Huntington'ı hatırlıyorum gözlerim açık...

Prof. Samuel Huntington'ın ünlü "Medeniyetler Çatışması" kitabı ve ondan sonra yazdıkları nedense ABD'nin tüm politikaları hakkında şüphe duymama neden olmuştur...

Haberin Devamı

Prof. Samuel Huntington'ın ünlü "Medeniyetler Çatışması" kitabı ve ondan sonra yazdıkları nedense ABD'nin tüm politikaları hakkında şüphe duymama neden olmuştur.

Yalnızca yazdıkları, ülkelerin geleceği ve dünya politikasıyla ilgili "kehanetleri" değil, kendisi hakkında onun ve diğer Amerikalı yazarların yazdıkları da bu şüpheyi güçlendirir niteliktedir.

Diğer yazarlar onun gizliden gizliye, fikirlerini empoze ederek dünya politikasına yön vermeye çalıştığını, gerçekte bir "şarlatan" olduğunu açık açık söylerken kendisi de aynı açıklıkla koyu bir Hristiyan ve ABD'nin politikalarına destek veren bir vatandaş olduğunu yazar bazı kitaplarında...

Onlarda "devlet için çalışmak", "devlete hizmet vermek" utanılacak değil gurur duyulacak bir görev olduğu içindir ki resmen devlet hizmetinde de çalışmış; Amerikan Politik Bilimler Birliği başkanlığı, Beyaz Saray'da Ulusal Güvenlik Konseyi ve Güvenlik Planlama Bölümü koordinatörlüğü yapmıştır Huntington.

Peki son kitabının tanıtımı için Türkiye'ye geldiğinde biz (özellikle de ben) hangi nedenle ona karşı çıkmış, bunu da yemek sırasında yüzüne söyleyerek neredeyse boğulma tehlikesi geçirmesine neden olmuştuk?

Hatırlatayım; Huntington kitaplarında yazdığı teorileri papağan gibi tekrarlıyor, birbirine benzer kültür ve dinlerin biraraya gelmesinin doğru olacağını anlatıyor, Türkiye'nin AB'ye girme ihtimalinin milyonda bir bile olmadığını iddia ediyor, onun yerine Arap ülkeleriyle birlik oluşturmasını, onlara örnek bir İslâm ülkesi haline gelmesini öneriyordu.

Pardon, nasıl bir Ortadoğu?
Bizim kendisine 1yi ama Türkiye sizin medeniyetler çatışması tezinizi çürütebilecek, Müslüman-demokratik-laik bir ülke olarak, farklı din ve kültürlere sahip Avrupa medeniyeti içine girebilecek tek ülke. Sizin de, tezinizi bir yana bırakarak çatışma yerine kültürler-dinler arası bir kaynaşmayı desteklemeniz gerekirken karşı çıkmanız garip olmuyor mu?' sorusunu sormamız pek hoşuna gitmemişti.

Açıkçası, şimdilerde ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın "Yeni bir Ortadoğu oluşturmanın zamanı geldi" sözleri de bana hemen Beyaz Saray'da görev yapmış Huntington'ın tezini hatırlatıyor. Nasıl bir Ortadoğu? Bu yeni Ortadoğu'ları için hangi ülkelerde hangi oyunlar oynanacak?

Bunu sağlamak için çağdaş, demokratik bir yapıya kavuşmuş olan Türkiye de giderek Arap ülkelerine mi benzetilecek?

Yoksa bu plan çoktan uygulanmaya başlandı mı?

Acaba Irak'a saldın, İsrail-Lübnan çatışması da planın başka ayakları mı?

Artık ne Türkiye'de, ne komşu ülkelerdeki gelişmelere şüphesiz bakmak mümkün...

Ve ne de ABD'nin açıklama ve müdahalelerine...

Çok dikkatli olmalıyız, çok!

"Geleceğin temeli"!
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe Bursa'da bir camide Kur'an kursundan çıkan çocukları öperek "Siz bizim geleceğimizin temelisiniz" demiş. Buraya kadar güzel, çünkü elbette bütün çocuklar geleceğin temelidir.

Fotoğrafta ise, ellerinde Kur'an'larla duran çocuklar arasında, Bakan'ın tam önünde 6-7 yaşlarında bir kız çocuk duruyor. Kısa kollu bir kıyafetin üstüne başında sımsıkı beyaz bir türbanla...

Artık türbanın nasıl küçücük çocuklara kadar indirildiğini, kadınlara türban üzerinden din baskısının hangi yaşlarda başlatıldığını anlatan çok güzel bir örnek bu... Böylece bundan sonra kadınlar "baba, ağabey baskısıyla" kapandıklarını söylemeyecekler artık. Osman Pepe'nin elini omzuna koyarak pek mutlu gülümsediği bu küçük kızı görünce o kursun "yasal bir kurs olup olmadığı" geliyor insanın aklına hemen...

Zira öncelikle, yasal kurslarda çocuklar için 11-12 gibi bir yaş sının yok mudur? Ayrıca, saçı değil, ziynetleri örtmek için "örtülerin yakaların üstüne indirilmesi" söylenen Kur'an'a göre bırakın çocukları, yaşı ilerlemiş kadınların bile örtü zorunluluğu kalkıyor. Peki Diyanet İşleri ve tüm din uzmanları bunları bildiğine göre "geleceğimizin (kadın cinsinden) temelleri ne 6-7 yaşında yapılan bu baskı nedir? Kur'an kurslarında buna nasıl izin veriliyor veya teşvik yapılıyor?

Osman Pepe bunları hiç merak etmemiş demek ki... Oysa geleceğimizin temellerinin beyni yıkanarak geleceğimize yazık ediliyor!

DİĞER YENİ YAZILAR