönetmeyi ve tasarrufu ciddi şekilde öğretmek gerekiyor artık. Nasıl öğretilecek?
Sivil Toplum Kuruluşları'nın bir önerisi yok mudur acaba?
Kenan Işık yanıltıyor... mu acaba?
"Kim 500 Milyar İster" yarışmasında 250 milyarlık soruya yanlış cevap vererek 16 milyara düşen yarışmacı, programın sunucusu Kenan Işık tarafından yanıltıldı mı, yanıtılmadı mı?
Haberin Devamı

