İçişleri Bakanı ile Emniyet Müdürü’nü de istifaya çağırın!

Haberin Devamı

Bugüne kadar başka iktidarlar döneminde de öğrenci protestoları olmuştur, sadece türban için ne gösteriler yapılmıştır ama hiçbir zaman bugünküne benzer bir polis kini ve şiddeti görülmemiştir. Başbakan Erdoğan’ın rektörlerle Dolmabahçe’de yaptığı toplantıyı protesto etmek isteyen öğrencileri yerlerde sürükleyerek tartaklayan, kızları tekmeleyip birinin “bebeğini düşürmesine yol açan”, kaçan öğrencilere bile copla saldıran polisler gibi son derece ciddi bir konuda Bakan Egemen Bağış (hem de AB müzakerecisi)espri yapabildi. Onun “öğrenciler orantısız güç kullanmış” şeklindeki garip, anlamsız cümlesine, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in aynı derecede anlamsız “onlar kadrolu öğrenciler” sözüne (pes yani, insaf yani bütün üniversitelerde protesto var, hepsi mi kadrolu) karşılık Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise “silahsız öğrencilere aşırı güç kullanılmış” açıklaması yaptı.

‘İNSANİ DUYGULAR’ MESELESİ

AKP içinden doğru ve insani tepki verebilen; sadece Arınç ve Zafer Üskül oldu. Kaldı ki aynı şiddeti her vatandaşın girebildiği TBMM’ye Sevigen’in davetlisi olarak girmek isteyen öğrencilere de uyguladıklarını TV’lerden izledik. Peki İsrail’in Gazze halkına gösterdiği şiddete “insani duygularla” karşı çıkanların kendi gençlerine “bebek düşürtecek” bir şiddete, ölümüne vurulan coplara karşı çıkmaması, tam aksine Başbakan ve Bakanı Egemen Bağış gibi iktidarı temsil eden isimlerin polis yerine öğrencileri suçlaması nasıl bir çelişkidir? İsrail askerlerinin Mavi Marmara’da “kendilerine karşı koyanlara” orantısız güç kullanarak öldürmesinin yanlışlığı kadar yanlış değil mi bu olaylar?

Dün Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde de öğrenciler; polis şiddeti konusunda hiçbir eleştiri yapmayan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’ya yumurtalı protesto yapmışlar. Önce ekleyelim, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olayın arkasından hemen Adalet Bakanı ile aynı sözlerle tepki vererek “Yumurta atılmasını doğru bulmadığını” söylemiş ama “öğrencilerin demokratik yolla protesto etmesinde bir sorun olmadığını” da eklemiş.

‘BEYİNSİZ’ DİYEN KOMİSYON BAŞKANI

Burhan Kuzu ise yumurtalı protestodan sonra SBF Dekanı’nı istifaya çağırırken, eylem yapan öğrencilere de “beyinsizler” diye hakaret etmiş. Bir Meclis komisyon başkanına hiç yakışmayan tavır olması bir yana eğer istifadan söz edecekse önce “öğrencilere düşman askerine, teröriste saldırır gibi bir kinle saldıran”, kapalı salonda bile biber gazı sıkmaktan çekinmeyen polis nedeniyle Emniyet Genel Müdürü ile İçişleri Bakanı’nın istifasını istemeli.

Bize ödüller veren İngiltere’de polis, öğrencinin şiddetiyle bile karşılaşsa elindeki kalkandan başka bir şey kullanamaz . Ayrıca gelen mektuplarda “Gazi Mahallesi’nde polise saldırarak gösteri yapanlara bile bu şiddet uygulanmıyor” diyenlerin, “eğer öğrenciler türbanlı olsaydı yerlerde sürüklerler miydi” diyenlerin sayısı az değil onu da söylemiş olayım. Eğer insani insafı sadece dine bağlı sanıyorlarsa, görev sınırlarını bile böyle çiziyorlarsa sonuçta Bardakoğlu’nun defalarca söylediği gibi türban takan da Müslüman, takmayan da değil mi efendim? Takdiri kendilerine kalmış değil.

Burhan Kuzu’nun Bakanı ve Emniyet Müdürü’nü istifaya davet etmesini bekliyoruz.

***


‘Wiki CHP’ değil, ‘Wiki ABD’..

Tüm dünyayı ayağa kaldıran, binlerce internet sitesinin yayınlanması önlenemesin diye yardıma koştuğu Wikileaks belgeleri’nde Türk hükümetiyle ilgili bilgileri önemsemiyor gibi davranan iktidar partisi ile kendisine yakın gazete ve gazeteciler, hatta karikatüristler olayı ters yüz etmeyi de başarıyor. Örneğin belgelerde muhalefet partilerine ait suçlama olmamasına rağmen “ana muhalefet partisi de suçlanmış gibi” yazıyor çiziyorlar.

Oysa ABD büyükelçileri tarafından kendi devletlerine (diğer ülkeler yanında) Türkiye’deki karanlık olaylar hakkında verilen bilgiler açıklama yapmaktan kaçılamayacak kadar ciddi. Örneğin “İsviçre bankalarındaki hesaplar” konusunda CHP’ye “İsviçre’de araştırın varsa paralar sizin olsun” gibi gayri ciddi (ve tabii İsviçre’nin bu bilgileri kişilere vermediğini de bilerek) teklifler yerine zaman geçirmeden, hesapların aktarılabileceğini akla getirmeden hemen “Adalet Bakanlığı yoluyla” bu bilgiler istenip alınabilirdi. Hatta bunu yaparken, hükümet üyelerinin Arap ülkelerinde de benzer hesaplarının olup olmadığı açıklanabilirdi... Neden yapılmadığı anlaşılmıyor.

Başbakan Erdoğan, açıklama yapmadığı belgeler konusunda haklı olarak soru soran ana muhalefet partisine “size Wiki CHP diyelim” diyerek işi espriye vurmuş ama bu kez tutmaz. Zira Wikileaks belgelerini CHP çıkarmadı, suçlamaları o yapmadı . Mutlaka diyeceklerse; ABD’ye “Wiki ABD” demeleri gerekiyor, zira belgeler onlara ait. Bunu yapamıyorlarsa şakayı bırakıp ‘seçime giden bir ülkede’ halka gerçekleri anlatmalarının tam zamanıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR