Kadınlar Cehennemi'nin son kurbanı!

Pazar günkü yazımda; Türkiye bir kadın cehennemi midir, böyle mi adlandıralım bundan sonra?'diye sormuştum

Haberin Devamı

Pazar günkü yazımda; Türkiye bir kadın cehennemi midir, böyle mi adlandıralım bundan sonra?'
diye sormuştum.

Kadınlara, kız çocuklara tecavüz ediliyor, öldürülüyor ama hiç birinin tecavüzcüsü veya katiline gereken ceza verilmiyor. Kendi aile fertleri tarafından; ensest ilişki sonucu hamile bırakılan kız çocukların yine aile kararıyla ölümü bile doğru dürüst araştırılıp suçlular cezalandırılmıyor. Kızlar okula gönderilmiyor; babalar "15 yaşında nasıl olsa evleneceğini" söylüyor, 10 yaşındaki kızlar evlendiriliyor, genç kadınlar kocaları tarafından baskıyla şiddetle ölüme gönderiliyor ve bu suçların hiçbiri hak ettiği cezayı almıyor.

Bütün bunların yanında erkekler tarafından katıksız savunulan tek bir kadın hakkı var; "türban"... Din bahanesiyle kadını aktif yaşamdan çıkarmak...

Ceza kanunlarının medeni ülkelerdeki gibi olması, kadına karşı şiddet uygulayanların en ağır şekilde cezalandırılması için senelerce uğraştık. Nihayet "değişti, cezalar arttı" dediler. Sevindik. Şimdi uygulamaya bakıyoruz, eskisinden beter. Ne katili daha fazla ceza alıyor, ne tecavüzcüsü, hırsızı.

"Kadınlar Cehennemi Türkiye nin son kurbanı pembe umutlarla evlendiği insanın (insan denebilirse) tekmeleri, kayınvalidesinin hakaretleri sonunda canına kıyan

17 yaşındaki Emine... Allah kahretsin!! Bu vahşi, kompleksli, yamyamdan beter insanlar en ağır cezalan hakediyor.

Nasıl da pınl pırıl gülümsüyor fotoğrafında... Anasının, babasının kuzusu, gencecik yaştaki bir kıza hangi vicdansız böyle davranabilir? Hangi insaflı erkek kendisi kadar güçlü olmayan, henüz ergenlik döneminde bir kıza güç gösterisinde bulunabilir.

Üstelik balayında?
Adalet Bakanı daha fazla susamaz. Görevi; televizyonlarda, basın toplantilan ve bildirileriyle yeni kanunların, bu şekilde şiddete başvuranları ve yasaları çiğneyerek kız çocuklara baskı yapanlan bekleyen cezaların halka duyurulmasını sağlamaktır.

Emine'nin kocası Yasin Gürerer'in intihara neden olmak ve tekmeyle kadın dövmekten nasıl bir ceza verileceğini de duymak istiyoruz.

Aynca... Bu adamlar, psikolojik tedavi görmeden kesinlikle toplum yaşamına dönmelerine izin verilmemeli!

Meclis'te "şiddet komitesi" kuruldu!
Yasalara rağmen kadına karşı şiddetin hızla artıyor olması, sonunda Meclis'in sağduyulu milletvekillerini harekete geçirdi demek ki...

İçinde Gaye Erbatur gibi, kadınlarla ilgili yasaların çıkması için yoğun gayret sarfetmiş milletvekillerinin de bulunduğu (namus cinayetleri ve kadına yönelik şiddet konusunda) bir Meclis Araştırma Komitesi kurulmuş.

Namus cinayetlerinin nedenlerini, sonuçlarını, istatistikleri inceleyecek olan komisyon "kadına yönelik şiddet" in önlenmesi için yapılacak çalışmalarda "ekonomik şiddet"e de ağırlıklı olarak yer verecekmiş.

Umarız Komisyon kadına yönelik şiddete yol açan ve kurtulma imkanı da vermeyen önemli nedenlerin kadının ekonomik açıdan güçsüz bırakılması; eğitim hakkının elinden alınması, eğitim yapanların "eşit iş fırsatı"nın olmayışı, eğitimli ve eğitimsiz kadınların 17 milyonuna "Medeni Kanun Mal Rejimi"nde yapılan haksızlık ve tabii namus cinayetlerinin yeni TCK'da töre cinayetlerinden ayrılarak "hafifletici nedenler" getirilmesi olduğunu inceler ve bunların değiştirilmesine katkıda bulunur.

Yoksa kadınların karşılaştığı çağdışı baskı ve haksızlıklar aynen sürecek gibi görünüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR