Kahramanlarımızı onurlandıralım!

Haberin Devamı

Güneydoğu’da kar diz boyu ve gencecik askerlerimiz sınırda... Sırtlarında 50 kiloluk yükle, karlara bata çıka, soğukta titreyerek terörist arıyor, vatanlarının güvenliğini sağlamaya çalışıyorlar.

Çok şükür ki bundan tam 93 yıl önce Enver Paşa’nın emriyle ayakları, sırtları çıplak, karınları aç bir şekilde Sarıkamış yoluna çıkarılan ve çoğu donarak ya da açlıktan ölen onbinlerce askerden çok daha iyi durumdalar.

Ama yine de biz sıcak evlerimizde yeni yıla girerken onlar soğukta sınırımızı bekliyor olacaklar.

***


Genelkurmay Başkanlığı’nın internet yoluyla yaptığı “Sarıkamış Harekatı’nda şehit sayısı 90 bin değil, 60 bindir” açıklaması üzerine basında çıkan haberlerden sonra Prof. Dr. Bingür Sönmez bir açıklama göndermiş.

“Sarıkamış Dayanışma Grubu” Başkanı Sönmez son günlerde kendisinin de adının geçtiği bu yönde haberler üzerine bazı noktaları açıklama gereği duyduğunu söylüyor.

“90 bin şehit bir simgedir, patenti bize ait değildir... Kişisel görüşüm, bugün bu şehitlerin sayısını konuşmanın körlerin bir fili tarif etmeye çalışmasından farklı olmadığı şeklindedir” diyen Prof. Bingür Sönmez daha sonra Rus Yazar Paul Muratoff’un Türk kayıplarını 75 bin olarak tahmin ettiğini, General Hüseyin Işık’ın “Harekata katılan 118 bin askerden 18 bininin geri döndüğünü, hasta ve yaralılardan ise 10 bininin daha kurtarıldığını” belirttiğini (yani 90 bin şehit), İngiliz Binbaşı M. Larcher’ın kitabında “Türk ordusunun harekat sırasında 40 binden fazla esir, 90 binden fazla kayıp verdiğini” yazdığını, Liman Von Sanders’in ise “90 bin Türk askerinden 12 bininin geri döndüğünü” söylediğini anlatıyor. Bu rakamlardan farklı sonuçlar verenleri de yazmış.

Ve sonunda diyor ki;

“Bu konudaki rakamların farklılığı dikkate alındığında ortaya çıkan sonuç şudur; bizler bu savaşta ne kadar asker kaybettiğimizi hiçbir zaman kesin olarak öğrenemeyeceğiz. Kanımca şehit sayısı tartıştırılarak bazı gerçekler saptırılma yoluna gidilmektedir. 90 bin rakamının patenti bize ait değildir, Sarıkamış’ı Enver Paşa’nın sansürüne, tarihçilerin konuya olan ilgisizliğine rağmen ağıtlarıyla, türküleriyle unutturmayan halkımıza aittir.

UNUTULAN TARİH

Harekatın 90. yılında 90 bin şehidin Genelkurmay’ın himayesinde ve 2000 asker ile 2000 sivilin katılımıyla anılmış olması da bu sembolün kabullenilmesinde büyük anlam taşımaktadır. Aslında 90 bin bile oldukça mütevazı bir simgedir.”

Bugüne kadar tarihçilerin Rus, Alman ve Osmanlı arşivlerini araştırmadıklarını, Enver Paşa’nın el yazması anılarını okumak için 2006 yılına kadar beklendiğini, Murat Bardakçı’da bulunan “Harekata katılan 10. Kolordu Komutanı’nın günlüğü”nün incelenmesi gerektiğini de hatırlatan Bingür Sönmez çabalarının nedenini ise şöyle anlatıyor:

“Sarıkamış şehitlerinin bir gecede tek kurşun atmadan donarak yaşamını yitiren zavallılar olmayıp, iki hafta boyunca kahramanca savaşan, tepeler, köyler zapteden, süngü hücumu ile Sarıkamış’a giren ve bir gecede işgal eden kahramanlar olduklarını kamuoyuna anlata bilmişsek ne mutlu bize...”

3150 M’DEKİ ASKERLERİMİZ...

Yıllardır Prof. Sönmez’in öncülüğünde Sarıkamış’ta büyük kalabalıklarla yapılan “saygı törenleri, yürüyüşler, onarılan mezarlar, dikilen anıtlarla” şehitlerimizi hak ettikleri şekilde anan Sarıkamış Dayanışma Grubu bu yıl da aynı töreni yapıyor.

4-5-6 Ocak’ta çok sayıda gönüllü, Allahuekber Dağı’ndaki yürüyüşe katılmak üzere Sarıkamış’a gidecek. Talep o kadar fazla olmuş ki otellerde yer kalmamış. (İstiyorsanız siz de katılabilirsiniz.)

Türk Dağcılık Federasyonu da 28-30 Aralık’ta aynı amaçla 70 profesyonel dağcıyla birlikte Dağ’da binlerce metre yüksekliğe tırmandı. (Geçen yıl zorluklar nedeniyle 2800 m’den dönmüşlerdi. Harekat’ta askerlerin haritasız, rehbersiz olmaları nedeniyle 3150 m’ye çıktıklarını düşünecek olursak hangi şartlarda ve ne sıkıntılar içinde savaşa gönderildiklerini anlayabiliriz.)

Bu kahramanlarımızı onurlandıran herkese büyük teşekkür borçluyuz.

Tabii bugün Sarıkamış şehitleriyle birlikte Dağlıca ve diğer yerlerde ölen terör şehitlerimizi de rahmetle anıyoruz. Sınırda bizi bekleyen askerlerimizi Allah’a emanet ediyor, onların ve şehitlerimizin ailelerine sabır diliyoruz.

Yeni yıl hepsine ve ülkemize huzur getirsin.

Sevgili okurlarım sizlere de mutlu, sağlıklı bir 2008 yılı diliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR