Kanun budur işte!

Konu Burcu Bircan'ın uyuşturucudan ölümüyle gündeme gelmişti en son

Haberin Devamı

Konu Burcu Bircan'ın uyuşturucudan ölümüyle gündeme gelmişti en son. Memlekette yol geçen hanı gibi isteyen her türlü faaliyeti yapıyor, suçlular kol geziyor, uyuşturucu kaçakçıları gençlerimizin bir bir ölümüne neden oluyordu.

Cezalar yetersiz olduğu, kanunlarda suçlulara yardımcı boşluklar bulunduğu, mevcut yasalar da uygulanmadığı için her gün ayrı bir kâbusa uyanmaktaydı toplum.

Yavaş yavaş tekrar Türk Ceza Kanunu'na döneceğiz. TCK Alt Komisyonu yaptığı çalışmalarda Türkiye'yi suçlular cenneti, bir korku ülkesi olmaktan kurtaracak cesur ve olumlu kararlar alıyor. Uyuşturucu ticareti ile ilgili maddeler; imal eden ve satanlara 10 ile 15 yıl hapis cezası, kullanan ve satın alanlara 2 yıla kadar hapis cezası, bağımlılara tedavi, sıkı şekilde uzman denetimi gibi yaptırım ve önlem getirecek şekilde yeniden düzenlendi.

Trafik, hırsızlık, gasp, görevi ihmal gibi suçlara da benzer şekilde ağır cezalar getiriliyor. Kısacası bundan sonra hiç kimse, en ağır suçu işlediğinde dahi avukatıyla baş başa verip yasalardaki boşluklardan yararlanamayacak.

Gençlerimizin, insanlarımızın hayatı pamuk ipliğine bağlı olmayacak.

Bilerek suç işleyen veya kurallara, kanunlara uymayanlar en ince detayına kadar her ihtimal düşünülerek hazırlanmış kanunlar karşısında yargıya hesabını verecekler.

İki gün önce "haber" di; "Oxford Üniversitesi mezunu Ayşe Örtimur'u trafikte taciz ederek ölümüne neden olmaktan yargılanan sanık 1 milyar TL. kefaletle serbest bırakıldı."

Hakim, sanığın dosyasını Ağır Ceza'ya gönderiyor ama bir yandan da serbest bırakıyor. Çünkü mevcut yasaya göre suç oranlarını hesaplamak, delilleri toplamak çok güç.

Çıkacak yasaya göre ise "trafikte bilerek hata yaptığının anlaşılması" yüzde yüz suçlu kabul edilmesine yetecek.

Umarım "emniyet kemerini bağlamak" da daha ciddi yaptırımlarla garantiye alınır.

Uyuşturucu, trafik, ihmal, isteyenin silah kullanma özgürlüğü, hangi nedenle olursa olsun gençlerimizin ölmesine göz yummayalım artık.
Çektiklerimiz yeter!

Devlet cebimizin içinde!
Son günlerde nereye baksak Uzanar'ı görüyoruz. Haberlerin manşet malzemesi hep onlar. Hangi taşı kaldırsanız altından bir Uzan veya uzantısı çıkıyor.

Ve bu haberler beni ilgilendirmiyor. Sorun, bugüne kadar yapılanlara göz yuman, yumurta kapıya gelince mi desem, adam siyasete girince mi desem (ay falcı lâfına mı benzedi ne?) akıllarına "duruma el koymak" gelen devletin, emniyetin sorunu.

Bunu da bensiz hallediversinler(!)... Olayın beni ilgilendiren yanı zavallı İmarzedelerin düştüğü sıkıntı, aylardır çektikleri ızdırap... Devletten hortumlanan paralar... Bunların açığını biz, bu olayla hiçbir ilgisi olmayan millet ödeyecekken bir de el konan TV ve gazetenin bizim kesemizden sürdürülmesi...

Yukarda saydıklarımın hepsi yetmiyormuş gibi üstelik TV ve gazetenin iktidar partisinin yayın organı olarak kullanılması. Vatandaş köşesinde işini yapar, ayın sonunu getirmeye çalışır, çocuklarını okutacak imkân ararken, çifter çifter vergiler öderken şimdi bir de "yönetim yayınları" haline gelen kuruluşları yaşatmaya çalışacak.

Çile bülbülüm çile...

Belediye seçimleri yaklaşıyor, iktidar biraz daha oyalanırsa insanların aklına "Seçimlere kadar Star gazetesi ve TV'sini kullanıp sonra çaresine bakacaklar" düşüncesi gelecek. Gelmeye başladı bile.

Hükümetin "Gazete ve TV'nin satışı için derhal harekete geçmesi ve bunu açıklaması şart. "Paraya çevrilebilecek her şey" in satışa çıkarılmasını ve bu yükün biz vatandaşların omuzundan kaldırılmasını bekliyoruz.

Çileeee... Çileeee... Çile bülbülüm ÇİLE!!!

DİĞER YENİ YAZILAR