Taksim'deki Atatürk anıtı gündüz başka, gece başka bir bakımsızlık görüntüsü içinde... Gündüz hiç temizlenmediği, kuş pislikleri içinde olduğu dikkat çekiyor. Hava karardıktan sonra ise aydınlatılmadığı...
Bunlar yetmiyormuş gibi anıtın tam karşısına konan dev reklâm panosunda "orkid"den "prezervatife kadar ne isterseniz reklâmı yapılıyor.
Her bakışımda "İyi ki fazla anıtımız yok" diyorum kendi kendime... Fransa, İngiltere, italya gibi ülkelerde adım başı diktikleri, çoğu altın kaplamalı muhteşem anıtları nasıl özenle, pırıl pırıl koruduklarını, hava kararır kararmaz en güzel şekilde aydınlattıklarını hatırlayınca içim eziliyor.
Çeşmeleri, tarihi özelliği veya dikkat çekici bir mimarisi olmayan camileri, askeri okulları ışıklandıran ama anıtlarını bakımsız bırakanlara öfke duyuyorum.
Tabiî olay sadece Taksim'le sınırlı değil, Arif Deveci isimli okurumuz da "diğerlerini" hatırlatmış: "Bir kent düşünün; tarihi yarımada içersinde surlarının üzerine afişler asılsın, çiviler çakılsın, anten takılsın, yanında ateşler yakılsın, içinde büfeler açılsın (Süleymaniye/Eminönü)... Bir yönetim düşünün; tarihi kalıntıların etrafına Ramazan'da atlı karınca yerleştirsin (Sultanahmet). Çemberlitaş Anıtı'nın tamiratını iki senede bitirmesin. 'Boğaz bizim incimiz' desin ve o inciye sahip çıkamasın. 'Çarpık yapılaşmaya göz yummayacağım' desin ve her gün kaçak katların çıkılmasını seyretsin (Tarabyaüstü/Sarıyer).
Böyle idareye 'göreve geldiğinden beri ne yaptın? Madem yapamayacaktın oraya neden çıktın' demezler mi?"
Arif Deveci de eksik söylemiş: Bunlara bir de resim-heykel müzelerinin bakımsızlığını, en değerli sanat eserlerinin kırılıp dökülerek elden gittiğini eklersek son dönemde tarihe, sanata, kültüre, çevreye verilen önem(!) anlaşılmış olur sanıyorum.
Asıl soru şu: Bunları da kaybedince ne yapacağız? Sorumluları uyarıyorum!
"Bypass"lılar kayak şöleni!
Kalp Cerrahı, Dr. Bingür Sönmez benim kahramanlarımdandır. En zor şartlarda bile kurtardığı hayatları, 85 yaşında bypass ameliyatı yapıp bir hafta içinde turp gibi evine gönderdiği, "stand" takarak delikanlıya çevirdiği hastalan defalarca gördüm.
İşte bu, sabahlara kadar hastanesini terk etmeyen, Yoğun Bakım'ı, ameliyatlı hastalarını izleyen ünlü cerrahın, o "bypass"lı hastalarını dağlara tırmandırdığını hatırlayacaksınız, medya günlerce vermişti.
Sloganlarının: "Bypass'lıyız sağlıklıyız" ve "Bypass'lıyız, Ağrı Dağı'na da çıkarız, kayak da kayarız" olduğunu söyleyen Bingür Sönmez şimdi, dünya çapında ses getirecek, belki de dünyada ilk kez denenecek yeni bir projeyle ortaya çıkıyor: 'Bypass'lılar kayak şöleni... Türk Kalp Vakfı'nın 30. yılı münasebetiyle; Vakıf, Clup Bypass Başkanı Dr. Sönmez ve Kayak Öğretmenleri Derneği'nin ortaklaşa düzenledikleri şölen 19 Mart Cumartesi günü, Uludağ'da yapılacak.
Kervansaray Otel, indirimli rezervasyonlar yapıyormuş. Herhalde çok eğlenceli bir gün olacak, kayak severlere ve eğlenmek, aynı zamanda sağlık konusunda önemli bir başarı gösterisi izlemek isteyenlere duyuruyorum.
İrtibat için Tel: 0212- 220 89 10
Kervansaray adi: 0224- 285 21 87/6 hat
TEMA'nın kutlaması
"Kadın için belki de yapılacak en güzel benzetmeyi yapıp, yaşamın kaynağı toprağa 'Toprak Ana' ismini vermişiz. Ancak Toprak Ana'ya da, kadına da hak ettiği değeri nedense bir türlü verememişiz" diye başlıyordu TEMA'dan gelen 8 Mart kutlama mektubu;
"... şahsınızda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, size ve 'Toprak Anamıza 10 Milyar Meşe' projemiz kapsamında '9 Meşe Tohumu' hediye ediyoruz" cümlesiyle bitiyordu. Ve tabiî her seferinde olduğu gibi adıma yazılmış bir "projeye katılım sertifikası" da göndermişler.
Bu sertifikaları çerçeveleyerek salonumun duvarına asıyorum. Benim için güzel bir tablodan farksız onlar, bakınca aynı zevki veriyor. Bugüne kadar, başta TEMA olmak üzere kurum ve kuruluşların, dostlarımın adıma diktirdiği ağaçlarla bir ormana sahip olduğumu tahmin ediyorum (kiraz ağacı ekselerdi ihraç eder, ağaç dikme mutluluğunun üzerine bir kazanç daha eklerdik diye de düşünmüyor değilim bazen!!. Ne dersiniz TEMA?)
Mektupla birlikte bir kutu da, kendi ürünleri olan karışık bitki çayı göndermiş TEMA. Bu çayların her çeşidi Migros, Gima, Carrefour gibi mağazalarda satılıyor. Gelirin tümü "erozyonla mücadele" çalışmalarında kullanılıyor.
Bunlardan alın, hem kendinize hem de doğaya yarar sağlamış olursunuz. TEMA'ya sonsuz teşekkürler!
İstanbul tarihten arındırılıyor mu?
Taksim'deki Atatürk anıtı gündüz başka, gece başka bir bakımsızlık görüntüsü içinde... Gündüz hiç temizlenmediği, kuş pislikleri içinde olduğu dikkat çekiyor. Hava karardıktan sonra ise aydınlatılmadığı...
Haberin Devamı

