Kampanya mı, Şeytan’ın seyir defteri mi? Bunları gözden kaçırmayın!

Haberin Devamı

BDP-PKK KİMLE YANYANA- “Açılım” diye kimsenin görüşü alınmadan başlatılan ve sonra muhalefet partilerine “ne olduğu, kimlerle işbirliği yapıldığı bilinmeyen projeye destek” çağrıları yapılan girişim sürecinde BDP ve PKK ile, İMRALI ile anlaşmalar yapan ama sonra terör şehirlere sıçratılıp, terörün durması için “Özerk bölge, terör örgütüne af ve siyaset yapma hakkı, Anayasa’nın ‘değiştirilemez’ maddesinin değiştirilmesi” taleplerinin pazarlığı su yüzüne çıktığında, halkın şehitlere tepkisi iyice arttığında yapılan U dönüşünü...

-Hükümet üyelerinin bu KESKİN dönüşle yetinmeyip referandum öncesi akıl almaz bir planla BDP ve PKK’yı “CHP-MHP ve dahi YARSAV gibi binlerce yargıç-savcı üyesi olan bir meslek kuruluşuyla, medyanın eleştiri yapan kesimiyle yan yana getirmesini gözden kaçırmayın. Çünkü bu “açılım fiyaskosu”nu önemseyen halkı referandum sürecinde aldatma girişimidir.

BDP ve PKK ile pazarlığa oturan, Habur’dan PKK’lıları böylece getirten, “daha yüzlercesinin geleceğini” söylerken Öcalan’ın “Haydi bakalım sözünüzde durun, isteklerimizi yapın, yoksa başka PKK’lı gelmeyecek” demesiyle planları suya düşen, hemen arkasından BDP’lilerin “Türkiye’yi cehenneme çeviririz” tehditleriyle terörün artmasına neden olan; CHP-MHP-YARSAV veya medya değil, AKP hükümetidir.
Siyasetçi hiç değilse marifetini başkalarının üstüne yıkmayacak kadar dürüstlüğü topluma borçludur. Aslına bakarsanız BDP’nin “Evet” veya “Hayır” demek yerine referandumu boykot etmesi bile iyi düşünüldüğünde- bir işbirliğini göstermektedir. (Yarın yazacağım.)

ALEVİLERİ KIŞKIRTMA- Her konuda her detayı inceden inceye düşünüp referandumda istediği sonucu almak için kural tanımayanların Alevi vatandaşların “Hayır” demesini önlemek için Dersim olaylarını ısıtıp ısıtıp yeniden piyasaya sürmesi (sanki konu‘yüksek mahkemeleri de siyasi gücün eline verecek’ anayasa değişikliği değil de seçimmiş gibi parti rekabeti yapılıyor) dikkatlerden kaçmamalıdır.

İNATLA “EVET” MÜHRÜ- Referandumda “Hayır” demek isteyenlerin bile kâğıda “Evet” damgası basmak zorunda bırakılmasını, böylece yan yana “iki Evet” görüldüğünde “yanlışlıkla Evet sayıldı” denmesinin kolaylığını...

Anayasa’nın değiştirilemez maddeleri içinde olan “hukuk devleti” ilkesine bile “yargı bağımsızlığını ortadan kaldıracak maddelerle” el atılırken “Evet” yazan mührün değiştirilmesinin olay haline getirildiğini...

SEÇMEN SAYISI, SEÇSİS- Bu mühür konusuna yoğunlaşan muhalefet partilerinin hızla akan günler, haftalar içinde bilgisayarla toplama sisteminin ‘en usta bilgisayar uzmanlarının defalarca tekrarladığı gibi’ dışarıdan müdahaleye, hileye açık oluşu üzerinde fazla durmayacağını... Seçimlerin öncesinde milyonlarla artıp, sonrasında eksili veren seçmen sayıları, iki ayrı kurumdan farklı rakamlar verilmesi gibi çok önemli noktaları yine atlayabileceğini... Bu konularda YSK tarafından yapılan “Seçsis güvenlidir” gibi yanıltıcı açıklamalara inanmanın kolay geleceğini gözden kaçırmayın.
Muhalefet partilerinin bu bilgisayar uzmanlarını toplayarak görüşlerini duyurmalarını ve bilgisayarlı toplamayı güvence altına almalarını israrla isteyin.

GÜMRÜKTE REFERANDUM- Gümrük kapılarına referandum sandıkları haftalar öncesinden konup oylamalar aniden başlatıldığı halde örneğin Çeşme limanına gelen feribot ve gemilerdeki aonbinlerce yolcunun neden sandık bulamadığını sorgulamalarını sağlayın.

HAVUZLU VİLLA- Havuzlu villa polemiği ortaya atılıp referandum öncesinde tartışma ayyuka çıkınca “5 havuzlu villayı bir defada aldığı” daha önce defalarca yazılmış olan Başbakan’ın “aslında villayı kiraladığı”nın neden o günlerde açıklanmayıp bugün açıklandığını ve evlerin kime ait olduğunu sormayı unutmayın. (Daha önceki evinin kiracısının eski ortağı olduğu haberlerde çıktı.)

ŞAMAR OĞLANI- AKP hakkındaki miting konuşmalarına parti yöneticilerinden “şamar oğlanı değiliz” gibi tepkisel açıklamalar gelirken aslında bu konuşma ve suçlamaların benzerini kendilerinin de yaptığını hatta terör örgütü ile yakınlığı nanılmaz şekilde onlara transfer ettiklerini gözden kaçırmayın.

BOY POLEMİĞİ- Başbakan’ın “Boyumla uğraşıyorlar, boyum 1.85 tepe tepe kullanın” dediği tartışmanın aslında Bülent Arınç tarafından Kılıçdaroğlu’nun boyu ile ilgili alaycı bir konuşmayla başlatıldığını hatırlayın.
Arınç bu boy polemiği ile çok sayıda kısa boylu AKP’li bakana ve milletvekiline de hakaret etmiş oluyordu aslında.

ÖZKAN ve BALBAY- Ergenekon sanığı diye “imzasız ihbar ve iddialarla” cezaevinde yıllardır tutuklu bekletilen gazeteciler konusunda bugüne kadar tek kelime etmeyen ve hatta edenleri “darbecilik”le suçlayanların nasıl olup da referandum öncesi birdenbire “Onların sesine kulak vermek lazım” noktasına geldiklerini gözden kaçırmayın.

TSK PLANLARI- Türk Silahlı Kuvvetleri’ne aylardır kurum olarak “darbe planladı” etiketi yapıştırılmaya çalışıldığını, bu arada yapılan tahrik ve suçlamaların halkta tepki yaratmasını önlemek için; “kendi uçağını düşürme, camileri bombalama, kendi askerine saldırı düzenleme” gibi ispat edilemeyen ve edilemeyecek iddiaların ortaya atıldığını, bunların referandum öncesinde kullanıldığını unutmayın.

Hatta “referandumda Evet demezseniz ordu gelecek” gibi yalanların bile söylendiğini, ordunun en ağır şekilde ezildiği günlerde bile Genelkurmay Başkanı’nın “Demokrasiye bağlıyız, sabır göstereceğiz” dediğini bilin.

DOKUNULMAZLIĞI KALDIRMADILAR- “Bu Anayasa değişikliği ile daha çok demokratikleşiyoruz” diyen iktidarın demokrasinin temel şartı olan “milletvekilini milletin seçmesi”ni kabul etmediğini, milletvekilleri liderin sözünden çıkamayan birer robot yapmakta israr ettiğini, suç dosyası olan iktidar milletvekillerinin yargılanmasını sağlamadığını (dokunulmazlıkları kaldırmadığını) unutmayın.

SORUMSUZ VATANDAŞ- Bu da yetmez “suçlu vatandaş” demek lazım. Anketler referandumda oy kullanmaya gitmeyecek olanların büyük çoğunluğunun “eğer gitse Hayır oyu verecek” vatandaşlar olduğunu gösteriyormuş.
Bu kişiler ülkenin geleceği açısından seçimden bile büyük önem taşıyan referandumda oy kullanmamanın kendi vatanına ihanet sayılacağını unutmasınlar.
Böylesine önem taşımasa Fethullah Gülen ta Amerika’dan “gerekirse ölüler bile oy kullanmalı” dermiydi (tabi kendi istediği tercih için)?

EKSEN KAYMASI, ABD TELAŞTA- Aklınca dünyadaki İslami terörü “Atatürk’ün kurduğu laik, demokratik cumhuriyete sahip Müslüman çoğunluklu ülke” örneğini yayarak önleyeceğini sanan... Bunu gerçekleştirmek için “ılımlı İslam” projesini (BOP adıyla) uygulamaya koyarak Türkiye’nin laik rejimiyle oynanmasına göz yuman ABD’nin şimdi telaşa düşüp “Türkiye’nin eksen kayması ile ilgili raporlar” hazırladığını gözden kaçırmayın.
Referandumda Evet çıkarsa olumsuzluklara son nokta konmuş olacak!

DİĞER YENİ YAZILAR