Kadınlar ayakta, kıyamet kopuyor!

Dün “Rahşan Affı”ndan da söz ettiğim, Türkiye’yi esir alan adaletsizlikle ilgili ‘Vahşi Batı’dan farksız’ başlıklı yazıma gelen tepkiler durmak bilmiyor, adeta küçük çapta bir ayaklanma yaşanmakta!

Haberin Devamı

Dün “Rahşan Affı”ndan da söz ettiğim, Türkiye’yi esir alan adaletsizlikle ilgili ‘Vahşi Batı’dan farksız’ başlıklı yazıma gelen tepkiler durmak bilmiyor, adeta küçük çapta bir ayaklanma yaşanmakta!

Aynı gün yazımın karşısında, 5. sayfada çıkan “Talihsiz bebeğin annesi özel koğuşta. Adli Tıp yeni rapor verdi: Bebeğe tecavüz var” haberi ile onun yanındaki “Van’da silah zoruyla evli kadına tecavüzden tutuklanan sanık, tecavüz ettiği kadının kocasına 16 yaşındaki kızını verdi” haberleri de bu ayaklanmayı tetikleyen diğer olaylarla birlikte insanların sabrını iyice taşırdı.

Önceki gün; serbest bırakılan kapkaççı ve katil haberleriyle, çocuk pornosu suçlularının haberi yanyanaydı, dün bu iki dehşet verici haber...

Özellikle kadın okuyucular gerekirse sokaklara döküleceklerini söylüyor: “Artık bu hukuksuz, adaletsiz, rezaletin ayyuka çıktığı ülkede yaşamak istemiyoruz. Ya şerefimizle normal vatandaş gibi yaşayalım ya da toplu olarak kapılarına dayanalım” diyorlar.

Bana “Bir hareket başlatın; imza kampanyası, e-mail bombardımanı, yürüyüş, ne olursa. Bunu ancak siz yaparsınız, biz de katılırız. Bitsin artık bu çağ dışı insanlık skandalları” önerisinde bulunanların sayısı az değil.

Onlara bütün kalbimle hak veriyorum, bir toplumu adaletsizlik, hele de yeryüzünde eşi benzeri görülmeyecek, kadın-erkek-çocuk-bebek herkesin can/mal/namus güvenliğini sıfıra indiren bu tür bir adaletsizlik kadar yaralayan, can evinden vuran bir başka hayati sorun yoktur.

DİBE VURMAK BUDUR!
Eskiler bu duruma “ahlâkın tefessüh etmesi” derlerdi, “tümüyle yok olması” anlamında... Gerçekten de ülkede hukukun uygulanmaması, hırsızın, katilin, tecavüzcünün HER TÜRLÜ KOLAYLIK SAĞLANARAK cezasız bırakılması, sokaklara salıverilmesi bir de üstüne TV’sinden, dergisinden, gazetesinden sapkınlığın bin çeşit örneğinin marifet gibi sunulması, skandal yaratan insanların medyatik yapılarak, reyting kazandırılarak, şımartılarak ödüllendirilmesi işte ahlakı sıfırladı. Sorumluları mutludur umarım, misyon tamamlanmıştır.

İşe yavaş yavaş başladılar, arsızlığı, sorumsuzluğu giderek arttırdılar, şu anda onlar zirvede... Rezalet, skandal, ahlaksızlık da!

Senelerdir yazıp duruyoruz, yine tekrarlayalım; medya bu konularda görevini yapmadığı gibi, toplumun iyice dejenere olması açısından, sırf reyting ve reklâm gözeterek ve kalitesizliğe prim yaptırarak büyük rol oynamıştır. Hâlâ da aynı sorumsuzluğa devam etmektedir.

Hiç ama hiçbir ülkede Türkiye’deki ilkelliği; şarkıcının, türkücünün türlü çeşitli abukluğu, skandalı program diye yutturduğunu göremezsiniz. Hiçbir ciddi medya kuruluşu buna izin vermez.

İŞTE İSTEDİĞİNİZ ADRESLER!
Bebek N.N.B. olayına ve tecavüzcünün “kızını tecavüz ettiği kadının kocasına vermesi” olayına SUSMAYACAĞIZ.

Ben yıllar önce TCK değişiklikleri sırasında yasaları “çocuk tecavüzlerinde çocuğun rızası aransın” şeklinde değiştirmek isteyen iki hukukçuya “Böyle kanun çıkarmak isteyenler ruh hastasıdır” diye yazdığım için 15 milyar TL. ceza ödemiştim.

İyi ki demişim, verdiğim para da milletime helâl olsun. Bıraksak onlar bunu bir de yasa haline getirmek istiyorlardı.

İstediğiniz; Başbakan Erdoğan ve Adalet Bakanı Çiçek’in mail adreslerini veriyorum. “Bu işin peşini bırakmayacağız” diyenler adil bir ülke istediklerini onlara iletebilirler.

Ben peşini bırakmayacağım!

Başbakan Erdoğan:
receptayyip.erdogan@basbakanlik.gov.tr

A. Bakanı Cemil Çiçek:
cemilcicek@adalet.gov.tr

*****

“Kıskanç” ve “Geniş”
Sevgili Ardahanlılar çok kızmışlar. Ayın 4’ünde gazetemizin 5. sayfasında bir internet sitesinin yaptığı “kıskançlık anketi” yayınlanırken haber “En kıskanç il Şırnak, en genişi Ardahan” şeklinde çıkmış. Bu habere de günlerdir tepki mektupları geliyor.

Ardahanlılar “Biz kıskançlığın ilkel benlik olduğuna, medeni toplumlarda yer bulamayacağına inanmaktayız. Büyük şehirlerin bile göbeğinde insanlık dışı töre cinayetlerinin yaşandığı bir ülkede böyle ilkel bir düşünce ve yargının güzide ilimiz Ardahan’da olmaması takdire şayandır” diyor ama kullanılan “geniş” tanımının yanlış anlamalara neden olacağını, bunun yerine “medeni, modern, uygar, kıskanç olmayan” gibi tanımların kullanılması gerektiğini söylüyorlar.

Ayrıca anket sonuçlarının bu şekilde yorumlanmasının “töre, kıskançlık ya da namus” adı altında cahilce işlenen cinayetleri doğal gösterdiği veya teşvik anlamına alınabileceğini belirtiyorlar.

Onlara hak veriyorum, dilimizde bazı kelimelerin anlamı zamanla çok değişti ve “geniş” sözcüğü de tamamen yanlış anlamaya neden olabilir. Ama gazetecilikte bazen haber başlık veya spotları daha dikkat çekici olsun diye bu tür uç ve tezat kelimeler kullanılabiliyor.

Ardahan’la ilgili gerçekten medeni anket sonucunu ve Ardahanlılar’ın bu olaydaki medeni tutumlarını kutluyor onlara sonsuz sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Anket sonucu, gurur duyulacak bir sonuçtur. Ve yazılan “geniş” tanımını yanlış anlayan varsa bu sadece anlayanın sorunudur, geriye kalanlar şüphesiz bu sonucu saygıyla değerlendireceklerdir.

DİĞER YENİ YAZILAR