Malûm, kadınların türban hakkını büyük bir şevkle savunan, türban yüzünden okuyamadıklarını her fırsatta dile getiren ama her nedense kendi eşlerini çalıştırmayan ve seçimlerde "kadın"ı sadece vitrin olarak kullanan bir iktidarımız var.
Bugün birçok büyük şehirde de kadınları aday gösterse kazanmalarını sağlayabilecek ama göstermeyen bir iktidar.
Daha önce de böyle değil miydi? Böyleydi, bir adım ilerlemiş değiliz.
Onun için ben bir kadını, hem de aydın, akıllı, başarısını mesleğinde ispatlamış bir kadın gazeteciyi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösteren ANAP'ı bu yönüyle takdir ediyorum.
Ve merak ediyorum, 'billboard'larda erkek adayların boy boy dev posterleri yer alırken Pınar Türenç neden yok?
Aslında başka merak ettiğim konular da var; örneğin AKP'li Maliye Bakanı' nın alenen çıkıp "Bize oy verirseniz Maliye Bakanı mutlu olur. Onun mutlu olması ne demektir bunu da bilirsiniz" gibi bir cümleyi nasıl sarfedebildiğini, siyaset tarihinde görülmemiş bu davranışların nasıl yapılabildiğini dehşetli merak ediyorum. Bu merakım nedeniyle Pınar Türenç'le konuştum, ona çalışmalarını ve karşılaştığı zorlukları sordum.
Kadın aday olarak partilerde yer almanın çok zor olduğunu, siyasi partilerin kadın konusundaki söylemleriyle eylemlerinin birbirini tutmadığını söyleyen Pınar Türenç bu çelişkiyi şöyle açıkladı:
"Kadınlara önem veriyorum diyen AKP, yerel yönetim seçimlerinde, ilçe ve beldelerde birkaç aday dışında kadına yer vermedi. CHP aynı şekilde kadınları önemsiyor ama Baykal'ın yanındakiler hep erkek aday ve siyasetçiler. Sadece Kadınlar Günü'nde onu öpenler kadın. Bu garip, çelişkili bir siyaset. Oysa Türkiye'de kadınlara fırsat eşitliği yaratan, eylemle bunu ispatlayan bir siyasete ihtiyaç var. İstanbul'da bir kadın başkan adayı Türkiye için, İstanbul için şans."
Ben olsam Güldünya ölür müydü?
Türenç, Türkiye'de şu anda kadınların yerel yönetimlerde yüzde 1 oranında temsil edildiğini, yani 99 erkeğe karşı bir tek kadının bulunduğunu, bunun da kadınların hayata dahil edilmemesi anlamına geldiğini anlatarak sözlerine devam etti;
"Şu anda ilk 4 parti önde ve içinde bir kadın var. Medya'da 'cesur kadın, cesur aday' şeklinde haberler çıktı, oysa bu bir zorunluluk. Eğer İstanbul'un benim gibi bir başkanı olsaydı Güldünya ölür müydü? Ben kadın sığınma evleri açtıracağım ve kadınlara özgürlük vereceğim. Bugün İstanbul'da alt gelir grubundaki kadınlar denizi bile görmüyor. Onlara kalabalık saatler dışında bedava otobüse binme hakkı vereceğim. İsteyen Gültepe'den binip Bebek, Beşiktaş gibi semtlere gidecek, çevreyi görecek, denizi görecek.
Eğer 29 Mart günü seçilme şansım olursa hedefim mutlu insan, güzel, modern bir megakent yaratmak olacak. Bugün İstanbul'da geriye dönük 10 yıllık hesapları görmek mümkün değil. Oysa bu şehirde Belediye yılda 7 katrilyon harcıyor, hesapları görmek
vatandaşın hakkıdır."
On yılda 7.5 km. uzunluğunda bir metro ulaşımı sağlanabildiğini, bunun komediden farksız olduğunu, İstanbul'da 10 milyon nüfusa günde 10 milyon saat kaybı yaratıldığını söyleyen ANAP adayı Pınar Türenç "Metro ağı kurmadılar, denizi de etkin şekilde kullanmadılar, kısacık bir metroyla övünüyorlar" dedikten sonra sözlerini şöyle bitirdi;
"Hyde Park, Central Park gibi büyük parklar, gençlere spor sahaları, bisiklet yolları, özürlüler için dolaşım kolaylığı, yeni pazar yerleri, halkın ihtiyacı olan her şeyi gerçekleştireceğim.
Bu konuda iddialıyım."
Ben Pınar Türenç'i bütün kalbimle destekliyorum. Atina'da kadın belediye başkanı başarılı oluyor da İstanbul'da neden olmasın? Siyaset değil, kişiler yarışabilseydi Pınar'ın şansı çok daha fazla olurdu, biliyorum. Ne yazık ki bizde böyle değil.
Ama en azından kadınlar durup bir kez daha düşünmeli!
Kekemeler için bir haber!
Bir okur mektubu: Cemile Çetin Hanım "Bu mektubu size yüzlerce anne adına yazıyorum" diyerek bir haberi duyurmak istiyor.
Cemile Hanım'ın biri 10, diğeri 13 yaşında iki oğlu varmış. İkisinde de olan kekemelik sorunu için başvurmadıkları yer kalmamış, hiçbir sonuç alamamışlar. Bir yıl önce kekemeliği bilgisayar programı ile tedavi eden KONUŞMA MERKEZİ'ne gitmişler ve bu merkez sayesinde çocuklar yıllardır kendilerini anne-baba olarak kahreden bu sorundan kurtulmuşlar.
Şimdi Cemile Çetin bu durumda olan sayısız insanın da Konuşma Merkezi'nden haberdar olmasını istiyor. Telefonunu vermemiş ama herhalde 118'den bulmak mümkündür. Veya; 'cemilecetin-63@hotmail.com' e-posta adresinden ona ulaşabilir ve sorabilirsiniz.
Çocuklarınıza geçmiş olsun Cemile Hanım!
Kadınsız ülkenin kadın adayı
Malûm, kadınların türban hakkını büyük bir şevkle savunan, türban yüzünden okuyamadıklarını her fırsatta dile getiren ama her nedense kendi eşlerini çalıştırmayan ve seçimlerde "kadın"ı sadece vitrin olarak kullanan bir iktidarımız var
Haberin Devamı

