Sanki laik rejimi korumakla görevli kurumların ya da laikliğin korunmasını isteyenlerin derin devlet saçmalıklarıyla, Ergenekon’la “genel” bir bağlantısı varmış gibi Başbakan Erdoğan ve Kültür Bakanı Günay’ın “Kapatma davası Ergenekon’un önünü kesmek için açıldı” sözleri etmesinden hemen sonra...
Sanki cumhuriyeti ve laik rejimi savunanların böyle bir bağlantısının olduğu kanıtlanmak istenir gibi o çizgide isimler sabahın 4.30’unda gözaltına alındı.
Kendi çıkışlarına bakılacak olursa bir “karşı hamle”yi çağrıştırıyor ister istemez...
Ben her kim olursa olsun “Yargı karşısında yaptıklarının hesabını vermesi”nden yanayım. Suçsuz olanın suçsuzluğu nasılsa ortaya çıkacaktır.
Ama burada zamanlama kadar enteresan iki durum daha söz konusu... Ortada Ergenekon’la ilgili bir iddianame, bir dava bile yok ama bitmeyen bir soruşturma var. Bunun yanında bir de “gizli olduğu söylenen bir soruşturmanın detaylarını ve yakın gelecekte olacakları” her nasılsa çok iyi bilen ve anlatan bazı gazeteciler!
Bu konuda elbette çok şey söylenebilir ama (ne olur ne olmaz) ben bugün “kapatma davası ve tarafsız yargı” konularına değinmek istiyorum.
Eğer taraf tutmakta kesin kararlıysanız gerektiğinde “demokrasilerin olmazsa olmazı hukuk”a, yüksek mahkemelere bile karşı çıkabilir; “Ama efendim nereden biliyoruz biz hukuken yetkili makamların tarafsız olduğunu, ispatlasınlar bize” gibi abuk ötesi sorular sorup, istekler ileri sürebilirsiniz.
Nitekim içinde bulunduğumuz günlerde bu soru ve istekleri “demokrat, liberal” olduğunu iddia eden yazar veya akademisyenlerin ağzından bolca duymak mümkün...
İyi ama o zaman, aynen AKP’nin “elinde imkan ve fırsat olduğu halde” bundan 1-2 ay önce Anayasa’da “parti kapatılması” ile ilgili maddeyi diğerleriyle birlikte değiştirmeyi neden düşünmediği sorusu gibi bu soruyu da neden daha önce sormadıkları gelir gündeme...
Örneğin; “Hakimler ve Savcılar Kanunu” değiştirilmediği için hakim ve savcıların geleceğinin, haklarında verilecek kararın direkt Adalet Bakanı’nın elinde olduğunu, böyle bir yargının bağımsız değil, Hükümet’e bağımlı olacağını ben defalarca yazdım. Ama Hükümet’i destekleyen “demokratlar”dan bu konuda hiç ses çıkmadı.
Madem ki işinize gelmediği zaman Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Anayasa Mahkemesi gibi en yüksek yargı mensubu ve kurumlarının “tarafsızlığını” sorguluyorsunuz, eğer tutarlı iseniz neden bugüne kadar “Hakimler ve Savcılar Kanunu değişsin, yargının tarafsızlığı sağlansın, yargı görevlilerinin geleceği hükümetlerin elinde olmasın” diye bir gayretiniz görülmedi?
Çıkacak kararlarda Hükümet’in etkili olması gerekiyordu da ondan mı?
Bu soru size sorulamaz mı?
(Böyle bir durumda Ergenekon soruşturmasına da güvenmeyenler haksız mı olur?)
Yarın devam edeceğiz...
Son gelişmeler
Her Açıdan’da!
Türkiye siyasi ve sosyal bir kaosa mı itiliyor? kapatma davası açılmış olan AKP’nin Anayasa’da “Parti kapatmayı zorlaştırma” için yapacağı değişiklik ne gibi sonuçlar doğuracak?
Kapatma davası bazılarının iddia ettiği gibi siyasi olabilir mi?
Bundan sonra ne gibi gelişmeler bekleniyor?
Haftanın en son olaylarını yine Her Açıdan’da Türkiye’nin ünlü bilim adamları, uzmanları ve siyasetçileriyle tartışacağız.
Pazar günü öğlen saat 12.30’da STAR’da. Hepinizi bekliyorum.

