Kemalistler’le Müslümanlar mı? Nasıl soru bu?

Haberin Devamı





Almanya’da bir haber sitesi sormuş ama Türkiye’de uzun zamandır yapılan anlamsız ayırımı, yazılardaki benzer tanımları alarak yapmış tabii, kafadan değil. “Türkiye’de Kemalistler’le Müslümanlar arasındaki uçurum hep devam edecek mi” sorusu Fethullah Gülen’e sorulmuş ve açıkçası ben ‘bu yanlışlığı vurgulamayacağını’, hatta benzerini kendisinin de söyleyeceğini tahmin ederken o soruyu düzeltmiş.

“Türkiye’de ne Müslümanlarla Kemalistler olarak her bakımdan ayrışmış iki gruptan söz edilebilir, ne de bu iki grup arasında kapanmaz uçurumların varlığı söz konusu edilebilir. Biz kaynaşmış bir mozaik niteliğine sahip bir imparatorluk toplumunun mirasçılarıyız” dedikten sonra eklemiş;

“Bu soru Kemalistlerin içinde Müslümanların, Müslümanlar içinde de Kemalistlerin olmadığı gibi bir düşünceyi barındırmaktadır. Türkiye’de bu şekilde ayrışmış iki gruptan söz edilemez.”

ATATÜRKÇÜ İLE KEMALİST!

‘Doğru ve yerinde bir müdahale’ bu ama bence hala tam anlatılmış değil. Zira bu ve benzer sorularda, ifadelerde “Kemalist” adı altında “Atatürk gibi hala dünyanın hayranlık duyduğu ve bunu açıkladığı bir liderin yaptıklarını, benzersiz başarılarını takdir eden, izinden giden milyonlarca insan” da bir ideolojik sınıf olarak gösteriliyor. Bu da yetmiyor “Kemal’in kendisi ve onu takdir edenler” Müslüman değilmiş ve Müslümanlarla farklı bir dinsel görüş içindeymiş veya dinle ilgileri yokmuş anlamı yaratılıyor.

Görüldüğü gibi “birileri tarafından kasıtlı olarak tekrarlana tekrarlana” sonunda “yaban”ın aklında kalan da bu oluyor ki yapılan; son derece yanlış, haksız, kötü niyetli bir ayırım, sonuçta “Atatürk’e bağlılık gösteren Türkler” için de olumsuz propagandadan başka bir şey değildir. Bu kötü niyetli ayırım o kadar çok kullanılır hale gelmiştir ki bırakın büyük toplum kesimlerini “Müslümanlıktan ayrı” göstermeyi, Atatürkçü çizgide olan siyasi partileri bile “dinle ilgisiz veya din karşıtı” göstermek isteyenlerin de ağzından düşmez olmuştur.

DİN SUÇUDUR!

Oysa tekrarlamak gerekirse (Gülen iyi biliyor olmalı); asıl “dine karşı”olan şey “Müslümanları kendi kafasına göre bölmek ve dindarlık ölçüleri hakkında söz söylemek”tir. Bu nedenle “Kemalistlerin içinde Müslümanların, Müslümanlar içinde Kemalistlerin olmadığı gibi bir düşünceyi barındırdığı için yanlış” derken “Kimsenin bir başkasının veya herhangi bir siyasi görüşün içindeki insanların dini-inancı hakkında yorum yapamayacağını”, bunun “özellikle Müslümanlık’ta yasaklanmış olduğunu” da eklemezsek eksik kalıyor bence..Yanlış anlaşılma ihtimali hala ortadan kalkmıyor!

*****


‘Sorumluluk projesi’ olan magazin dergisi!

Magazin artık eskisi gibi sadece cemiyet haberleri vermek, sanatçı fotoğrafları yada TV görüntüleri yakalamak anlamına gelmiyor, sanat-kültür haberlerini, iş dünyasında neler olduğunu kusursuz şekilde işleyen, hatta “sosyal sorumluluk projeleri” yürüten magazin dergileri çıkmaya başladı. Ki çağdaş gazetecilik de bu demektir, bugüne kadar yapılanın dışına çıkmak, dünyadaki yenilikleri, gelişmeleri izleyerek bunları uygulayabilmek, kısacası “özgün ve farklı” olabilmek günümüzde medyanın temel sırrıdır bence..

Bundan önce yine kendisi gibi deneyimli bir magazin gazetecisi olan Salih Keçeli ile birlikte Batı’daki en kaliteli dergiler düzeyinde projeler üreten son olarak “Quality Magazine”i çıkarıp başarıya ulaştıran (bir fotoğraf ustası olarak da başarısı yadsınmayacak olan) Ünal Atılgan’ın bir süre önce ayrılarak tek başına çıkardığı; sayfalarını çevirerek okuyabildiğiniz,Türkiye’nin ilk dijital magazin dergisi “O La La Magazin” söz ettiğim farklılığı yaratan bir dergi.(Dijitalin yanında normal yayımlanmaya da başladı.)

Kendine özgü üslubu ve kaliteli haberciliği ile dikkatleri hemen üstüne çeken dergi şimdi de her sayısında “bir engelli okuyucuya” yazı yazdırarak engellilere destek vermeye başladı. Ben de böyle sorumlu girişimlere destek vermeyi görev bildiğim için bunu sizlere duyurmak istedim. Keşke her gazete, her dergi, her TV programı böyle adımlar atsa, değerli meslektaşım Ünal Atılgan’ı ve O La La Magazin’i kutluyor, başarılar diliyorum. Umarım daha çok projeler üreterek örnek olurlar!

*****


İzin isterim!

Sevgili okurlarım, çok uzun süredir hiç tatil yapmadım ve çoğu kez haftanın 7 günü köşemden ayrılmadım. Şimdi biraz kendime ve aileme zaman ayırmak ve dinlenmek istiyorum. Sizi tümüyle bırakmayacağım, arada siyasi yazılar kısa kısa olabilir (veya olmayabilir) ama genelde “şiddet” konusu, “sokak hayvanlarının çektiği sıkıntılar, bu konudaki genel ve bitmeyen ilgisizlik”, benim hayvan sevgim ve bununla ilgili gördüğüm-yaşadığım olaylar gibi yazılarımı okuyacaksınız. Öyle çözümsüz ve üzücü bir konular ki bunlar hepimiz katkı sağlamazsak hep böyle kalacak.

Şimdilik bana izin, hoşçakalın!

DİĞER YENİ YAZILAR