Kimsesiz çocukların kaldığı devlete ait yurt ve yuvalar ile SHÇEK il müdürlüklerine uzman ve deneyimli eleman yerine sadece İmam Hatip ve İlahiyat Fakültesi mezunlarının alındıklarını, bunların bazılarının daha önceden soruşturma geçirip suçlu bulunmuş olduklarını dün anlatmıştım. Devam ediyoruz...
Benim asıl merak ettiğim şu; Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü Danışma Kurulu'na kamu kuruluşlarından ve STK'lardan üye almalan gerekiyor. Bugüne kadar STK'dan alınacak üyelere bir türlü karar verilemedi (örneğin Türk Kadınlar Birliği istenen şartlara en çok uyan kuruluşlardan biri olmasına rağmen o bile çağrılmadı.) Soranlara "İçişleri Bakanlığı'nın araştırma yaptığı" cevabı veriliyor.
Peki STK yöneticileri hakkındaki bilgileri araştıran İçişleri Bakanlığı bu kadar önemli görevlere gelen; SHÇEK il müdürlerini, devlete emanet çocukların başına gönderilen müdürleri neden araştırmıyor?
Suçlular sadece taciz, tecavüz, şiddet uygulayanlar, görevliler değil, onları seçenler göz yumanlar aynı suçun ortağıdır.
TBMM İnsan Hakları Komisyon'nun küçücük kimsesiz çocuklara şiddet uygulayanlara mazeret arayan, onları "sistem mağduru" gibi gösteren, "Aynı koşullarda biz de belki aynı hataya düşerdik" gibi dehşet verici bir açıklama yapan üyelerine ise inanın yapacak yorum bulamam ben...
Onlar böyle olunca Türkiye'nin hali de bu oluyor işte!
Dün şehitlerimizin de Bayram'ı değil miydi?
PKK tarafından şehit edilen erlerimiz dün birçok gazetede birinci sayfa haberiydi. Onların, özellikle son nefesini vermeden önce telefonuyla babasını arayarak "Bütün arkadaşlarım şehit oldu. Ben de vuruldum, vücudumu hissetmiyorum, hakkınızı helâl edin" diyen 21 yaşındaki er Oğuz Parpaloğlu'nun ölüm haberi hepimizin kanını bir kez daha dondurdu.
Normal insanlar için öyle hemen unutulacak olaylar değil bunlar. Şehit verdiğimiz bir
önceki çarpışma sonrası onlar için saygı duruşunda bulunmayı, PKK saldırılarında kaybettiğimiz şehitlerimizi uzun süre gündemde tutmayı, böylece olaylara ve mağduriyetimize dünyanın dikkatini çekmeyi önermiştim. Bunları yapmadığımız için teröristler hem saldırıyor, hem de Avrupa'da mağdur muamelesi görüyor.
Bu ülke için canını veren 6 erimiz Bayram'ı göremedi ve aileleriyle eğlenerek kutlayamadı. Şırnak tepelerinde, buz gibi soğukta vurularak öldüler. Oysa onların dışında herkes Bayram'da çok eğlendi.
Dün TV'lerimize şöyle bir baktım; her kanalda şakır şakır göbek dansları, şarkılar, kahkahalar... Deprem olsa ve vatandaşlarımızı depremde kaybetseydik TV'ler bu tutumu en azından bir ölçüde değiştireceklerdi.
Şehitlerimiz aynı ciddiyeti, aynı saygıyı (hatta fazlasını) hak etmiyorlar mı?
Ne oldu bize, bu kadar mı bencilleştik? Eğlenmeyi hepimiz seviyoruz ama zamanı yok mu bunun?
İyi olacak hastanın doktoru!
Bugünlerde sağlık konusunda çok iyi haberler geliyor, ben de yazmak için sabırsızlanıyorum ama bir türlü sıra gelmedi. İşte başlıyorum...
Ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz'le birlikte çalışan ve zaman zaman birlikte konferanslara katılan, Columbia Üniversite Hastanesi'nin başanlı ve bir o kadar ünlü kardiologu Prof. Dr. özgen Doğan yakında Türkiye'ye geliyor.
Son gelişinde birçok TV programında "kalp hastalıkları ve önlemler" konusunda konuşma yapan, benim de bir röportaj şansı bulduğum Özgen Doğan bu kez hem konferans verecek, hem de önceden randevu almış olan hastalan second opinion (ikinci görüş) formatında muayene edecek.
12 Kasım Cumartesi sabahı Conrad Otel'de yapacağı konuşmanın konusu "Kalbi genç tutabilmek için diyet ve yaşam biçimleri"...
Tıpta ve teknolojide en son yenilikleri, kalp krizlerinin neden/nasıl olduğunu ve kesin
önlemlerini duymak isteyenlere bu konferansı kaçırmamalarını öneriyorum.
Ne demişler; "İyi olacak hastanın doktoru ayağına gelir"miş.
Bildiğiniz gibi, Mehmet Öz ve Özgen Doğan Amerika'daki yoğun çalışmaları arasında Türkiye'ye çok sık gelemiyorlar, geldiklerinde değerlendirmek lâzım. Muayene olmak isteyenler ise randevularını 0212 225 06 60 numaralı telefondan, Selin Hanım'dan alabilecekler.
İçişleri Bakanlığı kimi araştırıyor?
Kimsesiz çocukların kaldığı devlete ait yurt ve yuvalar ile SHÇEK il müdürlüklerine uzman ve deneyimli eleman yerine sadece İmam Hatip ve İlahiyat Fakültesi mezunlarının alındıklarını, bunların bazılarının daha önceden soruşturma geçirip suçlu bulunmuş olduklarını dün anlatmıştım. Devam ediyoruz...
Haberin Devamı

