Hippie'ler her zaman haklı değil!

Evlâtlarını savaşa gönderen ailelerin üzüntüsünü, Irak'ta çıkacak savaşta yaşamını kaybetme ihtimâli olan masum insanların korkusunu hissetmemek mümkün mü?

Haberin Devamı

Evlâtlarını savaşa gönderen ailelerin üzüntüsünü, Irak'ta çıkacak savaşta yaşamını kaybetme ihtimâli olan masum insanların korkusunu hissetmemek mümkün mü? Sağduyulu her toplum gibi biz de bu savaşa elimizden geldiğince direndik, önlenmesi için asker, sivil karşı çıktık. Ama bazıları bu "karşı çıkma"nın da dozunu kaçırıyor inanın.

Daha önce başka konularda da gördüğümüz gibi 'savaş karşıtlığı' sadece kendi tekellerindeymiş zannıyla olaya tüm boyutlarıyla bakmaya çalışanlara saldırıyor ve sabit fikirlerinden farklı her görüşe abuk cevaplar buluyorlar. Oysa bu olayda da bir yanda kendi duygu ve görüşlerimiz, diğer yanda ise kaçılmaz gerçekler söz konusu.

Haftalardır yazılıp çizildiği gibi ABD'nin belki Ortadoğu'ya ve dünyaya karşı özel plânları da etkili olmuştur savaş kararında. Ama öte yanda uluslararası terörü destekleyen ülkelere "buna razı olunmayacağını, karşılarında bir güç olduğunu" hatırlatma gereği, bu bölgeden başlayarak birçok ülkenin bağımsız şekilde 'istediğimi yaparım' siyasetini engelleme cabası, Ortadoğu ve dünyaya barış ve huzur sağlama ümidi hiç mi etkili olmamıştır acaba?

Vietnam Savaşı'ndan bu yana dünyanın büyük demokratik ülkelerinin Irak savaşı nedeniyle ilk kez bu şekilde anlaşmazlığa düşmesi en çok Usame Bin Ladin ve destekçilerinin işine yaradı. Düşünün, savaş açtıkları ABD'nin müttefiki birçok devlet ve halkları ABD'nin karşısında. Ortalık toz duman ve eğer bu girişim durdurulursa (Irak halkının Saddam yüzünden zarar göreceği düşüncesini bir an bırakırsak) Amerika dünyaya karşı kaybeden, diktatör, terör destekçisi Saddam ise kazanan durumunda olacak.

Saddam kahraman olabilir
Evet biz "bugün için bizi rahatsız eden bir durum yok, bize ne" diyebiliriz ama yarın böyle bir ihtimâl ortaya çıkarsa -ki çıkacak-o zaman ne yaparız bunu da hesaplamak lâzım. Görünen o ki "Türkiye savaşı önleyemez, olsa olsa geciktirebilir" ve bunu yaptı da. Herşeye rağmen bu savaş çıkacaksa -ki çıkacak-şu anda yapılması gereken "en az zararla bu işten nasıl sıyrılabileceğimizi ve bu arada Irak'ın bütünlüğü için de neler yapabileceğimizi" düşünmek olmalı.

Avrupa'nın savaşa karşı (aynen bizim gibi) tavır alan gazeteleri Almanya ve Fransa'nın "Saddam'la savaşa girmedikleri takdirde İslâmi terörden uzak kalabileceklerine" inandıklarını, bunun ise saygı duyulacak bir savaş karşıtlığı olmadığını, aksine tek kelimeyle korkaklık olduğunu yazıyorlar. Bu iki ülke ve İngiltere'de savaş karşıtı gösterilere katılan ve barışçı çözüm isteyen sivillere sorduğunuzda "Savaş olmamalıydı ama şu anda geri adım atılması da daha büyük tehlike yaratabilir ve Saddam'ı kahraman yapabilir. Artık dönüş mümkün değil" cevabını alıyorsunuz.

Ve gerçek de bu... Şimdi; basında "Halka soralım belki bu savaşa katılmamanın getireceği sonuçlara katlanmaya razıdır" diyenler var. Hatta "savaşma seviş" diyerek şakayla karışık mesaj verenler de... Ama Hippie'lerin sloganı her durumda geçerli değil.

Türkiye katılmasa bile bu savaştan her şekilde etkilenecek zaten. Evet gençleri Irak'a gitmemiş olacak ama aynı gençler belki yakın bir gelecekte bu kez işsizlikten, açlıktan kırılacak. Belki değil, büyük ihtimalle. Ama asıl büyük sorun, ekonomiden de öte ülkenin karşılaşacağı siyasi değişimler ve bu noktada "hiçbir söz hakkına sahip olmayışı" olacak.

Onun için bırakalım artık duygu sömürüsünü, popülist gayretleri, siyaset yapmayı da gerçeklere bakalım. Ve tabii ki pazarlığa da... Kaçış mümkün değilse en iyi pazarlığı yapmak, haklarımızı korumak neden bu kadar kötü olsun ki?

Her konuda Hükümet'i eleştirebiliriz ama bu konuda karşı çıkmayı kesinlikle yanlış buluyorum ben!

DİĞER YENİ YAZILAR