Kavga, tokat şovları!

Haberin Devamı

Artık hiçbir şey göründüğü gibi değil ya da en azından bana göre değil, hep perdenin arkasında neler olduğuna bakma duygusu var bende.. ‘Görünen bu ama gerçek ne’ sorusu.. Hiç de huzurlu bir durum değil haliyle, sürekli bir ‘anlamaya çalışma’ tedirginliği. Gördüklerimize, duyduklarımıza hemen inanabileceğimiz, dürüst siyaset yapılan, her konuda dürüstlükten şaşılmayacağına ve ‘adaletin de yerini bulacağına’ inanabildiğimiz bir ortamda yaşamak artık hayal gibi maalesef..

Örneğin; sık sık deprem olan, hem de binlerce kişinin bir defada öldüğü depremler olan bir ülkede, nükleer santral yapmanın tehlikeli olduğu bir ülkede inatla, hem de bir değil üç nükleer santral yapılmasındaki israrın nedenlerini keşke bilseydik. Bunun arkasında; daha önce ihmalleriyle büyük bir santral faciasına sebep olmuş Rusya gibi bir ülkeye önceden verilmiş sözler mi var, bunun için ödeme filan mı yapıldı ya da bazı Türk firmalarına para kazandırma niyeti mi var, onlara mı sözler verildi, hiçbirini bilmiyoruz.

HEP BİLMECE PEŞİNDE..

CHP eski genel başkanıyla ilgili bir taciz iddiası, nasıl olduysa oldu, bir Ergenekon soruşturması dalgasının içinden fırlayıverdi, bunun göründüğü gibi olmadığını.. İşin içinde yeni genel başkanı ve partisini yıpratma niyetli bir organize plan olduğunu ancak olayın gidişinden, taraflı olduğu bilinen kanallarda yapılan bazı israrlı program ve konuşmalardan, bir de daha önceki olaylardan anlıyoruz ama net olarak bilmiyoruz..

Yalova’da, eğer Valilik engel olmasa Bakanlık tarafından verilen “maden arama, işletme ruhsatları” nedeniyle “tam 7 milyon ağaç kesilmek isteniyor”, değerli ağaçlardan oluşmuş dev bir orman yok edilecek, bir bakanlığın bunu nasıl ve ‘gerçekte hangi nedenlerle’ yapmak isteyebileceğini bilmiyoruz. Sadece Valiliğin yaptığı yasal mücadeleye bakarak tahmin edebiliyoruz.. (Geçen yazımda rakamla yazdığım için 6 milyon 996 bin yerine ‘6.996’ olarak yanlış yazılmış, okurlarımız uyardılar, özürlerimle düzeltiyorum, ne yapayım öyle inanılmaz ki yazarken bile zorlanıyor insan!)

DEĞİŞTİRİLEMEZ MADDELER!

Daha ne bilmeceler var bu ülkede, say say bitmiyor.. Mesela, uzun süre önce daha Güneydoğu ile ilgili gerçek taleplerin, on binlerce cana malolan PKK terörünün gerçek nedeni saklanır ve “Kürt sorunu” adı altında tamamen ilgisiz şeyler tekrarlanıp dururken, bunların ‘kültürel haklar vs’den çok daha ciddi nedenlerle yapılabileceğini, sonunda (bazı köşelerde üstü kapalı olarak “neden dokunulamazmış, yakında sıra onlara gelecek” şeklinde dillendirildiği gibi) Anayasa’nın “değiştirilemez maddeleri”ne gelineceğini, asıl meselenin bu olduğunu’ birkaç kez yazmış, ekranda da söylemiştim, şimdi tam o noktadayız.

Ama “değiştirilemez maddelerdeki asıl değişikliklerin” nerelerde yapılacağını “ hükümetin yeni anayasa taslağı açıklanmadığı, açıklanacak gibi de görünmediği” için şu anda bilmiyoruz. Seçim sonuna kadar da öğrenemeyeceğimize neredeyse adım gibi eminim. Önce toplum olarak uzun bir ‘alıştırma, dönüştürme’ dönemine tabi tutulacak, olacaklardan çok farklı ihtimaller üzerine tartışmalar dinleyecek, seçimde oylarımızı ‘yakın gelecekte neler olacağını bilmeden’ kullanacak ve ancak seçimden sonra tepeden inme öğrenebileceğiz.

BDP NEYİ BEKLİYOR?

Bir süredir Öcalan ve BDP’liler yine bir yandan “seçim sonrasını işaret ederek, o zamana kadar beklemeyi bozmayacaklarını anlatarak” üstü kapalı tehdit ifadeleri kullanmaktalar. Bu “sesiz tehditler eşliğinde seçimi bekleme süreci” dikkat çektiği için arada bir BDP sertleşiyor, kimi yakalasa ona hakaretler savuruyor, bu da yetmiyor BDP milletvekilleri Nevruz gösterilerini bahane ederek elinde taşla polis aracına yürüyor, “Alçaklar, defolun” hakaretleri savrulup Başkomiser tokatlanıyor..

Ama işte bunlar adeta bir tiyatro oyunu gibi.. “Bakın aynı nefret havamız devam ediyor” imajı vermek ister gibi.. Referandumda “boykot ediyoruz” deyip de “Evet”i desteklemek gibi.. Kusura bakmasınlar ama tamamen şov havasında ve izleyen de bunu hissediyor. Uzun lafın kısası, artık Türkiye’de ‘sahnedeki oyun’lara inanmak pek zor, asıl senaryoyu öğrenmek için bilmece çözmeye devam. Karışık ve zor farkındayım ama en azından kendinizi “saf” yerine konmuş hissetmezsiniz!

DİĞER YENİ YAZILAR