Independent... Doğruları ve yanlışı

The Independent gazetesinin, Londra'da kanlı terör eylemlerini yapan teröristlerin fotoğraflarına Bush ve Blair'in karikatürlerini yerleştirmeleri iyi bir buluş

Haberin Devamı

The Independent gazetesinin, Londra'da kanlı terör eylemlerini yapan teröristlerin fotoğraflarına Bush ve Blair'in karikatürlerini yerleştirmeleri iyi bir buluş. Zira Bush, kendi vatandaşlarına acımasızca toplu katliam yapan Saddam'ın indirilmesini başlangıçta samimiyetle ve Ortadoğu'ya demokrasi getirilmesi için istemiş olabilir. Yeniden seçilmesi kendi vatandaşlarının da buna inandığını gösteriyor ama doğrusu kitle imha silahlarının çıkmaması ve Bin Ladin ailesiyle geçmişteki ilişkileri akla da bin tane soru işareti getirmişti... Ayrıca hesapları tutmadığı için Irak şu anda eski halinden çok daha beter durumda olduğu gibi çok sayıda masum insan da bu savaşta hayatını kaybetti. (Bizim açımızdan baktığımızda ise Irak'ın işgali sonrasında verdikleri cesaretle, PKK terörünün eski hızıyla hortlamasını sağladılar.)

Bu nedenlerle Bush o karikatürde Blair'le birlikte yer almayı fazlasıyla hak ediyor. Ama öte yanda The Independent'ın bu şekilde teröristlerin yaptığını meşrulaştırmak, onlarca yüzlerce masum insanı yok eden eylemlerinin "Irak savaşına makul bir misilleme" olarak kabulünü sağlamak açısından yanlış olduğuna inanıyorum ben... Gazetecilik öyle bir sorumluluk gerektiriyor ki birden bire uluslararası sansasyon yaratacak ve gazeteye reklam sağlayacak bir karikatür bile sonucu çok iyi düşünülerek yayınlanmalı... Öte yanda bütün bu ciddi sakıncasına rağmen "basın özgürlüğü" ve "cesareti" adına takdir edilecek bir olay Independent'in yaptığı ve Blair'in bunu kabulü...

Hep yazdık, kedili Tayyip Erdoğan karikatürü konusunda da defalarca hatırlattık, ingiltere ve birçok Avrupa ülkesinde siyasetçiler, krallar, kraliçeler kendileriyle ilgili medya şakalarına tepki, alınganlık göstermezler. Normali de budur... Türkiye'de bırakın bu normali, basın getirilen akıl almaz cezalarla kalem oynatamaz haldedir.

"Cesaretle gelince... Türk basını hiç bir dönemde bu dönemdeki kadar iktidar yağcılığına soyunmamışlar. Bu yağcılık nedeniyle iktidarın yapmak zorunda olup da yapmadığı icraatlar, çıkarmak zorunda olup da çıkarmadığı yasalar üstü örtülerek bekletilmekte ve hiçbir itiraz duyulmamaktadır.

Medya, kaç gündür yazmakta olduğum şu "Milli Mücadele dönemi basını ile benzerliği" durumundan bakalım ne zaman çıkacak?

Musibetsiz olmaz!
Herhalde en çok atasözü olan milletlerden biri biz olmalıyız Boşuna değil, en çok ihtiyacı olan da biziz...

Yaz başından beri şu jet-ski ve sürat motoru çılgınlığı defalarca gazete haberi oldu. Metin Şentürk bile jet ski ile, yüzen insanların arasında tur attı... Biz defalarca uyardık, dinleyen olmadı.

Ü nedeni olabilir bunun;

1) Anlayışımız kıt

2) Gösteriş merakı, özenti ve görgüsüzlük iyice çığrından çıkmış halde...

3) O kadar benciliz ki başkalarının yaşamını tehlikeye atmak bile bize vız geliyor.

Tabii başıboş, kontrolsüz, denetimsiz bir ülkede yaşadığımız için de önlem, yaptırım filan yok.

İşte nihayet Bodrum'da bir sürat teknesi Dışişleri'nden bir bürokratı başından ve sırtından yaralayarak hastanelik etti. Şimdi önlem almayı, yasak koymayı düşünebilirler belki...

Ancak "bir musibet" aklımızı başımıza getirir çünkü bizim... Hâlâ, 2005 yılında da... Ne acı...

Yine de, bu şımarıklık bir çok insanın canına mal olmadan önlenebilirse buna da şükür diyelim!

Havai fişek görgüsüzlüğün daniskası!
(Bu ve yukarıdaki yazı ayrı zamanlarda yazıldı ama göreceğiniz gibi sonunda hep aynı duyguya geliyorum.) Herşeyin, ama herşeyin suyunu çıkarmak, mide bulandırana kadar abartmak şart mıdır?

Hiçbirşeyi tadında bırakamayacak mıyız biz?

Şu havai fişek olayının artık iyice tadı kaçtı. Düğünde, nişanda, doğum gününde, evlenme teklifinde... Deliye hergün bayram, at atabildiğin kadar.

İnsanlara evinde sakin, sessiz oturmak bile haram oldu bu yüzden. Ben her seferinde savaş çıktı, hava taarruzuna başladılar sanıyorum.

Şimdi de konserlerde havai fişek! Enrico Macias konserinde havai fişek patlatmışlar, inanabiliyor musunuz... Herhalde adam "Bunlar ne görgüsüz, ne şaşkın şeyler" demiştir içinden. Dünyada örneğini göremezsiniz zira bu görgüsüzlüğün...

Yeter artik... "Ayranı yok içmeye" bir ülkede bu gösterişlere de gerek yok. Özentimiz bol biliyoruz ama şu havai fişek saçmalığına bir son versek diyorum!

Duvarlara "havai fişek atan görgüsüzdür" yazsak çare olur mu acaba?

DİĞER YENİ YAZILAR