Karına 2 tokat atmaz mısın?

Bir ülkede yapılan tartışmaların düzeyi kesinlikle o ülkenin insan kalitesinin, gelişmişliğinin de düzeyini gösterir. Bunu sık sık söylüyorum. Unutacak olursam hatırlatacak bir olay anında çıkıyor zaten

Haberin Devamı

Bir ülkede yapılan tartışmaların düzeyi kesinlikle o ülkenin insan kalitesinin, gelişmişliğinin de düzeyini gösterir. Bunu sık sık söylüyorum. Unutacak olursam hatırlatacak bir olay anında çıkıyor zaten. Ama bunlar öyle olaylar ki söylenenlerden genelleme yapmak bile acı veriyor bana.

Neden acı veriyor? Çünkü söyleyenler eğer başbakan veya yardımcıları değilse ya bir profesör veya bir bakan ya da milletvekili oluyor. O noktalara gelmiş kişiler bunu yaparsa diğerlerinden ne bekleyebilirsiniz?

Buyrun bakalım; söyleyen AKP milletvekili Hakkı Köylü. Ülkenin en saygın -olması gereken-kurumuna, milleti temsilen girmiş. Üstelik ülkenin ceza yasalarını hazırlayan Meclis Adalet Alt Komisyonu'nun başkanı olmuş Ve oradan "Her tahrik olayının hukuka aykırı bir eyleme dayanmayabileceğim" söyledikten sonra CHP milletvekili Orhan Eraslan ile "Karısına tokat atma" tartışması yapıyor.

"El ele dolaşmak hukuka aykırı bir eylem değildir. Ama karınızı yabancı biriyle el ele dolaşırken görseniz ne yaparsınız?"

Sorusu bu ... Eraslan "Bu boşanma nedeni olur, şiddet uygulamanın değil" cevabını veriyor ama Başkan (!) üsteliyor:

"Ne yani, gidip iki tokat atmaz mısınız?"

Eraslan yine doğru cevabı veriyor:

"Hayır, eğer eşim zorla götürülmüyorsa, rızasıyla gidiyorsa bu boşanma sebebi olabilir ancak."

Başkan'ın son sözü: "Sizin gibi adamları nereden bulacağız?"

Benim daha önemli bir sorum var: Bay Köylü gibi adamların bir hukuk komisyonuna, hem de en hayati yasaları hazırlayan bir komisyona nereden bulunduğu, nasıl bulunduğu...

Bununla da yetinilmeyip böyle bir anlayışın nasıl komisyon başkanı yapıldığı. Kim seçiyor bu komisyon üyelerini Allah aşkına? Özellikle bu anlayışta olanlar mı seçiliyor yoksa?

Artık buna inanmaya başlayacağız.

Beyefendiye öğretmiş olalım ki tokat bir şiddet olayıdır. Hakaret bir şiddet olayıdır. Hakaret ve tokatla cezayı kendisi veren anlayış ile silahı çekip vuran arasında fazla bir fark yoktur. Zaten o durumda tokatla başlayan bir "kontrolü yitirme" davranışı kolayca taraflar arasında bir kavgayı da başlatabilir. Olay kısacık bir sürede kolayca cinayete kadar varabilir.

Hukukta, Orhan Eraslan'ın açıkça söylediği gibi cezayı yargı vermelidir. Yine Eraslan'ın söylediği gibi aynı anlayış (ve "tahrikin ceza indirimine neden olması") töre cinayetlerinin de nedeni olmaktadır. Komisyon Başkanı'nın "tokatla cezalandırma"yı hak gördüğü ülkenin biraz daha uzak köşelerinde vatandaşlar kadını "herhangi bir nedenle öldürme"yi kesin hak olarak görmektedirler.

Genç kız ve kadınların kendi rızasıyla yaptığı davranışlar hiç kimse için tahrik nedeni sayılamaz. Çağdaş bir ülkede bu anlayışın savunulur tarafı yoktur.

Şiddeti açıkça savunan Alt Komisyon Başkanı Köylü'nün derhal bu görevden uzaklaştırılması da şarttır!

DİĞER YENİ YAZILAR