Durup dururken, kendisini “hiç tanımadığını” söyleyen biri tarafından öldürülen gencecik bir eczacıydı. Hani o gazetelerde fotoğrafını gördüğünüzde içinizi “cız” ettiren, pırıl pırıl, geleceğe ümitle bakan gençlerden biri...
“Öldürüldü” yazıyordu o fotoğrafın altında... Koca bir hayata, bir ailenin; ananın babanın ömür tüketerek yetiştirdiği bir evlâda tek kelime:
“Öldürüldü”... Kıvanç Tokatlı’ydı adı öldürülen gencin... 2 yıl üstüste Lüleburgaz vergi rekortmeni olmuştu. Garip bir hikâyeydi; gencin sözlüsü katili tanımadığını söylüyor, Vakıflar Genel Müdürlük Müfettişi katil ise kadınla defalarca buluştuklarını anlatıyor, sözlü kız “tanımıyorum” diyor, katil aynı katta karşısındaki dairede oturuyor ve kızın babasıyla aynı yerde aynı işi yapıyor... Öldürülen genç, sözlüsünü arabayla evine bırakıp gidecekken kız “Hayır gitme beni burada bekle, sana pencereden el sallayayım” diyor ve o beklerken katil gelip (ruhsatsız silahla) vuruyor.
Kıvanç Tokatlı katilin kapısına çıkmıyor, haneye tecavüz/kişiye saldırı yok. Öldüren açıkça onun yanına gidip saldırıda bulunuyor.
Ölen gencin gözü yaşlı annesi Muradiye Tokatlı bize Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bakılan davanın tutanaklarını göndermiş “ağlayan mektubu” ile birlikte...
“Biz müebbet hapis beklerken 25 yıl öngörülüp, infaz yasasına göre de 1/3 oranında yatacağı bildirildi. Yani katil 7-8 yıl sonra serbest. Bu nasıl adalet ki durduğu yerde öldürülen bir insanın katilini serbest bırakıyor” demiş.
Anlattığına göre öldürülen kişi aksini iddia edemeyeceği için öldüren “Maktul tarafından telefonla hakarete ve tehdide maruz kaldım. Nitekim arabasından silâh çıktı” demiş.
AF ÇIKARTMAKTAN FARKSIZ!
Dün gazetelerde “İzmir’de kavga ettiği arkadaşına ateş ederken okula giden 15 yaşındaki Cennet Oğuz’un ölümüne neden olan hırsızlıktan sabıkalı 17 yaşındaki O.A’nın, yaşı küçük olduğu için 5 yıl sonra serbest kalacağı” haberi vardı.
İşe bakın ki 17 yaşında bir katil, silahı Red Kit’teki Dalton Kardeşler gibi salakça ve kolayca kullanabiliyor, arkadaşını öldürmek üzere ateş edebiliyor, hırsızlık yapabiliyor kısacası her türlü kötülüğe aklı eriyor ama 15 yaşında bir kızı öldürdüğü için ancak 5 yıl ceza alıyor.
Bu, yaştan kurtarmış. Diğer cinayet suçlarında devreye giren ve suçun cezasını üçte bire indiren infaz yasası var, atılan tahrik yalanları var; hakaret etti, tehdit etti, erkekliğime lâf etti, aldattı, önce o silah çekti, karıma lâf attı ve daha ne ararsanız.
Bütün bunların üstüne asıl önemlisi “İYİ HAL İNDİRİMİ” var. Katilin, tecavüzcünün iyi hali... Takım elbise giyip gözlerini kırpıştırıyor, boyunlarını büküyorlar zahir. Hakimler de “Bu katil artık iyi” diyor olmalılar. Katillerin hali iyi de, öldürdükleri insanların ve geride kalan yakınlarının hali hiç iyi değil. O ne olacak?
Hele ölen kadın ise durum on katı daha kolaylaşıyor; namusumu korudum, aldatmaya gidiyordu, cep telefonuyla mesaj yazıyordu... Zavallı kızın tırnaklarını söken cani de bu yalanları dizmedi mi sonra?
Böyle adalet olmaz. Olur sanıyorsanız ülkede cezayı kendisi vermeye kalkanların sayısındaki artışı tekrar hatırlatırım size!
Haram parayla kurban
Diyanet İşleri’nin sitesinde bir soruya “Gayrimeşru kazanılmış parayla kurban kesilirse geçerli olur” şeklinde cevap verilmiş.
Bu da herhangi bir hocanın kafadan yaptığı bir yorum olmalı. Kur’an’da böyle bir şey yazmaz. O konuda hiçbir şey yazmıyorsa o da böyle bir soru sorulabileceği imkânsız görüldüğü içindir muhakkak.
Diyanet İşleri soruyu tekrar incelemeli. Haram para, adı üstünde “haram” olduğuna göre onunla alınacak kurban da haramdır.
Böyle bir cevap insanlara tümüyle yanlış düşünceler verir. Kabul edilir gibi değil yani!

