İstanbul Belediyesi’nin ani yardım atakları!

Ardı ardına gelen yardım ve spor haberleri... Hepsi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden geliyor. Diğer AKP’li belediyelerde de benzer faaliyetler var da duymuyor muyuz, yoksa sadece İBB mi bu kadar yardımsever kesildi orasını bilmiyoruz

Haberin Devamı

Ardı ardına gelen yardım ve spor haberleri... Hepsi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden geliyor. Diğer AKP’li belediyelerde de benzer faaliyetler var da duymuyor muyuz, yoksa sadece İBB mi bu kadar yardımsever kesildi orasını bilmiyoruz.

Önce 600 izciyle başlayıp 3-4 yılda 15 bin izciye ulaşan bir izcilik merakı ortaya çıktı. Araştırınca bunun diğer belediyelerde de benzer şekilde yürütüldüğünü gördük.

Her yıl giderek katlandığına göre seneye belki de bu rakamı 30 bine çıkaracaklar. Dile kolay 15 bin genç (yarının seçmenleri) ve 15 bin aile (15 bin x 4 belki, her ailenin normalde en az 3-4 kişi olduğunu düşünürsek) aynı zamanda partiyle yakınlaşacak, memnun edilecek, eğitilecek, sempatizan olacak.

Sonra İstanbul Belediyesi’nin yardım çekleri duyuldu. Bu yıl Ramazan’da iftar çadırı kurulmayacak, onun yerine Belediye’nin seçtiği ailelere 25 YTL’lik yardım çekleri dağıtılacakmış.

Çok önemli bir haber ama üzerinde durulmuyor. Ramazan çadırından isteyen her yoksul faydalanabiliyor. Ama yardım çekleri seçilen ailelere verilecek. Peki bu tercihi ya çoğunlukla AKP’yi destekleyen aileler yönünde yaparlarsa?

Öyle olmasa bile bu çekler aynen AKP’nin seçim öncesi dağıttığı reklâm poşetleri, yardımları gibi partili Belediye’nin reklâmı yerine geçmeyecek mi?

Sonra 9 bin öğrenciye bisiklet, 700’den fazla amatör spor kulübüne kıyafet, çanta ve diğer malzeme yardımları...

Bütün bunlar milletin vergileriyle, onların cebinden alınan paralarla yapılmıyor mu?

Peki Sayın Kadir Topbaş, sanki para partisinin kasasından çıkıyormuş gibi bunun harcamasına bu kadar keyfî şekilde nasıl karar verebiliyor?

Bir yanda ülkenin terörle iç içe yaşayan bölgelerinde yollar asfaltlanmadığı, yapılıp bitirilmediği için mayınlarla ölen askerler...

Diğer yanda bitirilmeyip yarım bırakılan geçitlerden uçan araçlar...

Bin türlü eksik, gedik... Diğer yanda milletin parasını seçim bütçesi gibi harcayan belediyeler.

Ben vatandaş olarak itiraz ediyorum, yalnızca izlemiyorum; yapamazsınız, hakkınız yok diyorum.

Yok mu başka itiraz eden?

*****

Yalan rüzgarı!
Başladı mı bu rüzgar, durmaz. Katar önüne sürükler herkesi...

Madem ki yalanlar yutuluyor, herkesin yutturacak bir yalanı çıkar.

İşte insanlık dışı işkencelere maruz kalan Meryem Sak’ın olduğu iddia edilen mektuplar. Güya “tırnaklarını söküp vücudunda sigara söndüren, beynini dağıtan” acımasız kişiye “karın” imzasıyla aşk mektupları yazmış.

Önce “kendisi istedi” yalanı atıldı, sonra... Epeyce sonra mektuplar çıktı ortaya.

Normal bir insanın (ki kızcağız deli değil), normal şartlar altında 14 yaşından beri tecavüzüne ve şiddetine uğradığı birine böyle mektuplar yazması mümkün müdür?

Hangi akla, mantığa sığar?

Bu tür davalar bizde her davada olduğu gibi 10 dakikada bitmemeli... Bekleyen çok dava olabilir ama özellikle “örnek teşkil edecek” böylesi vahşet davaları inceden inceye araştırılmalı.

Yoksa çok yazık olacak bu topluma!

Ateş beni şaşırtıyor!
Eski Diyanet İşleri Başkanı, VATAN yazarı Süleyman Ateş’in yazılarında bazen çok şaşırtan açıklamalarla karşılaşıyorum. Zaman zaman aynı noktalar okuyucuların da dikkatini çekiyor.

Salı günü de “Kelime-i tevhid” den söz ederken önce “Bazı tarikatlarda” diye başlayan bir örnek vermiş, sonra da belli bir tarikatın ismini vererek onların ne dediğini söylemiş.

“Kelime-i tevhid”i açıklamak tarikat reklâmı yapmadan, özellikle de belli tarikatların ismini anons etmeden yapılamıyor mu diye merak eden okur telefonları, mailleri geldi.

Ben de soruyorum, belki sütununda açıklar.

Önceki gün “okurların ısrarı sonucu” yazdığı ve benim sorularıma karşılık niteliğindeki yazıyla ilgili olarak da en kısa zamanda yazacağım, merak eden ve mail gönderen okurlarıma duyurmuş olayım. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ile Süleyman Ateş’in türbanla ilgili verdikleri kısa ve acele cevaplar asla yeterli değil, bunları da yazacağım.

DİĞER YENİ YAZILAR