Kanunsuz ülkenin magandaları

Gözlerimin önünden gitmeyen bir fotoğraf karesi. Arabasında uyurken bir maganda kurşunuyla ölen küçük Ali'nin annesi bir sandalyede ağlıyor, baba önüne çökmüş onu teselliye çalışıyor

Haberin Devamı

O fotoğrafa bakarken Kim teselli edebilir ki bu bağrı yanık anayı? Bebeğini kucağına geri veremedikten sonra hangi söz onun acısını hafifletebilir?" diye düşünmüştüm. Ali gitti gider, maganda hâlâ bulunamadı.

Bulunsa ne farkeder ki? Muhtemelen onu da "Yeri nasılsa belli" diyerek serbest bırakırlar, içeri alsalar ne farkeder? Bu yasalarla 3-5 ay sonra salıverirler. O da olmazsa bir ara "af çıkar nasılsa.

Şu haberlere bir göz atin. Bodrum'da iki gazeteci kafalarında şişe kırılarak kan revan içinde bırakılıyor. "Zevk için dövdüm" diyen saldırganlar serbest..

Hamile eşlerini bebekleriyle birlikte öldürenler serbest, 11-12 yaşındaki kız çocuklara tecavüz edenler serbest.. Adalet, hukuk olmayınca bir ülkede eline tabancayı, bıçağı alan fırlıyor sokağa. Hiçbir neden bulamasa etrafa körlemesine, keyif için ateş açarak can alıyor. Cezası yok nasılsa. Böyle saçma sapan bir düzen düşünülebilir mi?

Kör kurşunların sahibini bulamıyorsunuz, diğer suçlular ise yasadaki boşlukları, yargılama sisteminin zaafiyetini bildikleri, önceden ezberledikleri için hafifletici nedenleri yakalandıkları anda sıralayıveriyorlar. Aklı bal gibi başında olanlar birden bire "aklî dengesi bozuk" hale ; dönüşüyor.

Öldürülen kendini savunamayacağı için "ağır tahrik'te bulunmuş oluyor. 60 yerinden bıçaklanan kadınlar "kocasını kıskandırmış, şüphe uyandırmış" oluyor. Tecavüz olayında mağdur çocuk bile olsa "kendi rızası ile" gelmiş oluyor.

Silâhlanma şartı
Kısacası Türk Ceza Kanunu'nün yetersizliği, zayıflığı ve o zayıf yasaların bile uygulanmayışı koca ülkeyi kanlı bir cadı kazanına çeviriyor.

Adalet Bakanı'na "Çıkın açıklayın, bu adamlar ne hakla serbest bırakılıyorlar" diye soruyorsunuz, Bakanlık'tan çıt çıkmıyor.

Küçük Ali'nin Iskoçya'daki cenazesinde rahip "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi için silâhsızlanmasını şart koşalım" demiş.

Bunu biz de en az o rahip kadar istemek, silâhsızlanmayı desteklemek zorundayız. Oğlunu bir arkadaş kurşunuyla yitiren Nazire Dedeman kurduğu vakıfla senelerdir bu konuda tek başına mücadele veriyor.

Vatandaşlarının güvenliğini sağlayacak bir adalet sistemi olmayan ve doğal olarak alti üstüne gelen ülkede hiç değilse magandalar silâh taşımanın karşılığında ağır bir ceza olduğunu bilmeliler. Ama o yasadan da önce adalete önem veren bir Adalet Bakanı'na ihtiyacımız var!

(Not: Şartlarımız muhteşem yani; Ulaştırma Bakanı'nın gemi işiyle başı dertte, Maliye Bakanı'nın devlete ait orman arazisinde kaçak evi var, Adalet Bakanı olaylara seyirci, Kadın ve Aileden Sorumlu Bakan'in ağzı var dili yok, neyle meşgul belli değil. Bundan iyisi olabilir mi?!)

DİĞER YENİ YAZILAR