Kamu yararına (!) soygunlar

Haberin Devamı

Toplum hâlâ AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin belgeli, ispatlı büyük “rüşvet ve rant skandalı” nın şokunu yaşarken arkadan iktidar himayesindeki derneklerden biri olan Deniz Feneri’nin akıl almaz boyuttaki “soygun skandalı” ortaya çıktı.

Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 40 milyon Euro’nun çok üstünde bir bağışı “yoksullara yardım” diye topladıktan sonra bunun büyük bir kısmını da iktidara yakın Kanal 7 televizyonunun Almanya’daki şirketine, derneğin yöneticilerine ya da “yanına yıldız işareti koydukları” pek önemli herhangi kişilere aktarmışlar.

Bu derneklerin çoğu kez vatandaşların dinî ve insanî duygularını kullanarak para topladıkları biliniyor. Son soygunlardan anlaşılması (ve öğrenilmesi) gereken önemli bir nokta da “dini, inancı, yoksulu, yardımı, dayanışmayı” dilinden düşürmeyenlere (şehirlerin her köşesine mübarek Razaman’ı bile bu kavramları kullanarak istismardan çekinmeyen belediyeler başta olmak üzere) hemen inanmamak gerektiği...

Kendileri servet içinde yüzen kaynağı belirsiz paralarla lüks hayatın tadını çıkaranlar artık din istismarı yanında özellikle Ramazan aylarında hiç sıkılmadan yoksulların duygularını dahi “dayanışma-yardım” görüntüsü altında istismar edebiliyorlar.

Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin kimlerle ve nasıl bir dayanışma (!) içinde olduğu, duygu sömürüsüyle topladığı paralarla ne tür yardımlar (!) yaptığı ortaya çıkıyor. Bu dernek Bakanlar Kurulu kararıyla “kamu yararına çalışan dernekler” arasına alınmış. Ve Bakanlar Kurulu daha sonra derneği “İçişleri Bakanlığı, Valilikler veya Emniyet’ten izin almadan yardım toplayabilecek kuruluşlar” arasına katmış.

Demek adamlar halkı kamu yararına soyuyorlar, kızmamak lazım. Zaten Şaban Dişli de kamu yararına (!) TESCO market açsın diye yolsuzluk yapmıştı...

Kara mizah bir yana davaya bakan Alman yargıcın bile dayanamayıp muhasebecisine:

“Bu parayı cebe indirdin, ya da tatil masraflarını bu parayla karşıladın, yapılanın başka bir anlamı yok” dediği bir kuruluşa bunca kolaylığı sağlayan, özel imkanlar tanıyan Bakanlar Kurulu’nun da böylesine dev çapta bir soyguna katkısının, desteğinin hesabı sorulmamalı mıdır?

Kendileriyle bağlantılı dernek, kuruluş her neyse bunlara ayrıcalıklar sağlamaya nakit para yardımı alabilme, hazine arsa ve arazilerini almada kolaylık gibi kıyaklar yapmaya hakları var mı?

‘Yeter artık milleti soyup soğana çevirdikleri’ diyeceğim ama millet de artık aklını başına toplasın, her söylenene inanmasın kardeşim, o da yeter!
Yarın devam ederiz.

DİĞER YENİ YAZILAR