İngiltere'nin en etkili gazetelerinden Independent'in Türkiye muhabiri Meriel Beattie'nin 10 Kasım izlenimleri sizin de gurur duymanıza neden oldu mu bilmem. Ben yalnız gurur duymakla kalmadım, iliklerime kadar bir mutluluk duygusu da hissettim.
"Saat 09.04... Ankara'nın Kızılay Meydanı'nda trafik ve kalabalık her zamanki gibi. Taksiler, minibüsler birbirinin yolunu kesiyor, herkes acele ediyor. Saat 09.05... Atatürk'ün öldüğü dakika. Tüm trafik durdu. Otobüslerden, araçlardan inenler hareketsiz kaldı. İnsanlar oldukları yerde ayakta hazırola geçti. Sırtları her zamankinden dik, başları hafifçe öne eğikti. Atatürk'ün başkent seçtiği bu kentte siren sesleri duyuluyor, direksiyonlarının başında kalanlar kornalarına basıyorlardı. Bir dakikalık saygı duruşu bittiğinde omurgalar gevşedi, insanlar kaldıkları yerden günlerine devam etti. O sırada büyülenmiş gibiydim, şaşırdım ve benim ülkemde bu kadar saygı duyulan bir lider olmadığı için utandım."
Bu kadar samimi ve güzel bir anlatım olabilir. Ölümünden 67 yıl sonra hâlâ dünya liderlerinin, dünya vatandaşlarının hayranlık duyduğu, adını saygıyla andığı bir lideri kendi insanlannın da hâlâ aynı sevgi ve özenle yaşatması onları nasıl etkiliyor. Diğer toplumların sahip olamadığı böyle bir kahramana sahip olmak bizim için nasıl gurur duyulacak bir ayrıcalık...
Independent muhabirinin sözleri bana Atatürk'e saygısızlık yapabilen veya senenin birkaç günü anılmasından bile rahatsız olanları hatırlattı. Biraz utanmışlar mıdır dersiniz?
Belki Beattie'nin kendi adına utanması onları da kendi adına utandırmıştır kimbilir...
Aynı muhabirin Kızılay'daki türban reklâmı yapan afiş için söyledikleri de ilginç.
Başörtülü fotoğraftaki kadın mankenin göz süzerek bakması, yüzündeki makyaj ve ifade de besbelli onu şaşırtmış. Bu mankenin geçen ay aynı yerde duran deri kıyafetli mankenden daha güzel ve tahrik edici olduğunu ifade ediyor.
Fotoğrafa bakın ve siz de söyleyin, haksız mı? Eğer türban, karşı cinsin dikkatini çekmemek üzere takılıyorsa (ki öyle) o zaman bu makyaj ve bakışların anlamı ne? Nasıl oluyor da "bir portre"cik deri kıyafetli bir kadın fotoğrafından daha seksi bulunabiliyor?
Bir yanlışlık var ortada ama ne?
Bilenler bilmeyenlere!
Yaşam temposunun hızlanmasıyla unutulan veya artık önemsenmemeye başlanan ama aslında önemini de hiç yitirmeyen görgü kurallarını naçizane hatırlatmaya devam ediyoruz. Fırsat buldukça...
Çalışmayan veya bol vakti olanların çalışan insanları telefonla, ziyarette uzun süre meşgul etmesi yanlıştır. İyi niyetle olsa bile bu zaman kaybının karşınızdakini zor duruma düşürebileceğini unutmamak gerekir.
Yavaşça öldürür
Amerika'da ve AB ülkelerinde sigaraya karşı öyle büyük bir savaş açıldı, üretici firmalar davalarda öyle dehşet rakamlar ödemek zorunda kaldılar ki artık paketlerin üstüne ne yazacaklarını şaşırmış durumdalar. İşte dün döndüğüm seyahatimde dikkatimi çeken birkaç paket üstü uyarısı:
"Sigara içmek yavaş ve acılı bir ölüme neden olur."
"Sigara cildin yaşlanmasını hızlandırır."
"Sigara içmek sizi ve etrafınızdakileri tahribeder."
"Sigaradan vazgeçmek kalp ve ciğer hastalıklarını azaltır."
"Sigara hamilelerde bebeğin sakat doğmasına neden olur."
"Sigara öldürür."
Bugünlük yeter mi?
Independent muhabirinin izlenimleri bizi uyandırabilir mi?
İngiltere'nin en etkili gazetelerinden Independent'in Türkiye muhabiri Meriel Beattie'nin 10 Kasım izlenimleri sizin de gurur duymanıza neden oldu mu bilmem
Haberin Devamı

