Konya Selçuk Üniversitesi'nde okuyan Oktay Ungan isimli bir genç okurum (19) çok önemli bir mail göndermiş.
"Aslen Aydınlı'yız" diyen Oktay bir W kanalında izlediği "Danıştay suikastini protesto" gösterisinde kendisini rahatsız eden görüntüyü şöyle anlatıyor:
"... Protesto eden kişiler arasında başörtülü bir hanım var, sonra protesto o hanıma yöneliyor: 'Eğer bizdensen o örtüyü hemen çıkar'... Kadın İsrarla olayı protesto için geldiğini, bunu sadece dinin gereği olarak taktığını söylüyordu ama sonunda İsrarlara dayanamadı ve örtüyü çıkardı. Çevresindekiler onu alkışladı, hatta birçok bayan gitti yanaklarından öptü ve daha neler, neler... Türkiye bu kadar zor bir zamandayken bence bu olay çok yanlış(...) Ruhat Hanım şu soru hep kafamı kurcalıyor, neden bu kafanın dışındaki örtü yerine içindeki düşünceler önem görmüyor?? Yıllardır gündemi bunlar meşgul ediyor, birçok kişi tanıyorum ideoloji için değil, dinin gereği için takan, bunu laiklik çerçevesi içinde gerçekleştiren ve Atatürk olmasaydı bu ülkenin ne kadar zor duruma düşeceğini ve dinlerinin gereğini yapamayacaklarının farkında olan..."
Bu akıllı, olayları en açık şekliyle gören gencin mektubu şu cümlelerle bitiyor:
"Ben sağduyulu davranıyorum ve provokasyonlara kanmıyorum, benim için örtü değil, kafanın içindeki düşünceler önemlidir. Çünkü ancak bütün o düşünceler Türkiye'yi medeni, her kesimden insanın kaynaştığı, üretken, laik, refah seviyesi yüksek bir toplum haline getirebilir."
Bravo Oktay Ungan... Bin kez bravo sana!
Devam edecek...
Da Vinci Şifresi... İzlemelisiniz!
Cuma akşamı bir arkadaşımdan cep telefonuma "Da Vinci Şifresi'ni hiç beğenmedim, yarısında çıktım1 diyen mesaj geldiğinde ben filmin yarısındaydım. Ve Etiler D-Point Cinecity sinemasının rahat koltuklarında büyük bir ilgiyle izlemekteydim.
İsa'nın daha önce bir insan, bir fani olarak kabul edilirken sonra "Allah'ın oğlu" şeklinde tanımlanmasıyla ortaya çıkan din kavgalan, İsa'nın Magdalena'lı Meryem ile beraberliği ve çarmıha gerildiği sırada onun hamile olduğu iddiası, Leonardo da Vinci'nin "İsa'nın Son Yemeği" tablosunda Maria Magdalena'ya yer vermiş olması ile "Kutsal Kase" ilişkisi, bütün şifrelerin bu Kutsal Kase'ye bağlanması ve tüm esrar...
Bence gayet ilgi çekici (ki ne kadar zor film beğendiğimi bilirsiniz) ve sürükleyici. Her ne kadar Audrey Tautou isimli arkadaş Sophie rolünde biraz renksiz ve donuk kalmışsa da Tom Hanks'i izlemek başlı başına bir zevk (yaşlandıkça çok daha iyi oluyor bu adam).
Ayrıca "Zihin görmek istediğini seçer" gibi önemli bir vurgudan sonra bunun tek bir "simge" örneğiyle açıkça anlatılması, tarikatların ve beyin yıkayan din kurumlannın her dinde insanları nasıl yönlendirdiğinin ve kullandığının görülmesi açısından da önemli bir film Da Vinci Şifresi!
Bodrum'un en güzel oteli!
Fotoğrafını geçen yaz bir dergide görmüş ve öyle beğenmiştim ki elimde olsa anında oraya ışınlanmak isterdim. Ama sanıyorum o günlerde henüz inşaat halindeydi.
Geçen hafta bir günlüğüne Bodrum'a gidince 'Yarım saat için bile olsa Yalıçiftlik teki Kempinski Oteli göreceğim' diye tutturdum. Ve ne yaptım ettim, karanmı uyguladım.
Aman Allah'ım, o ne oteldir? O nasıl güzelliktir? 5000 metrekare üzerine kurulmuş onlarca masaj odası, hamam ve saunalarıyla krallara layık nasıl bir SPA'dır, turkuaz mavisi denizle aynı ufuk çizgisinde inşa edilmiş nasıl bir dev havuzdur?
Kalıp keyfini çıkaramadım tabiî ama o gün, bugündür aklımdan çıkmıyor. Bugüne kadar yurtdışı ve içinde gördüğüm tüm otellerin en güzeli olan Bodrum Kempinski oteline bu yaz mutlaka gideceğim.
Hiç değilse masaja, havuza girmeye... Siz de görmeye çalışın, bana hak vereceksiniz.
İşte en büyük yanlış!
Konya Selçuk Üniversitesi'nde okuyan Oktay Ungan isimli bir genç okurum (19) çok önemli bir mail göndermiş...
Haberin Devamı

