Kaçaznuni’nin itiraflarını unutmayın

Cumartesi akşamı bir ev davetinde TESEV Başkanı Can Paker’le karşılaştım. Yakında Ermeni iddiası ile ilgili olarak Paker’in de içinde olduğu bir grup ABD’ye gidecekmiş

Haberin Devamı

Cumartesi akşamı bir ev davetinde TESEV Başkanı Can Paker’le karşılaştım. Yakında Ermeni iddiası ile ilgili olarak Paker’in de içinde olduğu bir grup ABD’ye gidecekmiş. Bu konu üzerinde görüş alışverişinde bulunarak başladığımız ikili sohbet, sonunda neredeyse gecenin bitimine kadar sürecek bir toplu tartışmaya dönüştü.

Herkes soykırım iddiasının ABD Temsilciler Meclisi’nden geçmesi ihtimaliyle çok yakından ilgili, bu açıkça görülüyor.

ABD’ye gidecek olan grupta Ermeni sorununu çok iyi bilen tarih uzmanları ve diplomatlar da vardır umuyorum. Zira ancak onlar Osmanlı döneminde tehcir sırasında ihmal ve hataları görülenlerin cezalandırıldığını, çok sayıda idam cezası verildiğini, İngilizler’in Malta sorgulamalarında “soykırım olduğuna dair” bir ipucu bulamayışlarını anlatabilir. Ermenistan’ın ilk Başbakanı Kaçaznuni’nin “Hepimiz Türkler’in düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık. Türkiye’den ‘denizden denize Ermenistan’ talep etmekteydik (...) Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti (...) Türkler tehcir konusunda doğru karar verdi (...) Barış teklifini reddettik (...) Herkes bizi kandırdı (...) Buna rağmen Türkler çok alicenap davrandı” şeklindeki “1923 Parti Konferansında” yaptığı konuşmayı hatırlatabilir.

Sorun ancak bunlar yapılarak çözülür. Ve tabii uzmanların dediği gibi Uluslararası Adalet Divanı’na veya bireysel olarak AIHM’ye başvurularla... Her ülkede “politik pazarlama örgütleriyle” işbirliği kurarak, devamlı bir “doğru pazarlama” sağlayarak.

Aksi takdirde bir adım ileri, iki adım geri, sürekli kaybetmekteyiz. Dikkat gerekiyor!

***

Cem Adrian konseri!
Türk pop müziğindeki gelişmemizi dikkatle izliyor, destekliyor ve bununla gurur duyuyorum biliyorsunuz.

Star TV’deki “Her Açıdan” programımın sanat ağırlıklı ikinci bölümünde de büyük ölçüde yetenekli ve hakkıyla başarılı olan pop müzik sanatçılarına ayrılmıştır.

Sansasyona, magazin desteğine gerek duymadan yükselenlere...

İki hafta önce sıradışı sesi, müziği ve tekniğiyle Cem Adrian programdaydı, hemen sonrasında gelen telefon ve e-postaları görmeliydiniz. Onu tekrar izlemek isteyenler, zamanın yetmediğinden şikayet edenler, “hemen CD’sini almaya koştuğunu” söyleyenler...

Fazıl Say’ın takdiri ve desteğiyle müzik dünyasına giren Cem Adrian gerçekten de yeteneğiyle büyük başarıları hakeden genç sanatçılardan biri... Hayranlarına bu akşam saat 22’de Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde vereceği konseri de duyurmak istiyorum. Jaz’dan soul müziğe değişik müzik türlerini birleştirecek ve en sevilen aryaları 4.5 oktavlık sesiyle söyleyecekmiş.

Sonradan “Nasıl kaçırdık” demeyin!

***

Güç değil, imkânsız!
Bir kadın yazar için “Kadınlar hakkında sizden daha iyi konuşacak kimse yok” sözleriyle konuşma daveti almaktan daha büyük bir mutluluk olabilir mi?

Bu yıl yukardaki gurur okşayıcı sözleri 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle sık sık duydum. Türk Kadınlar Birliği, İstanbul Kadın Kuruluşları gibi en büyük kadın örgütlerinin, diğer illerden daha küçük kuruluşların ve birçok üniversitenin yaptığı ısrarlı davetler beni onurlandırdı.

Bana kalsa birinden öbürüne koşar ve hepsinde Türkiye’de kadının dünü ve bugünü, yapılanlar ve yapılması gerekenler hakkında konuşur, elimden gelen her türlü şekilde yardımcı olmaya çalışırdım. Ama haftanın 7 günü yazarak ve bir de son derece önemli konuları işleyen ve zor hazırlanan televizyon programı yaparak başka konuşma ve koşturmalara zaman ayırmam güç değil imkânsız oluyor.

Ben Kadınlar Günü’nü “kadınlara 365 gün yararlı olmaya çalışarak, gerçekleri duyurmaya, çözümlere katkıda bulunmaya gayret ederek” kutluyorum.

Bu yıl panellere katılamayacağımı duyurmanın, benim yerime baştan bir başka konuşmacı düşünmeleri ve zaman kazanmaları açısından yararlı olacağını sanıyorum.

Hepsine sonsuz teşekkürler, gönlüm onlarla olacak. Emeğim de her zaman yanlarında!

DİĞER YENİ YAZILAR