Meclis Başkanı Bülent Arınç son günlerde ciddi hatalar yapıyor. Bunlardan biri de bildiğiniz gibi Ankara’da bugün yapılacak olan Cumhuriyet Mitingi için “Düzenleyen derneğin başında Org. Şener Eruygur var, onun hakkında da ciddi iddialar olduğuna göre miting tartışmalı, katılacak olanlar iyi düşünsün” demesi...
Her ne kadar kendisi hukukçu ise de diğer hukukçular bu sözün bir hukuk faciası olduğunu düşünüyorlar. Aynen Başbakan’ın yürüyüşten söz ettiği bir konuşmasında “Millet bunlardan nefret ediyor” demesi gibi...
Ülkeyi yönetenlerin; insanların demokratik bir hakkından söz ederken bu tür hatalar yapmaları kabul edilir bir durum değildir.
Arınç’ın sözleri yürüyüşe katılacak olanları “etkilemek, vazgeçirmeye çalışmak” açısından yanlış olduğu gibi hukuk açısından bir Meclis başkanı için çok daha büyük bir yanlış.
“Günlük”ten söz ediyor. Bunu yayınlayan derginin, sorulduğunda kabul edilir bir doğrulayıcı kanıt ortaya koyamadığı, nasıl ellerine geçtiği, kim tarafından gönderildiği, senaryo olup olmadığı belli olmayan, Genelkurmay Başkanı’nın da “Arşivlerinde var diyorlar, bütün arşivi tarattım böyle bir belge bulamadım” dediği günlükten...
Ortada olmayan günlükten... Ve bir hukukçu olarak deliller ortaya konmadan insanların mahkum edilemeyeceğini, bunun “masumiyet karinesine” aykırı olduğunu gayet iyi bildiği halde. Herhalde Sayın Arınç bu yolla herkesi, kendisini de suçlamanın çok kolay olacağını, “Yolda bulduğum günlüğünde şunlar yazıyordu” diyerek bin türlü iddianın ortaya atılabileceğini hiç düşünmemiş olmalı.
Her fırsatta “demokratik haklar”dan söz edenler için bunlar son derece antidemokratik girişimler olsa da, Ankara’daki mitingin demokrasi çerçevesinde yapılmasını ve katılımı etkilemeyecektir. Gidemeyenlerin pencerelerine asacakları bayrakları da...
Anayasa’nın değişmez ilkelerini bile değiştirmekten söz etmek demokrasinin verdiği özgürlükle nasıl mümkün ise diğer insanların tepkilerini ortaya koymaları da aynı şekilde mümkündür.
Demokrasi tüm vatandaşların haklarını aynı şekilde korur.
Her Açıdan program ekibiyle birlikte ben de bugün Ankara’da olacağım ve katılanlarla yapacağım röportajlar da ertesi günkü programda yayınlanacak.
Bakalım neler göreceğiz!
Asıl aday Hilmi Özkök mü?
Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök çok mutlu görünüyor. Allah arttırsın, sivil hayata geçince stresten uzaklaşmış, aldığı ilaçları da bırakmış.
Ama konuşmalarını dinleyenlerin sakinleştiriciye başlama ihtimali bence oldukça fazla. Özkök kendisine “Türkiye’nin 2003’te 2 darbe ihtimali atlattığı”nın yazılı olduğu söylenen “günlük”le ilgili görüşü sorulduğunda “Ne söylersem söyleyeyim ateşe benzin dökmek olur” diyor ama hemen arkasından “Zamanı geldiğinde belki açıklanır, benim veya başkaları tarafından” sözleriyle ateşe benzini hortumla veriyor. Ve anında böyle bir açıklamanın üstüne atlayanlar çıkıyor.
Bence Genelkurmay Başkanlığı yapmış, sorumluluk taşıyan biri ya bildiği bir şey varsa onu açıklar ve toplumu rahatlatır veya elinde belge yoksa susar.
Bunun aksi magazin programlarıyla dedikodu yapan şöhret meraklılarına yakışır, Hilmi Özkök’e değil.
Bu arada... Tesadüf bu ya, duyduğuma göre son günlerde AKP teşkilatlarında cumhurbaşkanı adayının Hilmi Özkök olacağı yoğun şekilde konuşuluyormuş.
Acaba Sayın Özkök’ün mutluluğunun bir nedeni de bu olabilir mi?
Gerçi “Aday olmayacağım” demişti ama zaman geçti, şartlar değişti... Konuşmalar da... Bakarsınız olmuş, burası Türkiye!

