Kadınlar ortada yok... Ve bir erkek!

CHP İzmir Milletvekili Erdal Karademir her zaman Meclis'e yerinde ve güzel soru önergeleri verir ve bunları yazarlara da gönderir. Son gelen önerge Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu için verilmiş, konu: Kadın sığınma evleri...

Haberin Devamı

CHP İzmir Milletvekili Erdal Karademir her zaman Meclis'e yerinde ve güzel soru önergeleri verir ve bunları yazarlara da gönderir. Son gelen önerge Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu için verilmiş, konu: Kadın sığınma evleri...

Hani şu, son dönemde de yenisi açılmayan ama mevcutların ismi "Türk kadını onurludur, sığınmaz" denerek "Kadın Konuk Evi" ne çevrilenler...

Erdal Karademir önce 5393 sayılı Belediye Yasası'nın 14. maddesinde "Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000'i geçen belediyelerin" kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açmasının görev ve sorumlulukları arasında sayıldığını hatırlatıyor. Sonra da CEDAW uluslararası sözleşmeşinin gereğini... CEDAW Komitesinin hükümetten sığınma evlerinin yaygınlaştırılmasını, bunların açılma kararının yerel yönetimlere bırakılmamasını ve hükümet tarafından üstlenilmesini istediğini...

Ve soruyor: "Bu istek doğru ise, söz konusu talebe ilişkin ne gibi bir çalışma gerçekleştirilmiştir?"... Karademir aynı önerge içinde belediyelerin ekonomik kaynaklarının sınırlı olması ve birçok başka nedenle konunun belediyelere bırakılmasının doğru olmadığını vurguluyor, belediyelerin elinde bu iş için program, uzman personel ve denetim imkânları olup olmadığını, bu yasa kapsamında açılan sığınma evi olup olmadığını da soruyor.

Tümüyle çok doğru, hatta bugüne kadar gereken önem verilmediği için veya STK'lar seslerini yeterince duyuramadığı için geç kalmış sorular.
Meclis'te o kadar kadın milletvekili varken konunun bir erkek tarafından ısrarla gündeme getirilmesi ilginç. Ama öte yanda kadının insan hakları ve şiddete uğrayan kadınların korunmasında kadın/erkek ayırımı olmayacağı da bir gerçek.

Erdal Karademir'e teşekkürler. Bir de yine CEDAW, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer sözleşmelere uymayan dev bir Medeni Kanun haksızlığı var. Ecevit Hükümeti döneminde bir gece yarısı gizlice Meclis'ten geçirilen, "Yasalar geriye işlemez" yalanıyla 17 milyon kadına haksızlık yapan Mal Rejimi Yürürlük Maddesi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in bu konuda sözü vardı ama kadınlara bir türlü sıra gelmiyor.

Karademir bu konuyu bir soru önergesine çevirirse haksızlığa uğrayan kadınlar ona minnet duyacaklar.

Kimbilir belki böylece ülkenin kadın nüfusu sonsuza kadar beklemekten de kurtulur!

Özür ketçap değildir!
Geçen akşam Comedymax kanalındaki Becker isimli dizide çok hoş bir espri vardı, Doktor Becker'in devamlı gittiği restoranın sahibi olan genç kadın Doktor'a şöyle diyordu:

"Özür dediğin şey ketçap gibi değildir. Bir hatayı sık sık tekrarlayıp üstünü özürle örtemezsin"

"Özür dilemek büyüklüktür" deriz, özürleri genelde kabul ederiz ama gerçekten de her üç günde bir aynı hatayı tekrarlayan birinin özrü ne kadar geçerlidir bilmem.

Nereden aklıma geldi; Tayyip Erdoğan'ın, "devleti temsil eden birine" ve hatta "milleti de temsil eden bir başbakana" yakışmayan argolu konuşmalarının en argosuna muhatap olan çiftçi tam bir U dönüşüyle özür dilemiş. Gerçi özrü fazlaca "iktidar-muhalefet" vurgusu içeriyor, üstelik "Başbakan'in çiftçiye müjdeli haber vermek için Mersin'e gittiğini bilmediği için onunla böyle konuştuğunu" söylüyor ama yine de aferin... Vatandaşların da düzgün bir üslupla şikayetlerini siyasetçiye iletmeleri daha doğrudur. Peki şimdi özür sırası Başbakanda mı? Her ne kadar böyle ciddi mevkiler için mazeret olamazsa da sinirli olduğu için böyle konuştuğunu söyleyen Başbakan, olgun davranarak özür dileyen çiftçiden sonra bu ve diğer argo sözleri için toplumdan özür diler mi?

Bir soru daha var aklımda...
Erdoğan bu tartışmadan sonra bazı tarım ürünlerinin primlerinin yükseltildiğini açıklamış... Bu acil değişikliğin nedeni çiftçiye verdiği tepkinin bütün çiftçileri kırdığı düşüncesinin etkisi mi, yoksa yakında seçim mi görünüyor ve seçim yatırımı yapılıyor sorusunun cevabını da merak etmiyor değilim.

Köy okullarına yardım!
Show TV'nin 4 trilyon toplanan okul kampanyası harikaydı. Biz de kendi çapımızda gayreti sürdürüyoruz...

Meğer köy okullarından gelen yardım isteklerine cevap verecek bir kuruluş varmış. Haberimiz olmadığı için ben hep bu köşeden haber veriyorum, okurlarım da eksik olmasınlar adı geçen okulları donatıyorlar.

Merkezi İstanbul'da olan ve Ankara ile İzmir'de de şubeleri bulunan Köy Öğretmenleri ile Haberleşme ve Yardımlaşma Derneği 2000 yılında Olimpiyat Komitesi'nin "Fair Play" ödülünü almış. Hak etmişler, bundan daha iyi "fair play" olur mu?

Derneğe; üyeler, bağışsever vatandaşlar, Vehbi Koç
Vakfı ve Washington Türk Kadınlar Derneği destek oluyor. Keşke diğer büyük kuruluşlar, iş adamları ve STK'lar da olsa... Herkes üç kitap, biraz para, bilgisayar vs. yardım yapsa kaç okul donatılır...

KÖYHD bu güne kadar 36 köy okulu, bir kız öğrenci yurdu, bir anaokulu ve ana sınıfı, 87 okul kütüphanesi, 27 okula fen laboratuvarı yaptırmış. Birçok köy okulunun ders araç-gereç ve kitap ihtiyacını karşılamış, çok sayıda ortaöğretim ve üniversite öğrencisine burs sağlamış.

Yardım talep eden okulların müracaat etmesini istiyorlar. Adres: İskenderoğlu Sokak, Onur Apt. 17/3 Şişli, İstanbul. Tel: 0212 247 59 05

DİĞER YENİ YAZILAR