Hükümet, orduyla inatlaşmaya kararlı

Haberin Devamı

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ en ufak tereddütü olanları bile mahcup edecek kadar “demokrasiyi hazmetmiş” bir konuşma yaptı dün...

Askeri Savcılığın araştırmasından çıkan sonuca göre aynen tüm yabancı “belge uzmanı kuruluşların” da hemfikir olduğu şekilde) belgenin yargı içtihatına göre belge olmadığını, bu kağıt parçasının birileri tarafından “TSK’yı yıpratma ve karalama amacıyla üretilmiş” olduğunu söyleyerek: “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan istiyoruz, belgenin gerçek olmadığından hareketle bu kağıt parçası kimler tarafından hazırlandı, bulunsun. Bunu beklemek hakkımızdır” dedi.

Bu karalama kampanyasının “örgütlü ve kurgulanmış” şekilde yürütüldüğünden, yargı süreciyle ilgili gereken sabır ve basiretin gösterilmediğinden, bir kesim medyanın da olayları anlamayı bile beklemeden cahilce haberlerle kamuoyunu yanılttığından, TSK’ya karşı asimetrik bir psikolojik hareket yürüttüğünden söz etti. TSK’nın yıpratılmasının sadece TSK’nın sorunu değil, ülkenin bekaa sorunu olduğunu söyledi.

Ama tabii sonra da Türkiye’de iktidar tarafından yapay ve sanal şekilde sürdürülen “darbe-muhtıra” söylemlerine tepkilerini net şekilde belirtti: “Biz demokrasiye olan saygımızı bildiriyoruz, buna rağmen halâ TSK için ‘darbe ve muhtıra’ söylemlerinde bulunanların iyi niyetli olmadığını ve halkımızın da bu söylemlerden usandığını düşünüyoruz. Artık TSK üzerinden elinizi çekin, TSK üzerinden kendinizi tanımlama gayretinden vazgeçin” dedi.

Ve ekledi “Akılsız insan çok konuşur, her konuda fikir söyler, biz tahriklere kapılarak kamuoyu önünde tartışmaya girmeyeceğiz, konuyu gelecek hafta Milli Güvenlik Kurulu’na getireceğiz.”

Ülkeyle oynama özgürlüğü

İşte Genelkurmay’da hazırlanmadığı açıklanan “fotokopi bir yazılı kağıt” üzerine atlayarak hemen “AKP’ye karşı darbe yapacaklar... Bu demokrasi dışı, suç teşkil eden gayretler devletimize zarar vermektedir” diye suç duyurusunda buluannların da asıl yapması gereken buydu... Olay zaten Savcılık’taydı, MGK’da ele alınabilir ve ülkeye 2 hafta boş yere panik havası yaşatılmaz, asıl gündem maddeleri bekletilip siyaset kilitlenmez, AB temsilcilerine de yanlış bilgiler israrlı ve zamansız şekilde verilmezdi.

Dün, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz, yerli yabancı belge uzmanlarının “Bu belge gerçekliği anlaşılacak durumda değildir, dolayısıyla belge kabul edilemez. İmzanın da kime ait olduğu anlaşılamaz” dediği, bu yüzden Askeri Savcılığın “kovuşturmaya gerek görülmedi” şeklinde karar verdiği Albay Dursun Çiçek’i “şüpheli” olarak ifade vermeye çağırdı.

Bu arada AKP de Meclis’te alelacele bir gece yarısı operasyonu yaparak -Org. Başbuğ’un ısrarla vurguladığı ifadesinin tam aksine- hakkında terör, çete veya anayasal düzene karşı suç iddiası olan askerlerin sivil mahkemede yargılanmasını sağlayacak bir yasa çıkardı. Açıkça görüldüğü gibi hükümet TSK ile ciddi bir inatlaşma ve kışkırtmayı sürdürmeye kesin kararlı. Peki bu çatışma-çekişme ısrarının nedeni ne olabilir? Ya da bununla Türkiye’yi nereye sürüklemek istiyorlar? Acaba askeri darbe değil de Baykal’ın vurguladığı “başarısız bir sivil darbe” gayreti gerçekten de ihtimal dahilinde olabilir mi? İşte mutlaka cevaplanması gereken sorular...

*****


HER AÇIDAN’IN SEZON FİNALİ

Bütün bunlar olup biterken dün söz ettiğim gibi Adalet Bakanlığı “Yüksek yargı denetimini de etkisiz kılacak” bir çalışmayı “Reform Taslağı” adı altında yürütmekte...

Biz sahneye bakarken kuliste farklı faaliyetler yapılabiliyor malumunuz ve Türkiye’de çok ciddi ve hızlı bir plan yürütmeye konmuş gibi... Bu hafta Her Açıdan’da bütün bu konuları etraflıca tartışacağız.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, eski Kültür Bakanı ve Susurluk Komisyonu Üyesi Fikri Sağlar, Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Niyazi Kahveci, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ve Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın katılacağı ve sezonun son programı olan bu heyecanlı tartışmayı bence sakın kaçırmayın. Tekrarı yok biliyorsunuz... (28 Haziran Pazar, öğlen 12.30’da Star’da)

DİĞER YENİ YAZILAR